Kendi Dünyamızın Yıldızıyız

Bir önceki yazımda, yapılan ufak hataların gözden düşmeye yol açacağı yanılgısının aksine daha bu hataların bizi daha sempatik gösterebileceğinden bahsetmiştim. İnsan, hata yaparsa gözden düşeceği korkusunun yanında bir de herkesin onun kusurlarına odaklandığı yanılgısına kapılır. Başkaları bize, en az bizim kadar dikkat ediyormuş gibi bir düşünce içerisine gireriz. Yani bizim o an dikkat ettiğimiz dış görünüşümüzü, davranışlarımızı veya kusurlarımızı mercek altında inceledikleri hissine kapılırız. Bu yanılgıya spot ışığı etkisi denir.

Spot ışığı etkisini yaptıkları araştırmalar sonucu ortaya koyan araştırmacılardan Thomas Gilovich, insanların sosyal spot ışıklarının altında gerçekte olduklarından daha fazla parladıklarını sanmaya eğilimli oldukları şeklinde açıklamıştır. Paranoyaya kadar varabilecek bu durumda kişi herkesin pürdikkat onu izlediğini, kusurlarını gördüğünü, sürekli yargılandığını düşünebilmektedir. Teknolojinin gelişmesiyle sosyal medya kullanımı hızla yaygınlaşmış ve bu gözlenme, izlenme hissi artmıştır. Örneğin, kişi paylaştığı ya da toplu çekildiği bir fotoğrafta kendisine çok fazla dikkat ettiği için herkesin de aynı dikkati gösterdiğini düşünür, paylaşmadan önce ince eler sık dokur. Veya kalabalık bir ortamda yemeği daha dikkatli yemeye çalışır, bir bardak devirmesi veya yemeği üzerine damlatması soğuk terler dökmesine sebebiyet verebilir.

Bu durum benmerkezcilikten ve kişinin kendisine gereğinden fazla odaklanmasından kaynaklanır. Çevresindeki her şeyi kendi bakış açısı ve deneyimlerine göre değerlendirdiği için böyledir. Ergen benmerkezciliğinde ise hayali izleyici olarak karşımıza çıkar. Ergen sosyal çevresinde olan herkesin kendisiyle ilgilendiğini zanneder. Tüm gözlerin üzerinde olduğunu düşündüğü için dış görünüşüne çok fazla özen gösterir. Kişi benmerkezcilik açısından mekanizmanın diğer insanlarla aynı şekilde işlediğini gözden kaçırdığı için gerçekte olduğundan yoğun şekilde dikkat çektiğini zanneder. Etraftakilerin başka şeylerle meşgul olacakları ihtimalini hesaba katmadığından kişisel algılayıp odak noktası olduğunu düşünmekten hoşlanır, bir yıldız edasıyla davranışlar sergiler ya da bu durumdan rahatsız olup kendisini gereksiz yere boğar, diken üstünde hisseder ve zor durumda kalır.

Yapılan araştırmalardan birinde, o dönem sevilmeyen bir sanatçının fotoğrafının basılı olduğu bir tişört, bir grup gönüllü öğrenciye giydirilip kalabalık bir ortamda bir süre vakit geçirmeleri sağlanmıştır. Bu öğrencilerden kendilerine kaç kişinin dikkat ettiğini tahmin etmeleri istendiğinde, en az yarısının fark ettiğini ve haklarında yorum yaptığını söylemişlerdir.  Ancak tahminlerinin aksine, grubun çeyreği onları fark etmiştir. Daha sonra da birkaç kez tekrarlanan bu çalışmalarda dikkat çeken bir nokta ise spot ışığı etkisinin birbirinin tersi iki durumda ortaya çıkmasıdır. Örneğin kişi o gün kıyafetinin çok yakıştığını ya da hiç yakışmadığını düşünüyorsa spot ışığı etkisi oluşacaktır ve dikkatleri olduğundan daha abartılı algılayacaktır. Bana göre bunda üçüncü şahısların hakkında ne düşüneceğini gereğinden fazla önemsemenin de etkisi var. Bunun yanında fiziksel çekicilik kadar fiziksel kusurlar da sanıldığından çok daha az dikkat çeker. Yani o an utanç verici olduğu düşünülen durumları düşünüldüğü kadar çok insan fark etmez.

Kişinin kendisinde odaklandığı ayrıntıya çevresindeki kişilerin de dikkat ettiğini düşünme yanılgısının sebebi aslında farkında olmasa da kendisini ön yargısız olarak değerlendirmesidir. Bu sayede zihnindeki düşünceler objektif ve yüzde yüz doğru olacaktır ve insanların ne düşündüklerini kestirebilmek için alması gereken referans noktası bellidir; kendi düşünce, bilgi ve deneyimleri. Bundan dolayı da kendi algılarının diğerleri tarafından paylaşıldığına ve bunun doğru olduğuna inanır. Yani başkaları da aynı şekilde düşünecektir, kendisiyle aynı şeye bakıp aynı şeyi görecektir sonucunu çıkarır ve kendisinde odaklandığı noktaları diğer insanların da fark ettiği yanılgısına kapılır. Oysa odaklandıkları veya meşgul oldukları şey kendisininkiyle aynı olmayabilir.

Aslında kendimiz etrafımıza gösterdiğimiz dikkatten yola çıkarak da başkalarının davranışımız ve dış görünüşümüzle sandığımızın aksine çok da ilgilenmediğini anlayabiliriz. Çünkü bizim kendimizde de olduğu gibi diğer insanlar da daha çok kendileriyle, aklındakilerle, yapacaklarıyla, günlük gailelerle meşguller ve dikkatleri abarttığımız kadar yoğun değil. Diğerlerinin dünyalarının merkezinde kendileri var yani sadece kendi dünyamızın merkezindeyiz. Herkes kendi dünyasının yıldızı. Herkes kendi hakkında düşünüyor – bizim gibi.

Yani aslında ışığı kendimize tutan yine kendimiziz. Ve aslında gözler, ışıklar sandığımız kadar üzerimizde değil. Bu ilk bakışta önemsenmeme olarak algılanabilir ama kusurlar ve hatalar açısından bakıldığında rahatlatıcı olacaktır. Aksi takdirde tüm sosyal spot ışıkları gerçekten üzerimizde olsaydı, izleyiciler hayali değil gerçek olsaydı ve bizim bizdeki ayrıntılara takıldığımız kadar onlar da takılsaydı sürekli izlenip yargılandığımız için içimizden geldiği gibi davranamazdık, en ufak bir konu bile zehir olabilirdi. Ki spot ışığı sandığı kadar üzerinde olmadığı halde bu durumdan muzdarip olanlar var. Aslında duruma gerçekçi bakmak, merkezde olmadığını hatırlamak gereksiz endişeleri alacaktır. Kenneth Savitsky’nin belirttiği gibi “Gerçek sizi özgürleştirecektir. Bir hata yaptığınızda yaşadığınız anlık utançtan tamamen kurtulamazsınız ama ne kadar abartıyor olabileceğinizi hatırlamak faydalı olacaktır.”

YAZAR: Bahar KAYA

Kaynak;

https://www.psychologytoday.com/blog/the-big-questions/201111/the-spotlight-effec

https://wordspy.com/index.php?word=spotlight-effec

https://www.uplifers.com/surekli-yargilandiginiza-dair-endiselere-son

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir