Boketto

Huzur bu kadar uzakta mı gerçekten? Evime 2500 kilometre kadar uzakta mı?

(Bu yazının okunma süresi yaklaşık olarak 3 dakika sürmektedir.)

Bu yazı huzurunu bir nefes ötesinde arayan herkese ithaf edilmiştir. 

Yerlerden Como, İtalya. Yıl 2018, günlerden Pazartesi. Güneşin kayboluşunun havada oluşturduğu sarı ve mavi karışıklığa dalmış gözüm. Hafifçe esen rüzgârın yüzüme çarpmasına izin veriyorum. Bankta, yanımda oturmuş büyük adam telefonuyla uğraşıyor. Beyaz bir pantolon ve keten bir gömlek giymiş. Yolculuk yormuş onu, gözlerinin içindeki kırmızı damarların belirginleşmesinden anlıyorum. 

Tekrardan çeviriyorum kafamı ve gölün durgunluğunu izliyorum. O anda fark ediyorum ne kadar huzurlu olduğumu. 

Ama bu huzurlu hissedişim daha büyük bir huzursuzluk hissini getiriyor yanında. Neden, diyorum, bu kadar huzurluyum? Evimden 2500 kilometre uzaktayım ve huzurlu hissediyorum. Huzur bu kadar uzakta mı gerçekten? Evime 2500 kilometre kadar uzakta mı? Galiba öyle.

Bu sefer daha büyük bir sıkıntı giriyor içime. Kendimi kötü hissediyorum, gözlerim doluyor. Büyük adam telefonundan kafasını kaldırıp etrafa bakınca fark ediyor beni. 

“İyi misin?”

 Yüzümü görmesin diye kafamı ondan diğer tarafa çeviriyorum. “Evet, neden sordun?”

“Durgunlaştın, sevmedin mi burayı?”

“Hayır, hayır çok güzel. Sadece yolculuk yordu biraz ondan.” 

Laf olsun diye sormuştu büyük adam, bunu öğrenmek için bile çok zaman geçirmiştim onunla birlikte. Cevabımdan sonra o kendi kafasının içine geri döndü, ben zaten oralarda geziyordum. 

Göle bakmaya geri döndüm. Ardından görüş alanıma yaşlı bir çift girdi. Birbirlerinin kollarına sıkı sıkı dolanmışlar, yavaş yavaş gölün kenarından yürüyorlardı. Her hareket ağır çekimde ilerliyor gibiydi. Bu yüzden yerimde oturup onları izlemek içimde ufak bir heyecan yaratmıştı. Yerimde duramıyorum. Kadının sarı saçları esen rüzgârdan gözlerinin önüne geliyordu. Kırışık suratı yüzüne gelen saçlarından dolayı daha çok kırışıyordu. Rahatsız olduğunu fark eden kocası onu durdurdu. Yavaşça saçlarını kulağının arkasına doğru itti ve gülümsedi. Kocasının gülümsemesini gören kadın da kırışık suratına bir gülümseme getirdi. 

“Fermiamo qui un pó? Sono stanca.”

“Stai bene?”

Anlamadığım bir konuşma geçti aralarından ve durdukları yerden bir süre ayrılmadılar. 

“Guardali!”

Yine anlamadığım bir şey söyledi adam sevinçli ve heyecanlı bir şekilde. Eliyle bir yeri gösteriyordu. Ben de onlarla beraber o tarafa baktım ama ağaçlar görüşümü engelliyordu. Tekrar önüme döndüm. Birbirlerine sarılışlarını ve yukarıda benim için belirsiz olan bir yere bakmalarını izledim. Tam onlar bu şekilde dururlarken gözlerimi kapattım, zihnimde bu anın fotoğrafını çektim. Ve aklımdaki fotoğraf albümünün orta sayfalarından birinin içine koydum.

Her fotoğrafı gözümün önüne getirişimde düşünüyorum. Huzur gerçekten 2500 kilometre ötede mi, yoksa bir nefes kadar uzakta mı? 

Aysima Nesrin Şahin

Görsel Kaynakçası: Görsel bana aittir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.