Merhaba Sevgili Okur!
İlkbaharın son mevsimi kapımızı çaldı. Günler ne kadar hızlı geçiyor değil mi? Yeni
ayımızda sizler için iyileşmek temasını seçtim. Çoğu zaman yeterince düşünmeyiz bu kavram
üstüne, aklımıza ilk gelen şey bir hastalıktan kurtulmak olur. Peki ya size iyileşmenin sadece
bir yok oluş değil aynı zamanda bir kabulleniş olduğunu söylesem? Birazdan bunun nasıl
gerçekleşebileceğini hep birlikte inceleyeceğiz ama ondan önce söylemek istediğim bir şey
var. Bir psikolog adayı olarak iyileşmenin bir parçası olabilmek şimdiden çok
heyecanlandırıyor beni. Dünya Psikologlar Günümüz kutlu olsun! Umarım önerilerim
kalbinize dokunabilir. Şimdiden teşekkür ediyor, keyifli okumalar diliyorum.
Oku: 00.00: Biri Sizi Düşünüyor/Ng Kabal
İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi olan Nazlı’nın soğuk ve planlı hayatı, birlikte Jane
Austen üzerine ödev yapması gereken sınıf arkadaşı Ezel’in girmesiyle değişir. Geçmişinin sır
perdeleri teker teker aralanırken kitap bize geçmişin yüklerinden ve kırgınlıklarından
korunmanın yolunun, başkalarının ne düşündüğünden ziyade kendi kalbine dönüp onu
şefkatle sarmasında olduğunu hatırlatır. Çoğu zaman tedaviyi başkalarında arasak da asıl
tedavi içimizde saklıdır. Ve bazen tek gereken önce yarayla yüzleşip sonra o tedaviyi gün
yüzüne çıkaracak cesareti bulmaktır.
Dinle: İyileşmiyor/Gece
İyileşmek her zaman mümkün müdür sizce? Gece grubunun 2014 yılında çıkan “İyi
Niyetli Bir Gün” albümünde yer alan İyileşmiyor; kaçsan da saklansan da hep seni bulan,
çabalasan da iyileşmeyen yaralarını anlatıyor. Belki de iyileşmek o yaranın tamamen yok
olması değil sadece onunla yaşamaya alışmaktır. Yaralar korkutur, yıpratır çoğu zaman. Öte
yandan iyileşememek aslında hâlâ hissedebildiğimizin bir kanıtı gibi. Bazı yaraların
kapanmaması sadece bize kim olduğumuzu hatırlatmak için gibi…
“Gölgen düştü üstümeKime saklansam, hep yağmurların
Buldu beni ıslandım elbet
Ne kadar çok istedim
Yürüyüp gitmek
İyi niyetli bir güne
Dünü mü, yarını mı, emanet etmek
Çık karşıma düşman gibi
Aç kalbimi bak ruhuma
İyileşmiyor, iyileşmiyor
Hep yara bere senden sonra”
İzle: Umut Işığım/David O. Russell
Eski bir tarih öğretmeni olan Pat Salitano’nun hayatı yaşadığı bir olay sonrasında alt
üst olur. Mahkeme kararı 8 ay rehabilitasyon merkezinde tedavi gören Pat’in çıktıktan sonra
tek amacı düzgün bir adam olup kaybettiği işini ve karısı Nikki’yi geri kazanmaktır. Ve bir
akşam yemeğinde, aile dostu Tiffany ile karşılaşır. Aynı isimli kiatptan uyarlanan bu film bize
iyileşmenin doğrusal bir çizgi değil aksine oldukça dolambaçlı ve sabır isteyen bir süreç
olduğunu gösterir. İyileşmek her zaman tamamen “normalliğe” dönmek değil, bazen de kusur
olarak gördüklerini kabul etmektir.
Düşün: The Child’s Bath/Marry Cassatt
Marry Cassatt tarafından resmedilen eser, iyileşmeyi büyük dönüşümlerden ziyade
gündelik hayatın içindeki şefkatli dokunuşlarda bulan bir tablodur. Bir anne ve çocuğun en
mahrem anlarından birine tanık olurken kullanılan renk paletinin duruluğu ve suyun
durgunluğu zihindeki gürültülerin dindiği iyileştirici sessizliği hissettirir. Nihayetinde bu
tablo; iyileşmenin sadece fiziksel bir süreç olmadığını, gündelik hayattaki küçük ritüellerin
iyileştirici gücünü temsil eder.Hisset: Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var/Ataol Behramoğlu
Ataol Behramoğlu’nun bu şiiri, iyileşmeyi acıları unutmak değil, aksine onlardan güç
alarak hayata daha sıkı sarılmak olarak anlatır. Şaire göre iyileşmek; başımızdan geçen her
şeyi yaşamın bir parçası olarak kabul etmek ve dünyayı, gökyüzünü, insanları sanki ilk kez
görüyormuş gibi büyük bir heyecanla yeniden kucaklamaktır. Bu süreç, insanın içindeki
yaşama sevincini tekrar uyandırıp her anın ne kadar değerli olduğunu fark etmesiyle
tamamlanan gerçek bir ruhsal tazelenmedir.
“Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana.”
Yazar: Zeynep Selin Giresunlu