Doğum Sırasına Göre Kişiliğimiz Nasıl Etkilenir?

Herkesin çekirdek ailesinde üstlendiği görevler, sorumluluklar farklıdır öyle değil mi? Örneğin anne olmanın getirdiği sorumluluklar ve davranış biçimleri farklıyken; baba olmak da, çocuk olmak da aile içinde birbirinden farklı birtakım sorumlulukları üstlenmeyi gerektirir. Peki bizler, kardeşlerimizle ne kadar benzeriz? Bir ailedeki tüm kardeşler aynı “çocuk” kelimesiyle ifade edilse de, kendilerini aile içinde ait hissettikleri konum yine aynı mıdır?

Eminim kardeşi olanlar, onları tanıyanlar tarafından “birbirinizden ne kadar farklısınız.” gibi birçok cümle duymuşlardır. Hemen arkasından da aynı ailede yetişilmesine rağmen birbirinden nasıl bu kadar farklı olunabildiğine dair birçok fikir de ortaya atılmıştır. Benim de günlük hayatımda çok kez denk geldiğim bu günlük sohbetler aslında psikoloji dünyasında da yeri olan ve hakkında birçok şey yazılan önemli bir araştırma konusu.

Alfred Adler; bireylerin aile içindeki yerini, kardeşlerin birbirleriyle iletişimini ve buna göre aile içinde kendilerini ait hissettikleri konumları ele alan ve bu konuda geniş kapsamlı bir kuram olan “Bireysel Psikoloji Kuramı”nı geliştirmiştir (Çakır K. & Şen E., 2012). Burada inceleyeceğimiz kavram, yukarıda da bahsettiklerimden anlayabileceğimiz üzere orijinal ismi “birth order” olan “doğum sırası” kavramı. Adler’e göre, kardeşler birbirleriyle ortak yönlere sahip olsalar da aile bireylerinin onlara “dünyaya geliş sıraları” sebebiyle yükledikleri anlamlar birbirinden farklıdır. Yani ebeveynlerinin gözünde sahip oldukları yer, kişilik gelişiminde oldukça önemlidir (Çakır K. & Şen E., 2012).

Kadir Çakır ve Emine Şen’in Sosyal Bilimler Enstitüsü dergisinde yayınlanan makalesinden okuduğum üzere; kardeşlerin tarihsel olarak dünyaya gelişleri onların gerçek doğum sırasını gösterirken, karşılaştıkları aile dinamiğine göre kendilerini konumlandırdıkları yerler psikolojik doğum sırasını göstermektedir (Corey, 2008; Eckstein, Aycock, Sperder, McDonald, Wiesner, Watts, ve Ginsburg, 2010; Ferguson, 1999). Psikolojik doğum sırası; kardeşler arasındaki yaş farkı, kardeşlerin herhangi birinin ölümü, engellilik durumu gibi birçok faktörden etkilenebilir (Carlson, Watts, ve Maniacci, 2006; Eckstein, 2000; Ferguson, 1999).

Yine Kadir Çakır ve Emine Şen’in Sosyal Bilimler Enstitüsü dergisinde yayınlanan makalesinde yer verilen kişilik özelliklerine göre, ilk çocuklar genelde diğer kardeşlerinden önce dünyaya geldikleri için bölünmemiş bir sevgiyle, ebeveynlerin deneyimsizlikleriyle ve ilgi odağı olmaları sebebiyle şımartılırlar. Ancak diğer kardeş geldiğinde bu konumlarını kaybettikleri için, otoritelerini korumak isterler. Bunun yanı sıra “yardımcı ebeveynlik” rolünü de üstlenebilirler. Yardımcı ebeveynlik rolü onlara, “yol göstericilik, yönlendiricilik” gibi özellikler atfeder ve bu özelliklerinden ötürü takdir görmek isterler. Bunun dışında sorumluluk almaya, güvenilir olmaya yatkınlardır. Muhafazakar olabilirler, haklı çıkma ya da üstün olma ihtiyacı hissedebilirler (Burger, 2006; Campbell, White ve Stewart, 1991; Corey, 2008; Eckstein, 2000).

