EFPSA Kongresi Röportajı

EFPSA etkinliklerini katılımcıların gözünden sizlere aktarmayı amaçladığımız EFPSA Etkinlikleri Röportaj Serimiz’in ilkini sizinle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu röportajda birbirinden farklı yıllarda EFPSA Kongreleri’ne katılmış olan Mehmet Çağlar Akyiğit ve Jurjen van den Berg bizimle kendi kongre deneyimlerini paylaştılar. Keyifli okumalar dileriz. 

Merhabalar, kendinizden kısaca bahsedebilir misiniz?

Mehmet Çağlar Akyiğit: Herkese merhabalar, ben Mehmet Çağlar Akyiğit. Çağ Üniversitesi Psikoloji Bölümü 2019 mezunuyum. Eski bir TPÖÇG’lüyüm. Daha önce TPÖÇG bünyesinde Proje Geliştirme Ekibi üyesi olarak görev aldım. Şu an da ise UNICEF ve SGDD-ASAM’ın iş birliği dâhilinde yürüttüğü bir projede çalışıyorum. Aynı zamanda EFPSA’da Study & Travel Abroad biriminin koordinatörlüğünü yürütmekteyim. Tekrardan TPÖÇG bünyesinde dolaylı olarak da olsa yer almak mükemmel hissettiriyormuş onu da eklemek isterim.

Jurjen van den Berg: Herkese merhaba, ben Jurjen. 32 yaşındayım ve Hollanda’da yaşıyorum. Utrecht Üniversitesi 2014 mezunuyum ve şu anda tam zamanlı profesyonel bir eğitmen olarak çalışmaktayım. 2012 yılından beri de EFPSA’nın içerisinde yer almaktayım.

Katıldığınız dönemdeki EFPSA Kongresi’nden nasıl haberdar oldunuz, kısaca bahsedebilir misiniz?

Mehmet Çağlar Akyiğit: Öğrencilik hayatımın başlarında EFPSA’yı farklı şekillerde duymuştum ancak EFPSA Kongresi’ni ilk kez TPÖÇG aracılığı ile duydum. 2017 yılında EFPSA’nın üyeleri olan TPÖÇG ve Azerbaycan Genç Psikologlar İçtimai Birliği bir EFPSA Değişim Programı düzenledi. Katılımcılarından biri olduğum bu program EFPSA’ya olan ilgimi iyice arttırdı ve orada edindiğim arkadaşlıklar sayesinde kongreye katılmaya karar verdim. O günden beri ise EFPSA’nın birçok etkinliğinde yer aldım. 

Jurjen van den Berg: 1. EFPSA Konferansı’nın düzenlenmesi için oluşturulan organizasyon komitesinde bir pozisyon olduğunu duyduğumda kendi topluluğumuzun gönüllülüğünü yapmaktaydım. Türkiye’deki ilk EFPSA Kongresi’ne katılımımdan hemen sonra kendimi EFPSA’ya bağlanmış buldum ve bunca yıl sonra halen mezun bir üye olarak EFPSA’nın içerisindeyim.

Kongreye katılım sürecinizden bahseder misiniz?

Başlangıçta, katılmak konusunda çekinceleriniz var mıydı?

Mehmet Çağlar Akyiğit: Katılım süreci aslında benim TPÖÇG’ten alışkın olduğum bir sistemdi, o yüzden süreç çok rahattı. Detay vermem gerekirse bizim bir TPÖÇG etkinliğine katılmak için yaptığımız gibi online bir başvuru formu üzerinden başvurunuzu gönderiyorsunuz. Benim açımdan merak uyandıran bir süreçti; çünkü kongreye daha önce katılan arkadaşlardan dinlediğim güzel hikâyeler ve değişim programı sırasında görmüş olduğum ortam mükemmeldi. 

Jurjen van den Berg: İlk başta düşündüğüm şey, bir organizasyon için oldukça yüksek bir ücrete sahip olmasıydı. Ancak bir kez bile katıldığım için pişman olmadım; çünkü bu gerçekten hayatınızı ve kariyer yolunuzu etkileyebilen bir etkinlik olabiliyor. İlk katıldığınız etkinlik en özel olanıdır, bu yüzden katılmanızı şiddetle tavsiye ediyorum!

Kongredeki oturumlar içerisinden sizin için dinlemesi en keyifli olan hangisiydi?

Mehmet Çağlar Akyiğit: Bu zamana kadar iki EFPSA Kongresi’ne ve sayısız oturuma katıldım, o yüzden içlerinden birini seçmem diğer oturumlara haksızlık olur; ancak bu soruyu ilk okuduğumda aklıma ilk gelen oturum Eva Phanvanova tarafından verilen “Humans with Superpowers- The Case of Synaesthesia” oturumu oldu. Neden diyecek olursak, sinestezi hali hazırda ilgimin olduğu bir konuydu. Üstüne üstlük oturum, bu deneyimi yaşayan biri tarafından verilince tadından yenmedi; ama itiraf etmeliyim ki biraz kıskandım. Düşünsenize sesleri görüp, renkleri duyuyorsunuz! Bunun dışında ise bilimsel yöntem açısından verilen oturumlar psikoloji biliminin gittiği yöne dair bir fikir edinebilmem açısından epey faydalıydı. 

Jurjen van den Berg: EFPSA Eğitim Ekibi’nin düzenlediği eğitimler hemen dikkatimi çekmişti, yaygın eğitime olan ilgim bu etkinlikten ve düzenledikleri atölye çalışmalarından geliyor.

Sizce EFPSA Kongresi’nin bir psikoloji öğrencisine katkıları nelerdir?

Mehmet Çağlar Akyiğit: İmkânı olan her psikoloji öğrencisinin bu deneyimi yaşaması gerektiğine inanıyorum. Size arkadaşlık, iletişim ağı kurma, başka kültürleri tanıma gibi birçok başlık sayabilirim ama en temelde kattığı şey bambaşka. Onlarca ülkeden psikoloji öğrencisinin ve akademisyenin olduğu bir etkinliğe katılıyorsunuz ve aldığınız eğitim ile kendi seviyenizi görme şansınız oluyor. Bu soruya her denk geldiğimde aynı cevabı veriyorum; ben kongre sayesinde psikoloji bilimi açısından nerede olduğumu ve kendimi ne kadar geliştirmem gerektiğini öğrendim. Ki bunun bizim gibi psikoloji eğitim kalitesinin her geçen gün gerilediği bir ülkenin öğrencileri için çok önemli olduğunu düşünüyorum. 

Jurjen van den Berg: Kişisel gelişime olan katkısı, kültürel değişim, benzersiz bir deneyim yaşatması, sağladığı iletişim ağı, farklı ülkelerden arkadaşlar edinmeniz ve yerel bir bakış açısıyla 33 farklı ülkeyi ve tecrübelerini içeren bir organizasyonda aktif olma imkânı sağlaması diyebilirim.

Bu etkinlik vasıtasıyla biriktirdiğiniz en güzel anılar nelerdir? Dönüp baktığınızda en çok özlediğiniz şey nedir?

Mehmet Çağlar Akyiğit: Dostluklar. Onlarca ülkeden yüzlerce insanla tanıştım ve orada kurduğum bağ her geçen gün güçlenerek büyüyor. Orada edindiğim arkadaşlıklar sadece bir etkinlikte zaman geçirdiğim insanlardan çok öteye geçti ve artık hayatımın birçok noktasına iyi manada dokunuyorlar. En çok hiç beklenmedik bir şekilde Mushi Mushi dansını yapmayı özlüyorum. İşin şakası bir yana bilimsel kazanımları çok yüksek olan bir etkinlikte aynı zamanda kurulan arkadaşlık ortamı ile sosyal etkinliklerin sayısı beni çok şaşırtmıştı ve bu EFPSA dışında katıldığım her ciddi işte benzer bir ortam aramama sebep oluyor. 

Jurjen van den Berg: Eğitmen eğitimi, kongre, konferans ve EB&MR boyunca, hem üzerimde uzun süreli bir etki bırakan, hem de başkaları üzerinde bir etki bırakmamı sağlayan anlar yaşadım. Bu anıları, arkadaşlıkları ve deneyimleri anlatmak bu röportajın mümkün kıldığından çok daha fazla zaman gerektirir. Bu yüzden benim tavsiyem bir EFPSA etkinliğine giderek bunu bizzat deneyimlemeniz!

Katıldıktan sonra beklentilerinize göre nasıl bir deneyim elde ettiğinizi söyleyebilirsiniz?

Mehmet Çağlar Akyiğit: Daha önce de belirttiğim gibi ilk EFPSA etkinliğim değildi ve EFPSA’nın kendi etkinlikleri için koymuş olduğu standartları bildiğimden beklentim düşüktü diyemem. Elbette geliştirilebilecek bazı noktalar vardı ama hayatımın hiçbir anında kongreye katıldığım için pişman olmadım ve tam tersine EFPSA ve EFPSA Kongresi’nin bana kattıklarını düşündüğüm zaman hep iyi ki’lerim arasında yer alacaklar. 

Jurjen van den Berg:  Beklentimin çok ötesinde, hayatımı etkileyen bir deneyimdi.

Buradan etkinliğin potansiyel katılımcılarına bir şey söylemek ister misiniz?

Mehmet Çağlar Akyiğit: Kongrenin bilinmeyen özelliklerinden birisi ise bilimsel programla birlikte EFPSA çalışma ekiplerinin kongre sırasında seçilmesi. Katılımcı olmayı planlayan arkadaşlara tavsiyem kendilerine güvenmeleri ve ellerini taşın altına koymaları. EFPSA çalışma ekipleri hayatımın birçok noktasına dokundu. Hatta şu an yaptığım işe seçilmeme katkısının çok büyük olduğunu düşünüyorum. 

Jurjen van den Berg: Eğer bu röportajdan sonra etkinlik biraz olsun ilginizi çektiyse bu inanılmaz deneyimleri kazanabilmek için kendinize mutlaka fırsat verin! 

Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Mehmet Çağlar Akyiğit: Kendimi her zaman yazılıdan ziyade sözlü iletişim açısından yetenekli bir insan olarak görmüşümdür, bu sebeple her şeyi ilham verici bir şekilde aktaramamış olabilirim. Ancak emin olun EFPSA Kongresi “Anlatılmaz, yaşanır.” dediğimiz türde bir etkinlik, o yüzden bu fırsat ayağınıza gelirse tepmemeniz gerektiğini düşünüyorum. Aynı zamanda yapılandırılmış bir röportaj yaptığımızdan herkesin sorularına cevap verememiş olabilirim.

Jurjen van den Berg: Bir sonraki EFPSA Kongresi Hollanda’da gerçekleşecek! 🙂

Bu bilgilendirici ve keyifli röportaj için Mehmet Çağlar Akyiğit ve Jurjen van den Berg‘e teşekkür ederiz. Bir sonraki EFPSA kongresi 2021 Nisan ayında Hollanda’da gerçekleşecektir. EFPSA Hugs!

Hazırlayanlar: EFPSA Türkiye Ekibi – Aydın Kaan Şenel, Ceren Bayram

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.