Stres Nedir/Ne Değildir?

Stres kavramı gündelik hayatımızda büyük bir yer kapladığından dolayı stres dendiğinde hepimizin zihninde az ya da çok bir şeyler canlanıyor. Peki bu canlanan düşüncelerin çoğunun eksik veya yanlış olduğunu söylesem ne düşünürdünüz?

Gündelik hayatta bu kadar çok kullanım alanına sahip olup bu kadar ‘yanlış kullanılan’ bir kavrama rastlamak kolay değildir. Bu kavramın yozlaşmasının önemli bir sebebi insan vücudunu doğrudan etkileyen bir “Hormonal olay” olmasıdır. İnsan hastalıklarının sebebi ve çözümlerinde doğrudan veya dolaylı bir rol oynaması stres kavramının halkın yoğun kullanımına girmesine ve sonuç olarak yozlaşmasına sebep olmuştur. Bunlara rağmen insanların genel kanısının aksine her olayı stresle bağdaştırmak doğru değildir. Hatta size ilginç gelecek bir bilgi daha, stres yönetildiği zaman yararlıdır!

stres-sebepleri

“Bu kadar anlattın söyle o zaman ne olduğunu da öğrenelim” diyorsunuz, haklısınız. Stres aslında dış ortamdan gelen uyaranlara vücudun verdiği tepkidir. Örnek verelim: Üniversite sınavına hazırlanıyorsunuz, çalışsanız da çalışmasanız da size her gün “hayatınızın sınavı” olduğu velileriniz, öğretmenleriniz ve arkadaşlarınız tarafından hatırlatılıyor. Hatta bütün seneye yaymaya gerek yok, YGS’ye girmeden önceki geceler içinize oturmuş olan o yumru var ya? Hah işte o stres. Daha doğrusu stresin bir sonucu. Denklemi kuralım:

Dış uyaran: Üniversite sınavı
Tepki: İçinize oturmuş yumru

Gördüğünüz gibi stres düşünüldüğü kadar soyut değil. Bunun sebebi stresin başlarda söylediğim gibi hormonal bir olay olmasıdır.

  • Fight or Flight (Kaç ya da Savaş)

Walter Cannon’ın ortaya attığı bir görüştür. Dıştan gelen tehdit ‘stres hormonu’ olarak adlandırılan ‘kortizol’ hormonunun salgılanmasına neden olur. Kortizol kan basıncını artırır, sindirim sistemine ve cinsel sisteme sağlanan kan akışını yavaşlatır, kaslarımıza normalden fazla kan pompalanmasını sağlar, vücuda kısa vadede kullanması için enerji sağlar. Dış tehdit geçtiğinde ise parasempatik sistem devreye girer ve vücudumuz normale döner. Ani gelen fiziksel tehditler için güzel bir sistem değil mi? Normalde yapamayacağınızı düşündüğünüz fiziksel aktiviteleri tehlikede olduğunuz bir anda yapmanızı sağlayan mükemmel bir sisteme sahipsiniz.

  • Kaç ya da Savaş Nasıl Oluştu?

İnsan ırkının varlığının tahminimizden çok daha eskiye dayandığını söylesem şaşırır mısınız? Şu ana kadar fosili bulunan insan atalarının arasından en eskisi “Toumai’nin” günümüzden ‘yedi milyon yıl’ önce yaşamış olduğu bilim çevreleri tarafından bize aktarılıyor. “Ne güzel stresten bahsediyordun, buralara nerden geldin güzel kardeşim” diyenler biraz sabırlı olsun, açıklayacağım. Dediğim gibi, yedi milyon yıl, dile kolay! İsa’nın doğumundan geçen iki bin yıldan beridir insan ırkının nasıl değiştiğini düşünürsek, yedi milyon yılın öneminin farkına varabiliriz. İnsan vücudu bulunduğu dış çevreye ve bu çevrenin koşullarına göre kendini sürekli yeniler. İşe yarayan genlerini baskın hale getirir, işe yaramayanları ise baskılar. Bu adapte olma olayı çok uzun bir zaman diliminde gerçekleşir. Bu bilgiyi de cebimize atıp devam edelim.

Eski çağlarda stres hormonu salgılamamıza sebep olan olayları bir düşünelim. Su ve besin kaynaklarından yararlanmak için vahşi hayvanlarla mücadele etmek veya onlardan kaçmak zorundasınız. Sizden daha güçlü canlılar için her an tetikte olmalısınız vs. Maden çağına kadar (M.Ö 5000) kendini az çok savunsa da etkin bir şekilde koruyamayan insan, kaçmak veya savaşmak için bu ‘Kaç ya da Savaş’ tepkisini (Toumai’ye göre yorum yapıyorum.) yedi milyon yıl boyunca geliştirmiş ve elbette sanayileşmeyle beraber gelişmeye başlayan ‘tamamen korunaklı şehir yaşamı’ kavramına ayak uyduramamıştır. Denklem basit, siz yedi milyon yıl boyunca bir sistem geliştirmişsiniz, iki yüz yılda içinizden söküp atamazsınız.

  • Sembolik Stres Nedir? Neden Zararlıdır?

İşte doktorların sürekli kaçınmamızı istediği, zararlı olan stres çeşidi, ‘sembolik stres’ Sembolik stres, fiziksel olarak tehlikede olmamamıza rağmen bize kortizol salgılatan stres çeşididir. Örnek verelim: vize ve finallerinizde kötü not alma korkusu, işinizde karşılaştığınız problemler, istediğinizden daha az bir maaşınızın olması, sevgilinizle yaşadığınız bir tartışma… Kortizol, bizi fiziksel tehditlere karşı korur ama milyon yıllardır beynimizin tehdit olarak algıladığı her durumda kortizol salgılandığı için beyin bunun ayrımını yapamaz. Yani beyin sana diyor ki “Kardeşim sen ister sevgilinden ayrıl ister aslanlarla boğuş ben aynı hormonu salgılayacağım” Temel sorun budur. Geçmişte yaşadığımız strese yol açan sorunlarla şimdikilerin arasında dağlar kadar fark olmasıdır. Salgılanan kortizol fiziksel bir etkinlik yapmadığınızda vücuda zarar verir. Kısa vadede kulunç oluşumlarına ve uykusuzluğa, beslenmede düzensizliğe; uzun vadede bağışıklık sisteminin ağır zarar almasına (dolaylı olarak birçok hastalığa) hatta kadınlarda kısırlığa bile yol açabilir.

yoga-ve-stres

  • Stresin Kötü Etkilerini Nasıl Azaltırız?

Günlük hayatımızda ister istemez stres hormonunu salgılıyoruz. Bunun sonucunda yukarıda bahsettiğim kötü etkilerin bir kısmının sizde de olması çok doğal bir şey. Üzerine basa basa anlattığım gibi, stres hormonu fiziksel aktivite yapılmadığında bize zarar veriyor. Spor yaparak etkileri azaltmaya başlayabiliriz. Dikkatli bakarsak düzenli olarak spor yapan insanların daha mutlu ve günlük hayattaki sorunlarla daha etkin başa çıkabildiğini gözlemleyebiliriz. Uzun vadeli çözüm olarak ise beynimizi eğitmemiz gerektiğini söyleyebilirim. Sembolik stres altına girdiğimiz durumlarla minimum zarar alarak mücadele etmemizi sağlayan metotlar mevcut. Bu metotları öğrenmek için profesyonellerden destek almak sizi çözüme ulaştırır.

Stressiz yaşamayın, stresi yerinde yaşayın.

YAZAR: Berkay ÇAKMAK

Berkay Çakmak

TPÖÇG Blog Yazarı | Başkent Üniversitesi Psikoloji Öğrencisi

Stres Nedir/Ne Değildir?” için bir yorum

  • 10 Ocak 2019 tarihinde, saat 11:48
    Permalink

    Üniversite öğrencisiyim. Bazen hocalar belirli bir konu hakkında başlık verip o konu hakkında sunum yapmamızı istiyor. Neden bilmiyorum ama benim sunumlarda elim ayağım titriyor, stresden ölüyorum resmen. Normalde öyle çekingen biri değilim. Sanırım bir topluluğa karşı konuşmamdan kaynaklanıyor. Ne yaptıysam bu sorunu çözemedim.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir