Yarının Dünü

"Sonra şunu hatırlıyorum sevgili yarının hevesli yolcusu, Farkındalığın değiştirmediği gerçekler belki karanlığı dağıtmaz ancak ışığa ulaşman gerektiğini anlatan bir rehbere dönüşür. Her şey, bir gün elbet yeni bir forma dönüşür."

(Bu yazının okunma süresi yaklaşık olarak 3 dakika sürmektedir.)

İncelikli bir sızının ortasından yazıyorum bugün. Hayat adını verdiğimiz yolculuğun bilmem kaçıncı sapağından yanlış dönmüşüm de geçmişe doğru yol almışım gibi bir sıkışmışlıkla alıyorum kalemi elime. Ben dünlere doğru ilerlerken ve bu ilerleyişi yol kat etmek zannederken zaman, yarınlara doğru akıyor durmadan. Bu yüzden yarının çocuğu olan, ancak hangi zaman diliminde nefes aldığını bilmediğim, sevgili kendime birkaç şey söylemek istiyorum:

Sevgili yarın, biliyorum ki bütün heybetinle ve bilinmezliğin ile kucak açacaksın bana. Sevgili henüz almadığım yaşlar, zaman zaman akacaksınız yüzümden ve bazen buruşuk bir hayat çizgisinde dengede durmamı isteyeceksiniz. Yine de kahkahalarımın kederimi baltalayacağı günler, umudumun tükendiği yerde yeşeren inançlar da bahşedeceksiniz bana. Ben, bugünün olarak kendime kurduğum adalet terazisinde dengede duramıyorum pek. Doğrular ve yanlışlar, tuvale boyanmak üzere palette karıştırılan renkler gibi içe içe geçti. Hayat tuvaline durmadan doğruluğunu sorguladığım renkler vuruyorum. Bütün renkleri karıştırınca ortaya çıkan o garip renk gibi günlerim işte bu sıralar.

Bazen ben de herkesler gibi hayatımın hangi noktasında dikildiğimi bulamıyorum. Gittiğim yolu ne uğruna arşınladığımı sık sık unutuyor, umutsuz düşler kapımı çaldığında oldukça çok misafir ediyorum onları. Yine de kaybolmanın ve hangi noktada dikildiğini unutmanın yolculuğun bir parçası olduğunu biliyorum. Bazen bunu bilmek, kaybolduğun hakikatini değiştirmiyor elbette; bazen kararmış bulutların üzerindeki varlığını fark etmek o bulutları def etmiyor. Sonra şunu hatırlıyorum sevgili yarının hevesli yolcusu, Farkındalığın değiştirmediği gerçekler belki karanlığı dağıtmaz ancak ışığa ulaşman gerektiğini anlatan bir rehbere dönüşür. Her şey, bir gün elbet yeni bir forma dönüşür. 

O yüzden sana hatırlatmak istiyorum ki, bugününde bir şeyi değiştirmeyen ve varlığı seni rahatsız eden ne varsa senin, yanı yarınların, inşasında kullanılan bir adımdır hayat yolculuğunda. Belki benim adımlarım bugün, eskisi gibi sağlam değil; belki kendi hikayemde hangi sayfada kaldığımı unuttum ancak biliyorum ki sen benden öğrendiğin üzere daha sağlam basmayı öğrenecek ve daha güçlü bir kalemle dokuyacaksın satırlarını. Hem ne demiş Atatürk, “Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim.” Ben umutsuz çağın umutlu yolcusu, sana inanıyor ve solduğumuz her yerden çiçekler açacağımızı biliyorum. 

Sevgili yarın, olur da aynada gördüğün tek silüet geçmişin acı esintisi olursa ve o esintinin içinde beni görürsen kocaman gülümse! Gözlerinin ardından dünün olarak sana bakıyor ve inşa ettiğim kişiyle gurur duyuyor olacağım. Oysa biraz ironik değil mi? Ben senin ders çıkardığın hatalarınken sen, övündüğüm ne varsa omuzlarında taşıyan bugünüm olacaksın bir gün. Şimdiden seninle tanıştığıma memnun oldum, sen de üzerime çok gelme olur mu? Ben tuvaline hangi renkleri vurman gerektiğini öğrenen, doğruyla yanlışı senin için ayırmaya gayret eden dünün çocuğuyum. 

Sana, yarınlara,

Sevgilerimle…

Almina Kesler

https://pin.it/388Qymk6E

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.