Hepinize merhabalar sevgili okurlar! Pandemi süresince tüm filmleri, dizileri ve kitapları izlediğinizi düşünüp, izleyecek veya okuyacak yeni bir şeyler bulamadığınızdan şikayetçiyseniz doğru yere geldiniz! Ekim ayının önerilerine başlamadan önce, sizlere belirtmek istediğim küçük şeyler olacak. Bunlardan en önemlisi ise, yazacağım her ayın önerileri bir ülkeye özel olacak. Ekim ayının ülkesi ise KÜBA. Diğer belirtmek istediğim konu ise, Kasım ayından sonraki bütün ayların ülkesini sizin seçecek olmanız… Yazının sonunda linki bulabilirsiniz. Keyifli okumalar diliyorum sizlere!
Kitap: Bir Kaçak Kölenin Biyografisi (Dram/Biyografik)

Yaşadığımız coğrafyaya göre dünyanın öbür ucunda kalan Küba ile kültürel olarak ne kadar farklı olursak olalım; özgürlüğün ve bağımsızlığın dünya üzerinde yaşayan her bir birey için vazgeçilmez olduğunu gösteren başyapıt, Latin-Amerikan edebiyatı için adeta bir ahenk taşıdır.
Kübalı ünlü yazar Miguel Barnet’in yenilikleriyle 1966 yılında yankı uyandırdığı Bir Kaçak Kölenin Biyografisi, ailesi Afrika’dan kölelik için Küba’ya göç ettirilmiş Estaban Montejo’nun hayatını konu almaktadır. Kitaba biraz daha ayrıntılı bakacak olursak, 220 sayfalık bu kitabın ilk 150 sayfası Estaban’ın anılarından oluşuyor. Bu 150 sayfanın içinde İspanya’nın sömürgesi altındaki Küba’da olan ırkçılığa ve köleliğe maruz kalan Estaban’ın, köle olarak şeker kamışı tarlalarında çalıştığı sırada özgürlüğü için firar edip, 10 yıl kadar dağ hayatı yaşayışını görüyoruz ilk olarak. Sonrasında 1886 yılında köleliğin kaldırılmasının ardından, bu sefer de ülkesinin özgürlüğü için her türlü boyun eğmeye karşı, kültürel ve etik direnişin sembolü oluşuna tanık oluyoruz. Anıların anlatımından sonra, 38 kelimelik bir “Terimler Sözlüğü” yer alıyor. Son olarak kitabın yazılış serüveni ile ilk tepkileri anlatan bölüm ve kitap hakkındaki eleştirilerin yer aldığı kısım var.
Kitap yazılırken nasıl bir anlatı kullanıldığına gelecek olursak, yazarımız Latin Amerikanların tabiriyle “Testimonio” yani “Tanıklık Anlatısı” kullanmış. Basit bir şekilde açıklamak gerekirse, yazarımız o sıra 103 yaşında olan Estaban Montejo’nun kendi ağzından hayatını dinler ve notlar alır. Kitabın içinde de Estaban’ın sözlerini kurgu katmadan düzenleyerek anlatması, “Tanıklık Anlatısı” örneğidir.
Keyifli okumalar diliyorum.
Film: Before Night Falls (Dram/LGBTQ+/Biyografik)

Julian Schnabel’in yönetmenlik yaptığı ikinci film olan Before Night Falls, taşrada büyümüş olan Reinaldo Arenas’ın çarpıcı hayatını konu almaktadır. Filmin ilk on dakikasında Reinaldo, onu şiire olan yeteneği yüzünden reddeden dedesine rağmen, hayallerinin peşinden koşmak için aile evinden firar ediyor. İlerleyen zamanlarda, hem yazar olması hem de eşcinsel olması sebebiyle fişlenerek hapse atılıp, hak etmediği halde işkenceye maruz kalıyor. Nasıl yaşadığı ve ne yazdığı bile umursanmadan devrim karşıtı ilan edilerek zulme uğramış Reinaldo, tüm risklere rağmen kalemini bırakmıyor.
Schnabel’in mükemmel iş çıkardığı noktalardan birisi, olayların akış hızı. Çocukluğunda ışık hızında geçen filmin, Reinaldo büyüdükçe ve yaşanılan olaylar ağırlaştıkça paralel bir şekilde yavaşlaması, seyirciyi hayran bırakıyor. Filmin akış hızına ekleme yapacak olursam, filmin ilk bir saati, yarım saat gibi hissettiriyor insana. Yönetmenin ustalığını konuşturduğu bir diğer konu ise sahne geçişleri. İzlerken bazen kendimizi bir anda geçmişin derinliklerinde kaybolmuş; bazense bir anda saatler, aylar, yıllar sonrasının içine savrulmuş buluyoruz. Filmin müzik seçimleri ise gönlümü fethetti. Olayların duygusal yüküne göre mükemmel bir eşleştirme yapılmış.
Film içerisinde iki tanıdık yüzle karşılaşıyoruz. Birincisi ve filmin başrolü Javier Bardem, film üzerinde doğal olarak en dikkat çekici oyunculuğu sergiledi ve bu muhteşem performansıyla, 2000 yılının “Oscar En İyi Erkek Oyuncu” ödülüne aday gösterildi. Diğer tanıdığımız yüz ise, Karayipler’in Johnny Depp’i. Kendisi filmde, birbirinden çok farklı iki karakteri canlandırmakta. İki karakterin de sahne süresi çok uzun olmasa da, akıllarda iz bıraktı. Tabii burada diğer oyuncuların emeğini yabana atmamak lazım, böyle yetenekli iki oyuncuya ayak uydurmak kolay olmasa gerek.
Keyifli seyirler diliyorum.
Müzik: Todos Estrellas 1987 (José Luis Cortés & German Velezco)- Recoge El Bulto y Vete Timmi Timba

Kitabın ve filmin ağırlığı üstüne ilaç gibi geleceğini düşündüğüm, dünya da eğlenmeyi en iyi bilen insanlardan çıkan bir müziği sizlere sunuyorum.
Müzik Linki: https://www.youtube.com/watch?v=I-taBqVaLDA
Keyifli dinlemeler.
Aralık ayında hangi ülkeyi görmek istersiniz? Aşağıdaki linkten oylayabilirsiniz.
Oylama Linki: https://forms.gle/V9MGwWEdrkgQVRsN9
Yazar: Emin Özbayrak