Mühendis Olsun Bizim Olsun
Herkese merhabalar.
Bu sefer ki yazımı içimde yatan Esra Erol ile birlikte yazmak istiyorum.
Malumunuz aşkın birçok çeşidi var ve bu illettin herhangi bir türüne kapılmayan yoktur diye tahmin ediyorum. Bkz: Sekiz defa evlenen Seda Sayan’ın sunduğu evlilik programında birbirine elektrik şoku gönderen çiftler. Bkz: Bir hafta öncesinde dolmuştayken parasını şoföre uzattığı için yıldırım aşkıyla yamulup, bir yıl boyunca karşılaşma ümidiyle aynı dolmuşun prangalarını eskiten delikanlılarımız.
Daha makul bir şekilde içerisinde ki kelebekleri uçurmak, kollarında ki ördekleri beslemek isteyenler yok mu? Var tabikide.
Aynı amfide iki sıra önde sağ çaprazda oturan BERKECAN!
Tehlike asıl şimdi başlıyor. Hele ki bu berkecanımız edebiyat ya da sanat ile ilgili bir bölümde okuyorsa kollarda gezen o kelebekler tekrar tırtıl olmanın yollarını ararken ördeklerimiz okyanusun en derin noktasına dalmaya çalışacaktır.
İçinizde susmasını durduramadığınız bıldırcın iyi de neden? diye soruyorsa büyük ihtimalle o bıldırcın ağzının payını hiç almamış demektir.
Aslında o da şaşırmakta haksız değildir. Aşk ve gurur izlerken etrafa saçılan sümüklü mendillerle büyüyen bıldırcın için iki müzisyenin, iki şairin, iki heykeltıraşın evliliği ne kadar kötü olabilirdi ki?
Camille Claudel kadar.
Bilenleriniz vardır. Ünlü heykeltıraş Claudel.
17 yaşındayken babasının desteğiyle sanat okuluna yazılıyor. Sanat okulunda 41 yaşında olan Rodin’e aşık oluyor. Rodin o zamanlar başka bir kadınla evli.(Bu kısımdan sonrası ise tam bir aşure tarifi.)
Claudel çok yetenekli bir heykeltıraştır ve bu özelliğiyle Rodin’i kendisine aşık eder. Rodin ve Claudel aşk yaşarlarken bir yandan da sanatlarını yaparlar. Fakat Claudelin eserleri Rodinin eserlerinin önüne geçer. (Söylentilere göre Rodi’nin eserlerini Claudel yapmıştır.)Rodin Bir süre sonra bundan oldukça rahatsız olur ve tıpış tıpış sofrasından tarhanasını eksik etmeyen eski karısına geri döner. Claudel terkedilmenin ardından kendisini daha çok sanata verir.Rodin bu sorundan kurtulmak için Claudel’i reddeden annesi ile birlikte kızı akıl hastanesine kapatırlar. Otuz yıl boyunca burada kalan Claudel akıl hastanesin de Rodin! Capitalist! Ünlemesini literatürümüze katarak ölür.
Margaret Keane kadar.
Margaret Keane evli bir çocuk sahibi bir ressamdır. Ancak evliliğinde pek mutlu değildir. Aynı kaderi paylaştığı Walter Keane de evli bir çocuk sahibidir. O da Margaret gibi mutsuzdur. İkisinin de evlilikleri bir süre sonra biter ve San Diego sokaklarında kaderin cilvesi eşliğinde karşılaşıp büyük bir aşk ile evlenirler. İkisi de kendi sanatlarını icra ederler. Margaret büyük gözlü çocuk resmi çizerken, Walter marangoz işleriyle ilgilenir. Walter eşinin çizdiği tablolardan son derece etkilenir ve bunun reklamını yapmak ister. Ancak o dönemde bir kadının eserlerinin çok ilgi görmeyeceğini düşünerek tabloları kendi yapmış gibi sahiplenir. Margaret ise beyim ne derse o ruh haline bürünerek çizerde çizer. Tablolar herkes tarafından çok beğenilir. Walter buna kendisini iyice kaptırınca Margaret dayanamamış. Sonra başlamış itiş kakış vay efendim sen çizdin, yok efendim ben karaladım. İş mahkemeye varıp hakimin zekisine denk gelmişler. Hakim on beşer dakika süre vererek ‘’ikinizde çizin!’’ demiş. Margaret bütün hünerlerini ortaya koyarak büyük gözlü bir çocuk çizmiş. Walter’ın ise bir anda kolu sakatlanmış. Bu oyuna gelmeyen hakim Margaret’i haklı bularak, hakettiği başarısını geri vermiş.
Ve son olarak Eleanor Marx kadar.
Eleanor Karl Marx’ın en küçük kızıdır. Babasının anlattığı hikayelerden o kadar etkilenmiş ki kendisini edebiyat dünyasının içerisin de bulmuş. Hiç okula gitmediği halde Fransızcadan tercümeler yapmış. Ancak bu başarısının yanında bir de kurtulamadığı ve dönemin popüler hastalığı olan anoreksiyaya yakalanmış. Birine kızdığı zaman günlerce yemek yemeyecek kadar da nazlı bir kızmış. Bu naz ise Edward Aveling üzerinde etkili olacak ki birbirlerine aşık olmuşlar ve evlilik dışı ilişki yaşamaya başlamışlar. Eleanor’un sevgisi daha ağır basmış ve bir süre sonra bu sevgiden sıkılan Aveling ilgisini başka kadınlara çevirmiş. Eleanor’a haber vermeden başka bir kadınla evlenmiş. Eleanor’un bunu öğrenmesi ise çok uzun zaman almamış tabiki de. Ağır bir depresyona girmiş. Aveling ise kendisini kötü hissederek Eleanor’a çok zekice bir fikir vermiş’’ Beraber intihar edelim! Kaçalım bu dünyadan! ‘’ demiş. (Belki de hurilere kavuşmak istiyordu? )
Eleanor o kadar aşıktı ki, kabul etmiş hemen. İlk önce o sonra da sevgilisi Aveling ,hidrojen siyanürünü içerek başka bir dünya da kavuşacaklardı. Eleanor hiç düşünmeden içti. Peki ya Aveling ?
Hiç sanmıyorum.
Tamam kabul edelim bizim Berkecan bunlar kadar acımasız olmaz. En azından Hidrojen siyanürü akıl edebileceğini sanmıyorum. Fakat örnekleri iyice göz önünde bulundurursak, sanatçı koca çokta iyi bir fikir olmasa gerek.
Hala sanatçı bir koca istemekte kararlı mısınız ?
Yoksaa ‘’ne sanatçısı canım, mühendis olsun hem fırın falan tamir ettiririz.’’seçeneğini değerlendirmeye aldınız mı ?
YAZAR: Aybüke YILDIRAN
TPÖÇG Blog Yazarı | Başkent Üniversitesi Psikoloji Öğrencisi





