(Bu yazının okunması 2 dk sürmektedir.)
Son zamanlarda kaygılanmadan hayatına devam etmenin çok zor olduğunu biliyorum. Hatta bu kaygıya sebep olacak tonlarca şey sayabilirim ve sana sonsuza kadar hak veriyorum. Ama durup kendine bir dakika izin verirsen her şeyin yoluna gireceğine dair de söz veriyorum sana.
Kimse kolay olacağını vadetmedi ya da gökyüzünün hep parıl parıl parlayacağını söylemediler diye varsayıyorum. Tüm bunları fark edip devam etmek zor ancak bulutları uzaklaştıracak gücün sadece sende olduğunu bilmek çok güzel. İnan bana sen istersen kendin ve sevdiğin herkes için mutluluğu mümkün kılabilirsin. Mesela en basitinden başla! Sabah uyandığında yeni bir günün, yeni bir başlangıcın ne kadar güzel olduğunu düşün. Gerçekleştirmek istediğin şeyleri gerçekleştir, sevdiklerinle doya doya zaman geçir. Olumsuz olana, seni korkutan taraflarına odaklanmak yerine; bazı şeylerin değerini anlamak için küçük uyarılar gönderildiğini düşün. Unutma, endişelerin esiri olduğun anda direnmek için gereken isteği kendinde bulmakta zorlanabilirsin.
Geçmişe dönüp baktığında birçok dönem de birçok krizin, afetin ya da salgının üstesinden geldiklerini göreceksin. Ne derler bilirsin: “Tarih tekerrürden ibarettir.” Ve bana göre ne bir sürü şey atlatmış nesillerin ilkiyiz ne de sonu olacağız. Bu nedenle nasıl hava soğukken seni sıcak tutacak şeyleri giymen gerektiğini öğrendiysen ya da bir sınava girmeden önce hazırlanman gerektiğini biliyorsan daha büyük olduğunu düşündüğün problemlerde de büyük önlemler alıp üstesinden gelebilirsin. Kendini gerçekleştirmek için, hep hayal ettiğin mutluluğa kavuşmak için tek bir atış hakkı verdiler sana ve sen daha çok küçük yaşlardayken bile geçirdiğin her bir saniyenin ne kadar kıymetli olduğunun farkındasın.
Düşünsene! İlk doğum gününde, ilk kez aşık olduğunda, dostlarınla dünyayı umursamadan eğlendiğin veya ailene sarılıp güvende hissettiğin o günlerde neler hissettiğini. Şimdi bir kez daha düşün; o sınava bir dakika geç kalsan hep yapmak istediğin o mesleği yapamayacağını, o gün orada olmasan hayatını geçirmek istediğin insanla tanışamayacağını ya da yola bir saniye erken çıksan bir kaza ile tüm güzelliklerin son bulacağını düşün ve doğru kararları vermekten, an’ın değerini bilmekten asla vazgeçme. Çünkü ne olursa olsun bu oyunda başrol sensin ve bugünü yaşamak, ikinci perdeyi beklemekten çok daha iyi gelecek.
En başında söylediğim gibi duyguların ve farkındalıkların olduğu sürece kaygılanmak kadar doğal bir şey yok bu hayatta. Sevdiklerin ve kendin için huzursuz hissedebilirsin, henüz gerçekleştiremediklerin için yeterli zamanın ve enerjin olmadığını düşünebilirsin. Hatta sana bir sır vereyim mi? Stres diye bir gerçekten bahsetmeseydik bugüne kadar başardığın birçok şey için yeterli motivasyonu kendinde bulamamış olurdun. O yüzden bugünlerde tek yapman gereken kaygılarına yenik düşmek yerine onlardan güç almak, sevdiklerinle doyasıya zaman geçirmek ve içinden geçenleri çekinmeden söylemek. Bir de unutmadan! Aynı şimdi yaptığın gibi kendine küçük hatırlatmalar bırak; kim bilir, belki senin gibi düşünen birilerine ulaşır, bu yaşamı daha anlamlı bir hale getirecek biriyle tanışırsın.
Yazar: Simay Çomak