Mart Ayı Önerileri: “Uyanış”

Merhaba Sevgili Okur!

Birlikte koca bir kış mevsimini geride bıraktık, baharın kapısını araladık. Havalar tam

ısınmaz bu ayda, kazma kürek yaktırmaya devam eder fakat doğa bir uyanış halindedir.

Kuşlar cıvıldamaya başlar yeniden. Çimenler yeşerir, ağaçlar minik çiçekleriyle görsel bir

şölen sunar dört bir yana. İşte doğanın yeniden uyanışa geçtiği mart ayında ben de sizler için

uyanış temasını hayatın farklı alanlarında ele alan öneriler hazırladım. Dilerim önerilerim

kalbinize dokunabilir. Şimdiden teşekkür ediyor, keyifli okumalar diliyorum.

Oku: Kate Chopin/Uyanış

Baş karakterimiz Edna Pontellier, dışarıdan mutlu bir evliliğin içinde gözükse de

toplumun kendisinden beklediği “iyi eş” ve “fedakâr anne” rollerinden sıkılmış bir kadındır.

Kitabımız Grand Isle adlı tatil beldesinde denizde yüzmeyi ilk öğrendiği o anla birlikte arzu

ve düşüncelerinin farkına varan Edna’nın uyanışını, kendini bulma hikâyesini anlatır. Tatil

dönüşü eski hayatına dönemeyeceğini anlayan Edna toplumsal rollerini adım adım terk

etmeye başlar. Fakat bu o kadar da kolay olmayacaktır. Bir kadının özgürlüğü ile toplumsal

beklentiler arasındaki o ince çizgide cesaret gerektiren yolculuğu pek çok kadının hikâyesine

dokunur. Umarım bir gün bütün kadınlar kendi hayatında söz sahibi olma ve özgürce var olma

hakkına sahip olur. Kadınlar günümüz kutlu olsun!

Dinle: Farkındayım/Sezen Aksu

“O kadar yandı ki canım, sonunda karşıdan baktım

Ne göreyim, kendime yıldızlardan daha uzaktım.”

Yazıma şarkıda geçen bu sözlerle başlamak istedim. Çünkü öyle şeyler yaşarsınız ki

bazen kendinize yıldızlardan bile uzak hissedersiniz. Tanıyamazsınız kendinizi, kontrol

edemezsiniz olan biteni. Ve bir an gelir, her şeyin farkına vardığınız o an… İşte o andan

itibaren daha güçlü kalkarsınız ayağa. Adeta bir uyanışa geçersiniz ve içinizdeki çocukla

yüzleşirsiniz. Kendinizden kaçmayı bırakıp iyileştirmeye çabalarsınız. Çünkü insan ancak

fark ettiğini iyileştirebilir. Bu yüzden her uyanış biraz cesaret ister.“Bu kızı yeniden büyütmeliyim

Kor ateşlerde yürütmeliyim

Değirmenlerde öğütmeliyim

Farkındayım, farkındayım

Kazanmalı, kaybetmeliyim

Aşk uğruna harp etmeliyim

Bu kızı yeniden büyütmeliyim

Farkındayım, farkındayım…”

İzle: Soul/Pete Docter

İzlediğim anda çok etkilendiğim bir animasyon filmiyle geldim size. Joe Gardner,

hayatını caz piyanisti olmaya adamış bir müzik öğretmenidir. Tam hayalindeki sahne işini

kapmışken bir kaza sonucu hayatını kaybeder ve ruhu, ruhların kişiliklerini ve tutkularını

kazandığı yere düşer. Burada tekrar yaşama dönmeye çalışırken, “kıvılcımını” bulmak

istemeyen 22 numara ile tanışır. Sonunda dünyaya döndüklerinde Joe’nun ruhu bir kedinin

bedenine, 22 numaranın ruhu ise Joe’nun bedenine girer. İşlerin oldukça karıştığı bu noktada

ikilinin maceralarını ve kendilerini keşfedişlerini izlemek sizin de içinizdeki “kıvılcımı”

bulmanıza yardımcı olacaktır!

Düşün: Primavera/Sandro Botticelli

Tam da mart ayını simgeleyen bir tablo Primavera. Asıl ismi Alessandro di Mariano

Filipepi olan Sandro Botticelli tarafından resmedilen tablo, Rönesans döneminin en ünlü sanat

eserlerinden biridir. Bu tabloda baharın gelişi sadece mevsim olarak değil aynı zamanda içsel

bir yenilenmeyi de simgeler. Tablonun ortasında İtalyan mitolojisinde baharın sembolü ve aşk

tanrıçası olan Venüs yer alır. En solda baharın müjdecisi Hermes, onun yanında baharın

gelişini kutlayan Üç Güzeller yer almaktadır. Sağ tarafta ise Bahar tanrıçası Flora onun

yanında ise rüzgâr tanrısı Zephyr ve aşk tanrıçası Cloris uçar. Doğanın uyanışını anlatan bu

tablonun daha detaylı hikayesini okumanızı kesinlikle tavsiye ederim.Hisset: Enis Behiç Koryürek/Çanakkale Şehitliğinde

Önerilerimin sonuna geldiğimizde 18 Mart Çanakkale Zaferi’ne de değinmek istedim.

Çünkü uyanış bazen bireysel değil, ortak bir hafızada gerçekleşir. Çanakkale ve bunun gibi

daha nice zaferler de bize bunu hatırlatır. Bu şiir de bizlere yalnızca kaybı ve hüznü değil bir

milletin yeniden dirilişini anlatır. Bu yönüyle Çanakkale, geçmişte kalmış bir hatıradan çok

daha fazlasıdır. Bugün yaşadığımız hayatın hangi fedakârlıklarla elde edildiğini hatırlatır.

“Ey şimdi sevgili ailesinden,

Ey şimdi gençliğin her hevesinden,

Ayrılıp bayrağa kavuşan erler!

Ah, o bayrak için ölen neferler!

Sizler ki bilinmez isimleriniz,

Bu taşsız mezarlar değil yeriniz;

“Türklüğün târihi” türbeniz sizin,

Kandili “hilâl”dir bu türbenizin.”

Yazar: Zeynep Selin Giresunlu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.