Ölü Kadının Dansı

Dikenli yollarda da dans eder insan, yıldızların arasında da sayısız insanın ışığında da… Su her zaman hayat vadetmez bu yolda, ateş her zaman yakmaz, öldürmeyen acı her zaman güçlendirmez. Yolun sonunda hep ışık vardır elbet lakin meleklerin haleleri midir, cehennemin alevleri midir muallaktır; bu yüzden devam eder, etmelidir insan dansına, bedeninin de ruhunun da dans etmeye gücü kalmayana dek. 

(Bu yazının okuma süresi yaklaşık olarak 3 dakika sürmektedir.)

Sadece kendi duyduğu müziğin ahenginde, bu kez kendini yargılayan bakışların ağırlığı altında ezilmeden yalnızca oradan oraya savrulurken çizer insanlar eteklerine yıldız tozlarını. Emek vermek zorunda kalmadan, nefes almanın ağırlığı ciğerlerini sarmadan, sadece kendi olarak, kimseye yetişme gayesi gütmeksizin sürülmek istenen bir hayat ancak o vakit geçer zira ellerine. Sonsuzluğa kavuştukları vakit… Genç bir ihtiyar, yetişkin bir çocuk, ölü bir yetişkin, yaşanmamış bir hayat koyarlar bavullarına ve birkaç adımda ayaklarının altındadır tüm gökyüzü. Beyinlerinin içinde dönüp duranlar notalara dönüşür o vakit, uykusuz geceleri sabaha ulaşır; güneş doğar, bu kez sahiden doğar güneş. 

Biri onların şarkılarına kulak vermiştir zira bu kez, beden dünya üzerinde varlığını sonlandırınca ulaşmaz insan sonsuzluğa ki hoştur, insan kendinin sonu olur çoğu vakit, orada, burada veya şurada bırakırlar hayatından ve ruhundan parçalar, bazılarını geri alırlar, bazıları ise bıraktıklarının insafında kül olur gider yalnızca, er ya da geç, hemen veya sonra. 

Bazıları ise bitti dediği yerde, bitti dediği vakit doğar tekrar. Maslow buna kendini gerçekleştirme der; o, bu veya şu büyüme der; bazıları ise onlar kendi ellerini bıraktığı vakit tutup çekecek birine veya bir şeye sahip olacak kadar şanslıdır belki. En nihayetinde beden büyür büyümesine de ruh çok daha çabuk büyür, çok daha çabuk ölür bazı bedenlerde. Kutsananlar, unutkanlar değillerdir. Şu noktada, hatalarının bedelini taşıyanlar değil, hatalarının, kusurlarının bedellerini çantasına koyabilen, bunun yükünü taşıyabilen, düştüğü vakit bir şekilde ayağa kalkabilen, canlı kalabilen, yeniden doğabilenlerdir tekrar ve tekrar. Büyümeyi başarabilenlerdir kutsananlar, bedeni yaşadığı sürece ruhlarını da ayakta tutabilenlerdir. 

Peki nasıl büyür insanoğlu? Tarihin belki en eski sorularından biridir bu. Birçok psikolog, birçok ekol, birçok düşünür, yazar, şair, sanatçı farklı anlamlar getirir bu kavrama ancak ayaklarının yere değmediği bir danstır büyüme aslında. Dans etmeyi öğrenir insan nefes almaya başladığı anda. İlk adımlarını ebeveynlerinden, zaman geçtikçe eşinden, dostundan, hayatından gelip geçen sayısız insandan öğrenir nasıl savrulacağını; bazılarını kendine katmak, bazılarının arasından sıyrılmak için. Ayakları acır bazı noktalarda, ayakkabıları vurur, adımları karışır, bazen kendi üstüne basar, kendine çelme takar bazen. Büyümenin çekirdeğidir nasıl devam ettiği, zira büyümenin gerçek seyri adımlarını çevirdiği yönde devam eder aslında. Dikenli yollarda da dans eder insan, yıldızların arasında da sayısız insanın ışığında da… Su her zaman hayat vadetmez bu yolda, ateş her zaman yakmaz, öldürmeyen acı her zaman güçlendirmez. Yolun sonunda hep ışık vardır elbet lakin meleklerin haleleri midir, cehennemin alevleri midir muallaktır; bu yüzden devam eder, etmelidir insan dansına, bedeninin de ruhunun da dans etmeye gücü kalmayana dek. 

En nihayetinde çantasına biner kendine kattığı her bir ruh ve çantasından ayrılır tüm sorumlulukları. 

En nihayetinde sonlanır ölü adamlar, ölü kadınlar, büyümüş çocuklar, ihtiyar yetişkinler ve yeniden doğanların dansı. 

En nihayetinde müzik sonlanır ve ayaklarının izi kalır olduğu yerde lakin kalır mı sahiden? Her son gibi yeni bir başlangıç vadeder mi bu dans da?

                                                                                                         Pınar Yaman

https://pin.it/i/3kvttzd1Q/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.