(Bu yazıyı okumak yaklaşık 5 dakika sürmektedir.)
Uzun yıllardır popülerliğini kaybetmemiş olan Friends dizisini mutlaka duymuşsunuzdur. Hatta bazılarınızın dizinin tüm repliklerini ezbere bilecek, sahnelerin çekildiği mekanları tek bakışta anımsayacak ya da figüran oyuncularının isimlerini bile hafızasında tutacak kadar çok izlediğini düşünüyorum. Tabii, bazı insanlar da kendi zevklerine uygun bulmamış olabilirler, olsun. Eğer hala izlemedim diyorsanız da benden söylemesi bu yazı epey spoiler içermektedir, buradan sonrasını izledikten sonra okumanızı tavsiye ederim.
Peki izlerken iç dünyamızın kapılarını açıp dönemin nostaljik ruhunu buram buram hissettiğimiz bu diziyi ve kendi kişiliklerimizi özdeşleştirdiğimiz bu karakterleri neden bu kadar çok sevdik sizce? Kendimizi onlara bu kadar yakın hissetmemizi sağlayan ortak özelliklerimiz nelerdi? Ben cevap vereyim, her insanda ortak olarak bulunan şemalarımız.
Şemalar, olumlu ya da olumsuz özellikte olabilen, kişinin kendisine ya da çevresine ait yaygın ve koşulsuz temalardır (Rafaeli, Bernstein, & Young, 2020). Erken yaşamda filizlenmeye başlayarak deneyimler, duygular, fiziksel uyarımlar ve bilişlerden oluşurlar ve her insan ömrü boyunca bu şemaları farkında olarak ya da çoğunlukla farkında olmayarak kullanırlar (Farrel, Reiss, & Shaw, 2018). Yaşam boyunca gelişimi sürdüren şemalarımızın genellikle çocuklukta uyumlu rolleri vardır, örneğin istismar edilme durumunda olan bir çocuk yetişkin yerine kendisinin kusurlu olduğuna inanarak bir nevi hayatta kalma çabası gösterir ve bu onun için daha umut verici bir durumdur. Kişiler yetişkinlikte uyum bozucu olan şemalarını her ne kadar muhafaza edip fark etmeseler de bu erken dönem uyumsuz şemaları işlev bozucu özellik gösterirler ve kişinin tüm hayatını etkileyerek sınırlandırıcı olabilirler (Farrel, Reiss, & Shaw, 2018). Çocukken bir şekilde ihtiyaçlarının karşılanması engellenen, travmaya maruz kalan, sınırlarını öğrenmede sorun yaşayıp ölçüsüz şekilde “iyi olandan fazla alan” ya da yetişkinlerinin davranımlarını içselleştirip özdeşim kuran bireylerde erken dönem uyumsuz şemaları gelişebilir. Yine aynı şekilde mizaci yatkınlık, zedeleyici aile ortamları, yaşam zorlukları, bozuk ilişkiler, duygusal düzensizlikler de erken dönem uyumsuz şemalarında rol oynayıcıdır (Rafaeli, Bernstein, & Young, 2020).
Ben kendi yargılarımla dizi karakterlerine yakınlık duyup onlarla özdeşim kuruyor oluşumuzu “salt maruz kalma teorisiyle” açıklıyorum. Bu teoriye göre kısaca aşina olduğumuz şeylere daha fazla yakınlık kurarız. Friends karakterleri ise her ne kadar farklı bir kültürün ve dönemin ürünü olsa da hissettirdikleri duygular ve yaşadıkları deneyimler açısından aslında yaşamlarımıza çok benzerler. Aşina olduğumuz, tanıdığımız, ortak noktalarımız ise işte tam olarak az önce bahsettiğim şemalarımız. Gelin birlikte hem bu karakterlerin şemalarına bakalım hem de biraz kendimize ışık tutalım!
