Kendini Bulmak

Son model telefonlar, sosyal medyadan yapılan sayısız paylaşımlar, bitmek bilmeyen “ben de bu hayatta varım” içerikli mesajlar… Peki aslında gerçekten var mıyız? Yoksa giderek tek tip insanlara dönüşüp bu hayattan aslında siliniyor muyuz?

Elinde açıp bir kez okumayacağın, sırf okumuş gözükmek, insanlara kendini dolu tanıtmak için aldığın o kitap… Fotoğrafını çekip paylaşıyorsun, bir köşede onu unutulmaya terk ediyorsun. Bir yere oturuyorsun, sırf gösteriş olsun diye belki adını bile zor söylediğin o yemeği sipariş veriyorsun, iyi de neden? Bu hayatta var olmanın, keyifli yaşamanın bir sürü yolu varken insanoğlu hep basit olana kaçıyor. Çünkü öyleymiş gibi yapmayı seviyoruz. Eğleniyormuş gibi, yaşıyormuş gibi, biliyormuş gibi… Ama bilmiyoruz ki bu girdabın sonu bizi sadece daha yalnız insanlar olmaya sürüklüyor. Hayatın anlamını ararken kendimizi defalarca kaybediyoruz, en sonunda o kadar uzaklaşıyoruz ki kendimizden, sadece bir robot gibi aynı hareketleri yapıyor ve birbirimizi inandırmaya çalışıyoruz. Mutlu olmanın yolu aslında bu değil, sen aslında bu değilsin. Belki çok keyif aldığın ama sırf insanlar tarafından kabul görülen bu olmadığı için uzaklaştığın şeyler var. Oysa bizi biz yapan zaten bambaşka insanlar olup, bambaşka şeylerden keyif almak değil midir?

Eğer bu hayatta gerçekten var olmak istiyorsan, varmış gibi yapmaktan yorulduysan, bugün değiştir kendini. Güzel bir yürüyüş yap, tak kulaklıklarını ve düşün, aslında sen kimdin hatırla. Gerçekten nefes almayı hatırla, o içten gülüşünü hatırla. Çünkü hepimiz değerliyiz ve kimse bir diğerinden onunla aynı zevkleri paylaşmadığı, aynı şeyleri yapmadığı için eksik değil. Aynı olmak zorunda değiliz. Kendini sev ve kendine değer ver. Hayat insanların seni yıpratması için çok kısa. Biliyorum çoğumuz eğer yaptığımız eylemleri insanlar görmezse ve onaylamazsa ,o zaman o eylemin hiçbir anlamı yokmuş gibi hissediyoruz. Bunun insan psikolojisine olan etkisi de hiç şüphesiz ki olumsuz yönde. Birçok insan sosyalleştiğini zannetse de, aslında iç yaşantısında büyük bir yalnızlık hissediyor çünkü ruhu dinlenmiyor, doymuyor. Oysaki anı kaliteli yaşamayı keşfetsek, o tadı bir kez alsak geri kalan hiçbir şeyin önemi olmaz. İnsanların seni nasıl gördüğü, kimin senin hakkında ne söylediği… İşte bu yüzden değiştirmelisin kendini, yeniden bulmalısın. Nasıl olacak diye düşünmeden ve “Acaba insanlar ne der?” sorusunu aklına getirmeden.

Yıllar sonra aynaya baktığında ne görmek istiyorsun bunu düşün ve karar ver.  Pişmanlık, korku ve yaşanılmamış yılların endişesi mi, yoksa tadını çıkararak yaşadığın ufak ve güzel anıların verdiği mutluluk, doymuşluk ve keyif mi? Unutma bir kez geliyoruz bu dünyaya ve aslında hepimiz birer iz bırakmanın, bu hayatta hatırlanmanın peşindeyiz. Yanlış sosyalleşmenin değil. Bunu bilinçsizce yapıyoruz ama önemli olan bu zamana kadar yaptıklarımızdan çok ,bundan sonra yapacaklarımız. Çünkü dün yaşandı ve bitti, bugün önünde yepyeni bir gün var, bugünün kaptanı sensin. Hayatını baştan yazmak da senin elinde, bu düzeni sürdürmek de. Seçimini yap ve kendi hikayeni bugün baştan yaz!

YAZAR: Nisan KAYSERİLİ

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.