Senin Zamanın

“Bu yazının okunması süresi 2 dakikadır.”

“Her şeyin bir zamanı var.” Yıllardır defalarca duyduğum fakat doğruluğunu bu yılı yaşayana kadar sorguladığım söz. İlk zamanlar bu cümleyi duyduğumda kendi zamanımı kendim yaratmam gerektiğini yoksa hayatı kaçıracağımı düşünürdüm. İstediğim şeyi elde etmem için bunu zamana bırakmak tembellik gibi gelirdi. “İstiyorsan çabalarsın, yapabildiğin kadar kısa sürede elde edersin.” Derdim hep kendi kendime.Yanılmışım. Meğer cidden hayatın sunduğu bir zaman çizelgesi varmış.

Hayallerim konusunda hep fazla istekli hatta tezcanlı biriydim. Aklıma düşen her bir düşüncenin gerçekleşmemesi için bir neden olmadığını düşünür ve bunu en kısa sürede elde etmeye çalışırdım. Kendime bir zaman belirler o süreye kadar elde etmeye çalışırdım. Başardığımda da oldu, büyük hayal kırıklıklarım da… Başarımın mutluluğunu yaşarken sorun yoktu ama sıra hayal kırıklığımın üzüntüsünü yaşamaya gelince tüm dünya bana karşıymış gibi hissederdim.  Çabaladığımı, çok emek verdiğimi bildiğim halde neden olmadığını çok sorguladım böyle zamanlarda. Bu durum hayatımın “zor” denilebilecek zamanlarında da yaşandı. Bazen bir karanlığın içinde olduğumu hisseder ve bu karanlıktan en kısa sürede çıkmak için adeta çırpınırdım. Bazen öyle zamanlar olurdu ki karanlığı delip geçebilecek küçücük bir ışığa bile rastlayamazdım. Sonra yine bir sorgu dönemi başlardı benim için. Her şeyin tam olarak rayına oturacağı, ne zaman istediğim gibi olacağını döndürür dururdum kafamda. İşte hem hayallerimi takip ederken hem de hayatın zorlaşmaya başladığı zamanlarda çabam da sorgulayışım da çoktu ama büyük bir şey gözden kaçırıyordum. Zamanın üzerimizdeki etkisini. Biz zamanı yönetmeye çalışsak da onun bize etkisi çoktu şüphesiz. Büyümemiz, kendimizi geliştirmemiz için gerekli olan temel şeylerdendi. Sonra tüm bu süreçler ilerlerken beni hayal kırıklığına uğratan hayallerimin gerçekleştiğini, içine hapsolduğumu hissettiğim karanlığın dağıldığını fark ettim. Artık umudumun yavaş yavaş tükendiği bir zamanda gerçekleşen bu olaylar ilk defa “her şeyin bir zamanı olduğuna” ikna etti beni. Her şeyin istediğim zaman da gerçekleşmesini dinleyen ben, demek ki o dönem yeterince hazır değildim ya da koşullar uygun değildi. Demek ki o hayal kırıklığını yaşayıp ardından gelen şaşkınlıkla mutluluğu daha derinden hissetmem gerekmiş. Demek ki karanlığı deneyimleyip ışığı tam vaktinde görmeliymişim.

Hayatın bana sunduğu bir zaman varmış ve ben bunu er geç anladım. Bunu okuyan sen, sevgili okur, belki sen de şu an bir hayalin peşindesin, belki zamanı elinden geldiğince kısaltmaya çalışıyorsun, belki çoktan hayal kırıklığı yaşadın ya da karanlıkta ışık arıyorsun. Merak etme. Belki yakın belki uzak bunu bilemeyiz ama elbet senin zamanın gelecek. Sadece çabalamaktan ve inanmaktan vazgeçme. Her ne kadar hayat sana doğru zamanı sunmaya çalışsa da o yolu senin emeklerin ve inancın şekillendirecek. Merak etme o sana bunu sunarken sen hayatı kaçırmayacaksın. Aksine daha çok gelişecek, deneyimleneceksin. Sonra senin zamanın başlayacak ve tüm emeklerine, inancına, hayal kırıklığna, üzüntüne değdiğini göreceksin.

Yazar: Ezgi Yılmaz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.