Ortanca çocuklarsa; kendilerini onlardan büyük ve küçük kardeşler sebebiyle dışlanmış hissedebilirler. Özellikle öne çıkmalarını sağlayacak herhangi bir özellikleri yoksa, kendilerini daha değersiz görür ve “zavallı ben” tutumu gösterebilirler. Yaşamın adaletsiz olduklarını düşünmelerinin yanı sıra, adalet ve eşitlik konularına duyarlı olurlar. Aile içinde kendilerini ayrı kılan bir konuma gelmek için gösterdikleri çaba sayesinde başarılı bir kişilik geliştirebilirler (Burger, 2006; Campbell, White ve Stewart, 1991; Corey, 2008; Eckstein, 2000).

En küçük çocuklar, her zaman ailelerinin gözbebekleridirler ve genellikle diğer aile bireyleri tarafından ciddiye alınmazlar. Bu yüzden “benmerkezci” bir tutum geliştirirler ve diğer kardeşlerin kendilerinden yetenekli gördükleri için yetersizlik hissederler. En küçük çocuklar başkalarının hayatlarını yönlendirebileceği özellikler geliştirmeye yatkındırlar. Diğer doğum sıralarına göre en itaatkar olanlar, en küçük kardeşlerdir. Bunun dışında çevrelerinde popüler, neşeli, çıkarcı, cana yakın kişiler olarak da bilinirler (Burger, 2006; Campbell, White ve Stewart, 1991; Corey, 2008; Eckstein, 2000).

Şimdiye kadar kardeşlerden konuştuk, peki ya tek çocuk olmak kişiliğimiz üzerinde nasıl bir etkiye sahip olur?

Yukarıda da bahsettiğim gibi ilk çocuklar tüm ilgiyi ve sevgiyi üzerlerinde toplayan çocuklardır ve tek çocuklar da bunun daim olmasını isterler. Eğer bu konumları tehlikeye girerse bunu haksızlık olarak görürler. Yalnız başlarına yetiştikleri için paylaşmaktan ve yaşıtlarıyla anlaşmaktan ziyade yetişkinlerle geçinmeyi öğrenirler. İlerleyen yıllarda ilgi odağı olmadıkları zaman veya ebeveynlerinin ölümüyle karşılaştıkları zaman birçok zorluk yaşayabilirler (Burger, 2006; Campbell, White ve Stewart, 1991; Corey, 2008; Eckstein, 2000).

Bana kalırsa biz fark etsek de, fark etmesek de doğum sıramızdan tutun çevremizde yaşanan birçok şeyin kişiliğimiz üzerinde oldukça büyük bir etkisi olduğunu söylemek mümkün ve her ne kadar kişiliği oluşturan tek etken doğum sıramız olmasa da kişiliğimiz üzerindeki etkisi yadsınamayacak kadar fazla.

YAZAR: Didem KATIRCILAR

Kaynakça:

Çakır, K. & Şen, E. (2012, January). Psikolojik Doğum Sırasına Göre Adil Dünya İnancı. Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 32, pp. 57-69. Retrieved from: http://dergipark.gov.tr/download/article-file/219599

 

 

Doğum Sırasına Göre Kişiliğimiz Nasıl Etkilenir?” için 3 yorum

  • 10 Kasım 2017 tarihinde, saat 12:14
    Permalink

    Cok güzel bir yazı.Emeginize, yüreginize,kaleminize sağlık…

    Yanıtla
  • 14 Kasım 2017 tarihinde, saat 15:20
    Permalink

    DİDEM HANIM KALEMİNİZE YÜREĞİNİZE SAĞLIK TAM BİZİM MİLLETİMİZİN YAŞADIĞI OLAYLAR OKURKEN KENDİ AİLEMDEKİ YERİMİ GÖZLERİMİN ÖNÜNE GETİRDİNİZ BU GÜZEL BİLGİLER ,ÇİN ÇOK TEŞEKKÜRLER

    Yanıtla
  • 15 Kasım 2017 tarihinde, saat 00:14
    Permalink

    Çok bilgilendirici; okurken kendimden ve ailemden de örnekler görebildiğim bir yazı olmuş. Okumaktan büyük zevk aldım, bir sonraki yazınızı merakla bekliyorum sayın Katırcılar.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir