Neler Oluyor Psikoloji Dünyasında?

Biz yine ülke olarak politika, düşmanlık ve birbirimizin kuyusunu kazmakla uğraşırken dünyanın bir yerlerinde insanlar harıl harıl araştırıyor efendim. Denecek çok şey var ama biz derdimize yanarken gelin dünyada psikoloji ve beyin araştırmaları namına neler oluyor bir göz gezdirelim. 2015 yılında yapılmış bazı araştırmalar şöyle;

  • Bilişsel İşlevlerimiz Her Yaşta Farklılık Gösteriyor.

“Her yaşın bir güzelliği var en güzel çağımdayım.” diyen araştırma 2015 yılında Hartshorne ve Germine tarafından “Bilişsel İşlevler Ne Zaman Zirve Yapar?” diye sorularak yapılmış. Araştırma ergenlik çağlarından 70li yaşlara kadar değişen 50.000 kişiyle yapılmış ve görülmüş ki aslında beyin işlevlerimiz her çağda farklı bir alanda zirve yapıyor. Mesela bilgi işleme hızı 18 civarında zirve yaparken kelime haznesi ile ilgili işlevler 70li yaşlara kadar sürekli artan bir gelişme gösterebiliyor. Gördüklerimizi hatırlamakla alakalı çalışan görsel hafıza 25 yaşında zirve yaparken genel anlamda kısa süreli hafıza 35 yaşına kadar gelişmeye devam ediyor. İlginç bulgulardan biri ise bizim en önemli bilişsel yeteneklerimizden olan “insanları okumak” yani karşımızdaki kişinin duygularını ya da niyetini kestirmekle alakalı yeteneğimiz 40larda en yüksek seviyeye ulaşıyor ve 60lara kadar en yüksek seviyede seyretmeye devam ediyor.

Yaşam Boyu Gelişim Psikolojisi ve Sürekli Gelişen Beyin Teorileri önem kazanıyor.

 

1

  • Alzheimer Belirtileri Sandığımızdan Çok Daha Erken Görülüyor.

Neurology dergisinde yayınlanan bir makaleye göre Alzhe
imer’ın belirtileri 18 yıl öncesinden tespit edilebilir. Araştırmada Alzheimer ve demans tanısı almamış ortalama 65 yaşında 2.125 katılımcıya 18 yıl kadar her 3 senede bir zihinsel yetenek ve hafıza testleri uygulandı. Araştırma sonunda katılımcıların %21i Alzheimer tanısı aldı. İlginç olan nokta ise araştırmanın ilk testinde en düşük puana sahip katılımcıların diğerlerine oranla Alzheimer’a 10 kat daha yatkın olduğunun görülmesi.

Bir de ek olarak Science’da yayınlanan bir araştırmada beyinde
ki navigasyon ve hafıza ile ilişkilendirilen “entorhinal cortex” bölgesinin fMRI taramaları da hastalığın erken belirtilerini tanımlamak için kullanılıyor.


2

 

  • Yalnızlık Hem Akla Hem de Bedene Zararlı

2015 yılında yapılan iki çalışmada birden yalnızlığın zihinsel ve bedensel yıkımla yakından alakalı olduğu saptandı. 1998 ve 2010 yılları arasında sürdürülen araştırmada 8.300 yetişkine 12 yıl boyunca depresyon, yalnızlık, hafıza, bilişsel fonksiyonlar ve sosyal ağ durumu ile alakalı testler yapıldı. Katılımcıların %17si araştırmanın başında yalnız olduklarını belirtmişti ve bu grubun yarısında da klinik anlamda depresyon vardı. Araştırmanın sonunda başta yalnız olduğunu belirtenler diğerlerine göre %20 daha hızlı zihinsel çöküş yaşadılar. Ayrıca bu sonuç sosyoekonomik düzey farklı olsa da tutarlı.

Diğer araştırma biraz daha ilginç. “Algılanan Sosyal İzolasyonu” yüksek insanlar yüksek olmayanlara göre %14 daha erken ölüyor olabilir, araştırma hala sürüyor biz de merakla bekliyoruz.

Yani yalnızlık zarar ömre azizim.

3

 

 

  • Orta Yaştaki Amerikalılar Ölüyor ve Nedeni Bilinmiyor.

Ucuz gazete manşeti gibi oldu ama durum gerçekten böyle. Amerika’da özellikle 1999 ve 2013 yıllarında 45 ve 54 yaşları arasındaki tüm sebeplere bağlı ölüm oranları korkutucu derecede artış göstermiş. İlginç olan şimdilik saptanmış bir ortak nokta bulunamamış olması ve durumun sadece ABD’ye özgü olması. Diğer ülkelerin verilerinde böyle kayda değer bir durum yok. Veriler incelenmeye devam ediyor, genel anlamda şühelenilen şey alkol, madde kullanımı ve intiharın yaygınlaşması. Bakalım neden özellikle bu aralıktaki ölümlerde ciddi bir artış var.

4

  • Online Kalmaya Devam Ettikçe Depresyon Oranınız Artacak

Zaten hepimiz konuşuyoruz bu durumu sosyal medya mutsuz ediyor diye ama işte araştırması da geldi; 2015te “Journal of Social and Clinical Psychology” dergisinde yayınlanan bir araştırmada 180 katılımcıyla çalışılmış. Sonuçlara göre her iki cinsiyet için de Facebook’ta harcanan zamanla depresyon belirtileri arasında bir ilişki var. Nedenine gelince aslında hepimizin yaşadığı bir durumu basitçe açıklarsak; İnsanlar Facebook’a hayatlarının hep en güzel anlarını paylaşıyorlar ve bu paylaşımlar da arkadaş listenizin de kabarıklığına göre artınca kendinizi onlarla kıyaslıyorsunuz ve “Ulan ne hayatlar var bea, hayat onlara güzel.” deyip mutsuz oluyorsunuz.

5

 

Benim dikkatimi çeken araştırmalardan bazıları böyle. Akıl Defterim Ekibi olarak sizleri psikoloji dünyasından daha fazla haberdar etmek için araştırmalarımıza devam ediyoruz.

Sağlıcakla ve APA’yla kalın.

YAZAR: Mehmet YURTÇU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.