Nefretle Güçlendirilmiş Tehlike: İntihar Bombacıları

“Bir gün annemle dünya görüşümün değişmesi ile ilgili konuşurken bana hayatım boyunca kalbimde saklayacağım bir şey söyledi. Bana hayatı boyunca yeteri kadar bağnazlık yaşamış birinin bıkkın gözleriyle baktı ve “İnsanlardan nefret etmekten bıktım.” dedi. O zaman anladım ki insanlar kinlerini içinde tutmak için çok fazla negatif enerjiye ihtiyaç duyuyor.

Zak Ebrahim benim gerçek adım değil. (…) Peki, neden kendimi ifşa edip olası tehlikelere kapı açtım? Cevabı basit. Bunu belki bir gün şiddet kullanmaya meyilli birisi hikâyemi okuyup daha iyi bir yolun olduğunu fark edebilir diye yapıyorum. Şiddetli, hoşgörüsüz bir ideolojiye maruz kalsam da fanatikleşmediğimi görür diye yapıyorum.” [1]

Zak Ebrahim Amerika’da doğmuş bir Müslüman. Babası Yahudilere karşı terör saldırılarında bulunmuş bir terörist. Ama Zek Ebrahim’i ünlü yapan babası gibi kırmızı bültenle aranması olmadı. Ebrahim babasının yaptığının yanlış olduğunu biliyordu ve bunu tüm dünyaya belki onu en yakından tanıyan isimlerden birisi olarak anlatmak istedi. Bir teröristin oğlu olmanın ne demek olduğunu, yanlışı nasıl ayırt ettiğini anlattığı bir kitabı ve bir de TED konuşması mevcut.

Zak terörist olmamayı seçti ama peki ya terörist olmayı seçen insanlar bunu neden yaparlar? Terörist ya da yıldırıcı kelimesinin TDK’daki tanımı şöyle; “Bir siyasi davayı zorla kabul ettirmek için karşı tarafa korku salacak, cana ve mala kıyacak davranışlarda bulunan kimse, yıldırmacı, terörcü, tedhişçi, terörist.” [2] 

Ülke olarak malesef pek yeni tanışmış sayılmayız terörle fakat özellikle geçtiğimiz yaz verdiğimiz onlarca asker, polis ve sivil kayıplar; Suruç ve en son da Ankara’da tanık olduğumuz canlı bomba saldırıları gerçtekten hepimizi derinden yaraladı. Sorunu çözmek için önce anlamak gerekir, elden geldikçe ve kısaca terörist ve özellikle de intihar bombacısı dünyasına biraz bakmak istedim.

Teröristlerin psikolojik rahatsızlıklara sahip olup olmadıkları hep bir tartışma konusu ama yapılan araştırmalarda bu tür genel yorumların hatalı olduğu sonucuna varılmış. Terörist insanlar için bahsedilebilecek ortak bir psikopatik durum söz konusu değil.[3]

Bir siyasi ya da dini görüş uğruna şiddeti, öldürmeyi çare olarak seçmiş insanlar içinde dikkatle incelenmesi gereken özel bir grup da canlı bomba olmaya karar vermiş olanlar. Canlı bomba eylemlerine yalnızca radikal İslami terörde rastlanmıyor ama terörizm ve özellikle canlı bomba eylemleri denince akla İslamın ve Ortadoğunun gelmesi de buraların insanları olarak en çok bizim üzerine düşünmemiz gereken şeylerden.

 

Canlı bomba olmaya karar vermiş insanlarda genel olarak;4

  • Mutlaklaştırıcı ve ya hep ya hiç tarzında ideolojik telkinlerle düşmanı şeytanlaştırmak. Örneğin Klu Klux Klan terörist grubuna ait bir terörist dört çocuğun öldürülmesi ile ilgili yaptığı açıklamada bunların çocuk değil, küçük yaratıklar olduğunu söylemiştir. “Bunları öldürdüğüm için asla pişman değilim, neden? Çünkü ben zehirli bir yılanı öldürürken küçük veya büyük ayırımı yapmam” diyerek açıklama yapmıştır.5
  • Sürekli olarak haksızlık, kötülük ve zulümlere vurgu yapmak .
  • Kutsal kabul edilen değerleri korumak üzerinden motive etmek.( Namus, vatan, ideal bir dünya kurmak, barış ve adaleti sağlamak, zulme karşı durmak)
  • Kahraman olmak, övünülecek bir eylem yapmak, dünyada kalıcı bir iz bırakmak, boş geçen hayatını değerli bir eylemle taçlandırmak gibi değerler üzerinden egoyu duygusal olarak tahrik etmek.
  • Ölümsüzleşmek, adını devrim tarihine yazmak, şehit olmak gibi idealler ile egoyu besleyerek kişiyi hedefe kilitlemek.

Yazı için araştırma yaparken bir röportaja denk geldim.  Kan donduracak ifadelerle dolu. İslam’ın temel ilkelerinden olan “intiharın günah olması”nı bile İslami terör adına hiçe sayabilecek kadar körleşmiş insanlar var. Küçücük çocukları bile düşman kabul edecek ve hatta öldürmekten gurur duyacak kadar fanatik insanlar.6

Fanatizm muhtemelen insanlar için en tehlikeli düşünme biçimlerinden biri. Her alanda olduğu gibi siyasette de fanatizmin neler doğuracağı öngörülemez. Dünyaya “siyah ve beyaz, doğru ve yanlış, dost ve düşman, biz ve onlar” kadar keskin bakış açılarıyla yaklaşan insanlar teröre doğrudan veya dolaylı altyapı sağlıyorlar. Hoşgörü ve saygı kültürünün verilemediği bireyler karşılaştıkları zorluklar ya da zıtlıklar karşısında çareyi şiddet ve zor kullanarak çözmekte buluyorlar.

Terör saldırılarının kayıpları sayılarla ölçülemez, tek tek insanlar üzerinde de toplumun tamamı üzerinde de iyileşmesi güç yaralar zaçıyor. Bir insanın düşünmesi bile dehşet veren bir terör eylemini gerçekleştirmeye nasıl karar verdiğini tam olarak bilmiyorum ama yapmamız gereken bir şeyler olduğuna inanıyorum. Hem kaybettiğimiz canların anısı hem de yaşayanların ve yaşayacak olanların insanlık onuru adına teröre tek tek birey olarak bile önlem almalıyız.

YAZAR: Mehmet Yurtçu

 

Referanslar

1:https://www.ted.com/talks/zak_ebrahim_i_am_the_son_of_a_terrorist_here_s_how_i_chose_peace?language=tr

2: http://www.tdk.gov.tr/

3: Ken Heskin (1984)

4: http://www.beyaztarih.com/makale/canli-bomba-eylemcilerinin-psikolojisi

5:Saadat Rüstemova DEMİRCİ, Terörizmin Psikolojisi

6: http://m.military.com/video/operations-and-strategy/terrorism/taliban-trained-suicide-bomber/2838860025001/

Mehmet Yurtçu

TPÖÇG Blog Yazarı | Çağ Üniversitesi Psikoloji Öğrencisi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.