İlk olarak Monica Geller’la başlayalım. Monica Ross’ın kız kardeşidir ve aşçıdır. Monica ailesi tarafından sürekli eleştirilip yetersiz görülürken erkek kardeşi olan Ross ise ailenin gözdesi olarak yetişir. Monica aşırı düzeyde titiz, düzenli ve kontrolcü biridir. Bu sebeple Monica’da yüksek standartlar şemasının her şeyi mükemmellik seviyesinde yapmak zorunda hisseden zorlantılılık çeşidini, yetersiz özdenetim şemasının ve kusurluluk şemasının ise aşırı telafisini geliştirdiğini düşünüyorum. Kökeninde Monica’nın sürekli eleştirilen bir ortamda, yetersiz görülerek ve kıyaslanarak büyümesi yatmaktadır. Monica’nın ergenliğinde kilo sorunlarıyla alay konusu olması ise yeme bozuklukları davranışı geliştirdiğini göstermektedir. Ayrıca sahnelerin en çok çekildiği yerlerden birisi Monica’nın dairesidir çünkü diğerleri genel olarak Monica’nın evinde toplanırlar. Şükran yemekleri onun tarafından hazırlanır, organizasyonlar onun tarafından gerçekleştirilir ve kendisi hizmet etmeyi seven bir insan olarak bu durumdan hiç şikayetçi olmaz, aksine bunlar kendisinin de istediği şeylerdir. Romantik ilişkiler bakımından bir türlü aradığı aşkı bulamayan Monica’nın Richard adında bir sevgilisi olmuştur. Richard babasının arkadaşıdır ve kendisinden 20 yaş büyüktür. Monica Richard’a çok bağlanır fakat Monica anne olmak istediği için ve Richard çocuk istemediği için ayrılırlar. Richard’ı unutmak onun için çok zor olmuştur. Monica’nın çok fazla partner değiştirmesi, ilgi ile yetinememesi ve kendisinden yaşça büyük birine âşık olması ise duygusal yoksunluk şemasının olduğunu düşündürtüyor bana. Sevgi vermeyen ebeveyn tarafından yetiştirilen Monica, Richard’ı sevgili yerine koyarken aslında ailesinden alamadığı ilgiyi ve şefkati ondan almaya çalışır. Richard onun için aynı zamanda bakım veren olabilecek kadar bilgi ve deneyime sahip otorite figürünü andırır. Daha sonra Monica ile Chandler bir şekilde birlikte olarak birbirlerine âşık olurlar. Birlikteliklerinin kuvvetli sürmesinin altında yatan sebeplerini çekim teorisine bağlayarak Chandler’la hayatlarının bir bakıma benzer olmasına, uzun süredir birbirlerini tanıyor olmalarına ve kişisel özelliklerinin bir şekilde birbirlerini tamamlıyor olmalarına bağlıyorum.
Monica’nın erkek kardeşi olan Ross Geller başarılı bir paleontologtur. Monica ile benzer şemaları vardır fakat şemaları yansıtma şekilleri birbirlerinden farklıdır. Ross, ailenin yüksek standartlara bağlı olan koşullu sevgisiyle büyümüştür ve ailesinin gözdesidir fakat daha sonra çevresinden aynı onayı alamamıştır. Bu sebeple onun yüksek standartlar şemasının olduğunu ve teslimiyet gösterdiğini ayrıca aynı ilgiyi daha sonra kaybettiği için kusurluluk şemasına karşıt saldırı geliştirdiği düşünüyorum. Başarı odaklı, statü yönelimli olan Ross genellikle kendisine pek ilgi göstermeyen partnerle âşık olur. Rachel’a liseden beri aşık olmasına rağmen uzun süre açılamamıştır ve dengesiz bir ilişkileri vardır. Aynı zamanda 3 kez boşanmıştır, ilk eşi olan Carol eşcinsel olduğunu açıklayarak onu terk ettiği için sonradan gelişen terk edilme şeması vardır ve bu hayatını baskın şekilde etkiler. Ayrıca zayıf sınırlarla, şımarık yetiştiği için haklılık şeması geliştirmiştir. Dizide girdiği ateşli tartışmalar, kendi fikirlerini ısrarla savunması ve diğerlerine dikte etmeye çalışması, diğerleri onun istediklerini vermeyince öfke yaşaması ve diretmesi ise bu şemayı açıklayan davranışlarına örnek gösterilebilir.
Chandler Bing karakteri ise Joey ile birlikte aynı evde yaşayan, düzgün bir geliri olan, aşırı esprili bir karakterdir. Hemen hemen her konuda espri üretebilen Chandler, çocukluğunda yaşadığı travmaları da mizahı bir savunma mekanizması olarak kullanarak açıklar. Chandler’da terk edilme şemasının kaçınma türü olduğunu düşünüyorum. Kadınlarla flört etme sıkıntısı yaşar ve ciddi ilişkilerden kaçınmaya çalışır. Bunun sebebini dizide kendisi de açıkça söylemiştir. “Mr. & Mrs. Bing kötü bir evliliktir.” Babası o çok küçükken bir Şükran günü yemeğinde eşcinsel olduğunu açıklayarak annesinden ayrılmıştır. Bu durum onda travma etkisi yaratmıştır ve bu travma babasıyla ilişkilidir. Bu sebeple Chandler yetişkinliğinde babasından uzak durmaya çalışır. Çocukluğunda dalga geçilmek, alay konusu olacak bir özelliğinin olması ise (Chandler is a girl) ise sosyal izolasyon şemasını ortaya çıkartmıştır. Şemanın aşırı telafisini gösteren Chandler bu sebeple sosyal ortamlarda gergindir ve “onay” sebepli şakalar yapar. Daha sonradan birbirlerine âşık olup birlikte olan Monica ve Chandler çiftinde her iki taraf da aile kurmaya yönelik planlar yapar.
Rachel Green dizinin ilk bölümünde nişanlısı Barry’i düğünde terk edip eski arkadaşı Monica’nın yanına kaçar, böylelikle bu arkadaş grubunun hayatlarına katılmış olur. Zengin bir aileden gelir, bu sebeple çalışmayı hiç düşünmemiştir. Ancak daha sonra arkadaşlarının destekleriyle ekonomik bağımsızlığını eline almaya çalışır; önce garsonluk yapar, sonra moda sektörüne katılır. Monica ve Ross ile çok eskiden tanışmalarına rağmen Rachel, Ross’ın ona olan hislerini uzun süre fark etmemiştir. Sürekli ayrılıp tekrar birleşmeli karmaşık bir ilişkileri oluşur. Ara ara başka insanlarla birlikte olsalar da tekrar bir araya gelip bir sebepten ayrılırlar. Vegas’a gittiklerinde aşırı sarhoş olup evlenirler ve durumu fark ettikten bir süre sonra boşanırlar. Beraberliklerinden Emma adında bir kız çocuğu dünyaya gelir ve bebek için birlikte yaşamaya başlarlar fakat romantik ilişkileri bu süreçte devam etmez. Joey kısa bir süreliğine Rachel’a âşık olmuştur, hatta Joey dizide sadece Rachel’a âşık olmuştur. Bu durum, olayları biraz daha karmaşıklaşmıştır. İlişkilerindeki tutarsızlığın kökeninde Rachel’da da Ross’a benzer şekilde bağımlılık şemasının yattığını düşünüyorum. Ayrıca Rachel’ın çocukken her istediğinin yapılması ve “prenses” gibi yetişmesi onda haklılık şemasını da geliştirmiştir. Rachel’da gözlemlediğim haklılık şeması türü şımarık haklılıktır. Çünkü Rachel talepkar, kontrolcü ve kendi doğruları olan birisidir. Ancak daha sonra değişen yaşam koşulları Rachel’ı zorlar ve kişilik gelişimine öncülük eder. En çok değişim geçiren karakterlerden birisi Rachel Green’dir. Onun yeni zorluklara girme isteği, kimsenin yardımını kabul etmemesi gibi özelliklerin ise yine bağımlılık şemasının kaçınma ve telafi türlerine işaret ettiğini düşünüyorum.
Joey Tribiani yedi tane kız kardeşi olan ve kalabalık bir ailede büyüyen tek erkek çocuğudur. Hayalperest, saf, masum bir karakterdir. Zaman zaman inişli çıkışlı olan kariyerinde maddi açıdan zorlansa da mesleği olan aktörlüğü hiç bırakmaz. Yemek yemeye aşırı düşkün karakter cebinde sürekli çatalla gezer ve yemeğini paylaşmaktan nefret eder. İlişkileri çok kısa süreli hatta tek gecelik ilişkilerdir. Yakın ilişkilerden kaçınmasının ve bağlılık göstermemesinin sebebinin duygusal yoksunluk şemasının kaçınması olduğunu düşünüyorum. Kalabalık bir aileden geldiği için ebeveynlerinin daha az ilgi göstermesi bu şemanın gelişiminde rol oynamıştır. Ailesinden yeterince ilgi alamayan Joey arkadaş grubuna aşırı düşkündür ve onlara fazlasıyla değer veren hassas bir kişiliktir. Diğer karakterlere göre daha çocuksu ve diğerlerine muhtaç gözükmektedir. Birlikte yaşadığı ev arkadaşı olan Chandler maddi açıdan Joey’i kollar. Arkadaş grubuna aşırı bağımlılık gösteren Joey’nin çocuksu ve hassas kişiliği bana gelişmemiş benlik ve bağımlılık şemasının olduğunu düşündürtüyor.
Kendi favorimi sona sakladım. 🙂 Phoebe Buffay dizideki en sıra dışı karakter olarak görülebilir. Psişik güçlere ve garip inançlara sahip olan Phoebe karakterinde ara ara grandiyözite davranışları gözlemlenir. Oldukça şaşırtıcı biridir. Arkadaşları onun farklı düşünce yapısına ve hayal dünyasına uyum sağlar. Son derece iyi kalpli, hassas düşünceli biri olan Phoebe, hayvan hakları savunucusu ve vegandır. Babası annesini terk ettikten sonra annesiyle yaşar. Kısa bir süre sonra annesi intihar eder ve Phoebe sokaklarda yaşamaya başlar. Kendi kendine sokakta kollektif bilinçle yaşıyor olması ve onun sokaktaki grup dinamiği ile birlikte hayatta kalma mücadelesi onda kendini feda şemasını geliştirir. Hayvan hakları savuncusu olması, etik durumlara dikkat etmesi, sonradan tanıştığı erkek kardeşi için taşıyıcı anneliği kabul etmesi ya da insanlardan bir beklentisinin olmaması, iyilik kabul etmemesi bu şemanın sonuçlarıdır. Ayrıca kendisi farkında olmasa da annesinin ve babasının terk ettiği çocuk olmak onda terk edilme şemasını geliştirir. Genellikle sürdüremeyeceği ilişkiler seçer. Daha önceden âşık olduğu gay arkadaşıyla evlenmiş, askeriyeden biriyle uzaktan ilişki yaşamıştır.
Sonlara doğru yaklaşırken belirtmeliyim ki bu konuda bir uzman değilim ve bu yazıyı sahip olduğum bilgiler ışığında kişisel görüşlerimi kullanarak aktarmak istedim. Bu sebeple aktarımlarımın mutlak doğruluk içermediğini belirtmek isterim. Benim için anlatmak keyifliydi, dilerim sizler için de okumak keyifli olmuştur! Son olarak bu yazıyı dizinin efsanevi introsunun sözleriyle bitirmek istiyorum. “So no one told you life was gonna be this way / Your jobs a joke, you’re broke, your love life’s DOA. / It’s like you’re always stuck in second gear / And when it hasn’t been your day, your week, your month or even your year but.. / I’ll be there for you!”
Yazar: Sıla Arslan
Kaynakça
Farrel, J. M., Reiss, N., & Shaw, İ. A. (2018). Şema Terapi Klinisyenin Rehberi (3 b.). (S. G. Alkan, & E. Alkan, Çev.) İstanbul: Psikonet Yayınları.
Rafaeli, E., Bernstein, D. P., & Young, J. E. (2020). Şema Terapi Ayırıcı Özellikler (10 b.). İstanbul: Psikonet Yayınları.

