( Bu yazının okunma süresi yaklaşık 3 dakikadır.)
Sevdiğiniz insanla bir şey yapmanın keyfi her zaman bir başkadır. Yaptığınız işten daha
çok zevk alır, o işi yaparken daha mutlu olursunuz. Yaptığınız şey en sevmediğiniz şey olsa
bile, onunla olduğunuz için bazen hiç bitmesin istersiniz.
Bazı şeyler o kişiyle anlam kazanır; zaten anlamlı olanlar bile daha da anlamlanır. Onun
yanında yaşadığınız her duygu çok daha derin, çok daha farklıdır. Yaptığınız her şey ayrı bir
deneyime dönüşür.
Yaşamak daha güzel hissettirir. Onunlayken zaman başka akar. Dakikalar hızlanır ama
anılar ağırlaşır; küçük anlar bile zihninizde yer eder. Sessizlik bile rahatsız etmez, çünkü o
sessizlikte bile bir bağ vardır. Konuşmadan anlaşmak, bakışlarla gülmek, aynı anda aynı şeye
sevinmek… Bunların hepsi hayatı sıradanlıktan çıkarır.
Onun yanında kendin olmaktan korkmazsın. Olduğun hâlin yeterli olduğunu hissedersin.
Eksiklerin göze batmaz, fazlalıkların yük olmaz. Gülüşün daha gerçek, yorgunluğun daha
katlanılabilir olur. Hayat, tek başına taşınması zor bir yük olmaktan çıkar; paylaşıldıkça
hafifler.
Yanında olmasa da olur bazen. Hayatındaki varlığı bile seni gülümsetmeye yeter.
Mutsuzsan onu düşünmek mutsuzluğunu hafifletir; mutluysan onu düşünmek mutluluğuna
mutluluk katar.
İşte bu yüzden garip gelir bazen tüm bunlar. Sadece birkaç gün, hafta ya da ay öncesine
kadar sana yabancı olan o insan, şimdi sana eşsiz hissettiriyordur.
Ve insan burada durup düşünür: Nasıl olur da bir yabancı, bu kadar kısa bir sürede ruhunun
en tanıdık yerine yerleşir? Sesini duymadan bile varlığını hissedersin artık. Kalabalıkta yalnız
değilsindir, yalnızken bile tek başına kalmazsın çünkü o; sadece yanında olduğunda değil,
aklından geçtiğinde ve hatıralara karıştığında da seninledir.
Bazen bir cümlesi yeter, bazen sadece adını duymak… İçinde düğümlenen şeyler çözülür,
kalbin sakinleşir. Hayat hâlâ zor olabilir, dünya hâlâ aynı dünyadır ama sen değişmişsindir.
Daha cesur, daha yumuşak, daha umutlu… Çünkü biri sana, farkında olmadan, yaşamanın
başka bir hâlini öğretmiştir.Belki de en tuhafı şudur: Onunla ilgili hayaller kurarken gelecek korkutucu gelmez. “Ya
olursa”lar yerini, “olsa ne güzel olur”lara bırakır. Küçük planlar bile büyük mutluluklara
dönüşür çünkü artık mesele ne yaşadığın değil, kiminle yaşadığındır.
İnsan tam da burada anlar. Sevgi, gürültülü bir şey değildir. Sessizce yerleşir kalbine,
hayatının her köşesine dokunur. Ve bir gün durup fark edersin: Hayat aynı hayat olsa da sen
artık eskisi gibi hissetmiyorsundur. Çünkü sevdiğin biri vardır ve bu, her şeyi başka bir renge
boyamaya yeter.
Belki de bu yüzden, onunla yaşanan her an bir iz bırakır. Geriye dönüp baktığında
hatırladığın şey yapılan iş değil, hissettiğin duygudur çünkü sevdiğin insanla geçirilen zaman
sadece zaman değildir; yaşadığını hatırlatan, varlığını anlamlı kılan bir şeydir.
Yazar: Merve Coşkun