(Bu yazının ortalama okunma süresi yaklaşık olarak 3 dakika sürmektedir)
Hayatta hepimiz büyük hayaller kurmuşuzdur, hatta bazılarımız peşinden gidecek cesareti bile göstermiştir. Her hayal mavi bir güle benzer biraz; özel, sıradışı ve kimi zaman ulaşılması zor.
Peki hayallerin peşinden gitmek sadece onlara ulaşmakla mı ilgilidir? Mesele her zaman mavi gülü bulmak mıdır? Bu yolculukta öğrendiğimiz şeyler, geliştirdiğimiz bakış açılarımız ve edindiğimiz deneyimler de en az hayalin kendisi kadar değerli değil mi zaten? İşte burada devreye yolda karşılaştığımız altın kelebekler girer. Dönüşümün, içsel gelişim ve yenilenmenin zarif bir sembolüdür altın kelebekler. Mavi güllerin peşinden giderken karşılaştığımız her bir durumu ve bu durumlarda verdiğimiz tepkilerle olduğumuz kişiyi ifade ederler. Kendimizin farklı yanlarını görür ve tanırız onlarla. En çok değişense biz oluruz yolun sonunda. Hiç şüphesiz gelişiriz tabii. Hatta eğer yolda başkalarına rastladıysak birbirimizi de geliştirir, bazen farkında bile olmadan şekillendiririz. Yol boyunca karşılaştığımız her şeye kendimizden biraz katar, izimizi bırakırız.
Ve nihayet yolun bir noktasında dönüp geriye baktığımızda, yalnızca başlangıçtaki hayalimizin değil; onun uğruna kat ettiğimiz yolların, yaşadığımız değişimin ve bıraktığımız izlerin de ne kadar kıymetli olduğunu fark ederiz. Başta sadece bir tane mavi gül bulmayı hayal ederken yolda lalelerin zarif duruşunu, menekşelerin mütevazı güzelliğini, nergislerin muhteşem kokusunu keşfeder ve hepsine hayran oluruz. Yolun sonunda ise elimizde bir buket mavi gül ve çeşit çeşit güzeller güzeli çiçekler… Hayat hayallerimizin bile dokunamadığı renklerden bir buket sunmuş bize…
İşte o mavi gülleri ararken her bir altın kelebek, her bir versiyonumuz bize başka bir çiçeği keşfetmemize yardım etti. Laleleri görünce belki hayatta nasıl nezaketle dik durabileceğimizi öğrendik; menekşelere bakarken kendimizde derin bir huzur bulduk. Nergislerin kokusunu alırken ise kendi potansiyelimizi anladık. Biliyorum, bazen mavi güllere odaklanmaktan insan etrafındaki çiçek bahçesini fark edemiyor bile. Korkuyor ya bir tane bile gülüm olmazsa diye. Siz lütfen tüm bu korku ve strese rağmen yine de hiç olmazsa yol kenarındaki papatyaları görmeye çalışın. Altın kelebekleriniz ışıldayarak parlasın, hayat önünüze en güzel çiçeklerini çıkarsın ve siz hepsinin keyfini çıkarın.
İrem Şentürk
Görsel kaynağı: Yapay Zeka ile oluşturulmuştur