(Bu yazının okunması yaklaşık olarak 2 dakika sürmektedir.)
Zamanın çok hızlı geçtiğini söylemeliyim. İnanılmaz bir hızda ilerliyor hem de. Bunca zamandır yazmadığıma inanamıyorum, epey uzun süre olmuş anlaşılan… Benim de anlatacak çok şeyim var, içim kıpır kıpır.
Yol boyunca o kadar çok güldüm ki anlatamam. Hatta dürüst olmak gerekirse uzun bir süredir kimseyle bu kadar konuşmadığımı fark ettim. Boğazımın hafif tahriş olduğunu fark ettim. Sahiden de insan sosyal varlıkmış. Konuştukça anlaşılırmış derdi.
İkimizin sahip olduğu o hayat enerjisi, gelecek kaygısı, kendimizi geliştirme hevesi ve daha birçok konuda sahip olduğumuz ortak özellikler…
Hiç sıkılmadan anlattım, o da bana çok şey anlattı.
Beraber bir şeyler atıştırmak istedik. Gelecek haftasonu için İstanbul’a gideceğini söyledi. Kıskandığım için ona bunun saçma bir plan olduğunu söyledim. Ama İstanbul’u sevenlerden de bir tık yoruldum. Ne İstanbul’muş! Kadıköyü, Beyoğlusu…
Bana bu şehir yetiyor da artıyor! Hani bir şarkı vardı ya, eskilerden…
“Ne kadar anlamlı yaşarsan,
kendini sonsuza katlar…”
Ne önemi kalıyor nerede olduğunun ya da nerede yaşadığının…
Uzun bir süre hep birlikte sohbet ettik. Benzer şeylere gülüp, benzer şeyleri dinliyoruz. Biz birbirimizi tamamlıyoruz, oldukça masum ve sevimliyiz.
Şimdi kalkacağım. Sanki anlatmak istediklerim bir noktada sığ kaldılar. Sebebini anlayamadım, yazasım çok da yok gibi. Aslında içimden geçen her şeyi yazmak istesem de saat geç oldu.
Duygularımı anlamayı öğrendim. Şu satırları topa tutarken en çok da duygularımı yaşamayı seviyorum. Her bir kelimeyi bahsetmeden önce düşünüp dururum…
Dün çok stresliydim galiba. Uyumak için başımı yastığa koyduğumda onun yüzünü karşımda hayal ettim. Bir de bu yetmez gibi, gözlerimden birkaç yaş damla aktı. Bu kadar duygusallık bana bir yük gibi gelmişti.
Çok sevmekten korkuyorum ben. Hemen kaygılanmaya başlıyorum. Bunları öğreniyorum…
Birini hayatına alma korkusu beni uyutmuyor. Bir sağa bir sola dönüp duruyorum. Gece yarısı olmuş ve ben hala uyanığım. Çaresiz bir şekilde onu aramaya karar veriyorum Beni anlayacağına eminim.
Aradım ve sadece yarın buluşmak istediğimi söyledim. Balkabaklı kurabiye yapacağıma dair söz verdim. Başıma bir de iş aldım.
Balkabaklı kurabiye yapmak için sabırsızlanıyorum!
Yazar: Samet Can Avcu
Görsel Kaynağı: Sahibi Benim