Uykusuz Harflerin Odası

''Birlikte var olurlardı ya harfler, bir bilince sahip olmazlardı yine. Yalnızca araçtı onlar gönülden gönüle, zihinden zihne, bellekten belleğe. İşkence ederlerdi etmesine, bulutların üstünde hissettirirlerdi hissettirmesine, onlara atanmış bir görevdi bu yalnızca.''

(Bu yazının okunma süresi yaklaşık olarak 2  dakika sürmektedir.)

Gecelerden herhangi biri, günlerden herhangi bir gün, takvimden herhangi bir yapraktı uykusuz harflerin buluşma vakti yine. Yine aynı yerde buluşmuşlar, tamamen başka bir zihnin içinde birleşmişlerdi bir kez daha; yine biri diğerinin ellerinden, başkasının eteğinden tutmuş, birbirlerine sarılmış, birbirlerini dansa kaldırmışlardı bir başka zihinde. Kim olduğunun önemi yoktu, hiçbir zaman olmamıştı onlar için. Belki biraz eğlence arıyorlardı yine. Onarmak, bilmek, işkence etmekti belki amaçları. Kendileri de bilmiyorlardı yine. Tek başlarına bir anlam ifade etmezdi zira harfler. Onlar sadece birlikte var olurlar, birlikte zuhur ederlerdi insanların zihnine. Bazen uyurken ziyaret ederlerdi zihinleri. Gün ışığı vurmayınca açığa çıkardı en nihayetinde insanların gerçek benliği. Rüyalarını süslerlerdi bazen, bazen uykusuz bırakırlardı o günün en sahibini. Gün ışığında uğrar, dolanırlardı bazen her bir köşeyi ve hayretle izlerlerdi dudaklardan nasıl bu kadar fütursuzca döküldüklerini ya da gözleri açık bir hayalin üstüne sürüklerlerdi ev sahiplerini. 

Birlikte var olurlardı ya harfler, bir bilince sahip olmazlardı yine. Yalnızca araçtı onlar gönülden gönüle, zihinden zihne, bellekten belleğe. İşkence ederlerdi etmesine, bulutların üstünde hissettirirlerdi hissettirmesine, onlara atanmış bir görevdi bu yalnızca. Aniden gelirdi görev, aniden gider, karanlığa bırakırdı kendini. Aniden kapanırdı oda ve sessizlik hakim olurdu zihnin köşelerine, aniden kapanırdı dudaklar. Hiç var olmamış gibi aniden kapanırdı odanın kapıları. 

Kapandı sanılırdı veya sessizlik bir yanılgıydı yalnızca. Harfler köşelere saklanırlar, ufak hareketlerde ifşa ederlerdi kendilerini. Yazılmayanlar ağırlaştı, söylenmeyenler susturuldu, düşünülmeyenler bilinçaltının köşelerine fırlatıldı; o oda kapatıldı ancak karanlık kapının hemen arkasında baki kaldı. 

                                                                                                          Pınar Yaman

https://pin.it/6T2IScsft

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.