“Cesur Yeni Dünya” Üzerine

GIF

Yazarlar değişik insanlar ve öngörülerine biraz daha dikkat edilmesi gerektiğine inanmışımdır hep. Bu yüzden kıyamet sonrası senaryoları ve distopik bir geleceği anlatan kitapları severim. Dünya güzel bir yer olursa bunun için hazırlanmaya gerek yok keyfimize bakarız zaten ama karamsar yazarlar haklı çıkarsa onları okuyup önceden hayatta kalmak için strateji geliştirmek lazım.

İşte Cesur Yeni Dünya da 1984’le birlikte en iyi distopik kitaplardan biri ve biraz bakınmak gerek diye düşünüyorum.

GIF

Öncelikle kitabın ve yazarın zihniyetine bakmak gerek; 1932’de basılmış. Yani Birinci Dünya Savaşı bitmiş dünya koşa koşa yeni bir savaşa gidiyor. Ama henüz ikinci savaş görülmediği için faşizm, Nazizm tam olarak maskesini düşürmemiş. Yani bu anlamda Huxley’nin Orwell’dan daha iyimser olması anlaşılabilir bir durum. Kıyaslarken yazıldıkları dönemler de dikkate alınmalı.

Kitap temel olarak “Yeni İnsan”ın yaratılması ile başlıyor. Amerikalı büyük sanayici Ford dünyayı nihai olarak kurtarmış çünkü dünyayı bir standarta oturtmuş. İşte kitabın kırılma noktalarından biri bu; Standartlaştırma.

Cesur Yeni Dünya’da dünya kısıtlı bir genetiği paylaşan yaklaşık 2 milyar insandan oluşuyor. Ford Efendi fabrikalarda uygulanan seri  üretim sistemlerini insan üretimi için de 1uygulamanın bir yolunu bulmuş. Doğal yollardan üreme ortadan kaldırılmış çünkü eski dünyanın en temel problemi olarak aile görülüyor. Tüm sorunların ve çürümüşlüğün temeline aile koyuluyor. Çünkü insanın diğer hayvanlar gibi ne yapacağını bilerek doğduğu genleri yok; her aile çocuğunu istediği gibi yetiştiriyor. Ne büyük felaket!

Toplum her şeyin temeli ve dev bir makine gibi görülüyor. İnsanlar ancak o makinenin doğru işlemesi için uğraşabilir; Herkes herkes içindir. Yaşarken topluma hizmet etmeniz yetmiyor ölünüz bile makine için bir fosfor kaynağı olmalı!

Huxley’in kitapta çok sağlam tutturduğu bir nokta var; Yeni düzen sizi baskılayarak değil aksine zevklerinizi ve hırslarınızı kamçılayarak uyutacak. Cesur Yeni Dünya’da çocuk doğurmak ve yetiştirmek gibi bir görev olmadığı için evlilik ve aile kurumu da ortadan kalkmış ve seks bir sosyalleşme aracına dönüşmüş. Tek eşlilik eski ve ahlaksızca bir mesele olarak görülüyor. Hele aşık olmak topluma karşı işlenmiş bir suç!

İnsanlara daha kuluçka merkezlerinde bebekken öğretilen temel şeyler var;

1)”Sadece tüketmek için yaşa. Eski eşyalar toplumsal statüyü düşürürler bu yüzden tamir etme yenisini al. Atıp kurtulmak onarmaktan iyidir” İşte bu kısım selam çakıyor zamanımıza. Sadece kendi çevrenizi düşünün yamalı bir kıyafet giyen birini otomatikleştirmiş bir şekilde hangi statüye koyduğunuzu düşünün ya da aslında eskimemiş ama sadece küçücük bir yırtık için vazgeçtiğiniz kıyafetlerinizi.

 

GIF

 

2)Cesur Yeni Dünya’da kuluçka makineleriyle üretilen bebeklerin daha doğar doğmaz ilerde kim olacakları belirleniyor. Alfa, Gama, Beta, Delta ve Epsilon sınıflarından birine ait olarak doğuyorsunuz. Hepsinin hangi işte ve hangi görevde çalışacakları hatta zekâ seviyeleri bile belirlenmiş. Ama bu kastı koruyan mükemmel bir görüş hâkim tüm sınıflarda; “Ford’a şükür bu konumdayım, kim bilir diğer insanlar ne büyük dertler yaşıyordur.”

2

Kitapta hala eski tarz geleneklerle yaşamasına izin verilen insanlar da var; Vahşiler. Bunlar “medeni” dünyadan uzakta ve hala evlenerek, sevişerek çocuk yapan hatta bunları kendisi yetiştiren insanlar. Bu bağlamda dinleri de ahlaksızlık olarak değerlendiren Ford’un dünyası Hrityanlığı eski ve komik bir gelenek olarak değerlendirmiş. Geleneksel çarmıh sembolünün üst kısmını kesip “T” ye dönüştürerek de ince bir espri yapılmış.

Şimdi gelelim şahsi olarak yazarın da hayatını araştırdığımda gözüme çarpan ufak ayrıntıya. Kitapta dünyayı kurtarıp yenisini yapan kişi Amerikalı bir araba üreticisi. Bu bence tesadüf değil: Huxley o dönem aydınlarının bir çoğu gibi Yeni Dünya Amerika konusunda ciddi endişeler taşıyan biri. Avrupalı aydınlar o dönemde genel olarak 1. Dünya Savaşının en kötü sonucunun “Amerikanın dünya egemenliğinin kaçınılmaz hızlanışı” olacağı kanaatindedir. Freud da Amerika ve Dünyanın ortak geleceği hakkında; “Amerika insanlığın şimdiye kadarki en muazzam deneyi ama korkarım ki iyi bitmeyecek” demiştir.

 

GIF

 

İşte Amerika ‘nın dünyaya tek başına bu kadar egemen olacağı hissi biraz da bir Avrupalı olarak Huxley’i hayal kırıklığına uğratmış gibi duruyor. Ancak yazar bu yeni dünyayı bazı yönleriyle de istiyor gibi çünkü bu yeni dünya belli bir kesim için sorunları çözmüş olarak çiziliyor. Bir yandan da düşünmeden edemiyorsunuz acaba günümüzde kaç insan rızasıyla “Epsilon Eksi” olarak yaşıyor. Zaten kitapta üst düzey bir yetkili özgürlük isteyenlere karşı şu cevabı veriyor;

“Aslında siz mutsuz olma hakkını istiyorsunuz. Eklemek gerekirse ihtiyarlama, çirkinleşme, iktidarsız kalma hakkını da istiyorsunuz; kansere ya da frengiye yakalanma haklarını; açlıktan nefesi kokma hakkını, sefil olma hakkını ve sürekli yarın ne olacak korkusu ile yaşama hakkını da…”

 

GIF

 

Kitabın her derdin devası olarak sunduğu “soma”dan bahsedelim son olarak. Mutsuz hissedince yutuyorsun bir tane ve kaldığın yerden devam ediyor Yeni Sisteme bağlılığın;

“Bir santimetrekübü bin dert savuşturur.  Gevşeticiydi, uyuşturuyordu ve keyifli halisünasyonlar sağlıyordu. Hristiyanlık ve alkolün bütün avantajlarına sahipti ama yan etkilerini taşımıyordu. Döndüğünde ne başın ağrıyor ne de anlatacak mitolojilerin oluyordu.”

YAZAR: Mehmet YURTÇU

 

Mehmet Yurtçu

TPÖÇG Blog Yazarı | Çağ Üniversitesi Psikoloji Öğrencisi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir