Kendime Not

“Bu yazının okunması yaklaşık 3 dakika sürmektedir.”

Bu ay diğer aylardan biraz daha farklı. Benliğimde yeniden doğuş ve arınma kavramlarıyla ilişkilendirdiğim ocak ayında kendim için almış olduğum notları sizlerle de paylaşmak istedim. Belki siz de kendiniz için defterinizin bir köşesine ya da bilgisayarınızın bir dosyasına notlar alırsınız. Geçmişe, şimdiye ve geleceğe dair. 

365 sayfalık tertemiz bir defterin ilk yaprağındayım, yaprağındayız. Bu defter; seçimlerimle, sevdiklerimle, sevmediklerimle, hedeflerimle, hüzünlerim ve kahkahalarımın izleriyle dolup taşacak. Seçimlerimde her zaman doğruyu bulamayacağım, yanlışlarım da olacak ama yanlışlarım asla doğrularımı götürmeyecek. Her yanlış, doğruya bir adım daha yaklaştıracak beni istisnasız. Her yıl bir şeyler katar insana, benim yaşantıma da birçok şey kattı geçtiğimiz 365 gün. Saatler saatleri, günler günleri ardı sıra kovalarken biraz daha büyüyor olmamız gün gibi apaçık ama ısrarla gözlerimizi uzak tutuyoruz bu gerçeklikten. Büyüdükçe ve olgunlaştıkça omuzlarımızdaki sorumluluklar artıyor, sessizce oturup olanı biteni izlediğimiz pencereler artıyor; farklı dünyaların bakış açılarına misafir oluyoruz. 

Hayatın olağan akışı bu ya kayıplarım da oldu aynı zamanda. Vermiş olduğum kayıplar beni daha bir olgunlaştırdı; kendimi, özümü arayışım da yolumu aydınlatan ışık; arayışımın en önemli parçası oldu. Kayıplar insana hep negatif bir durummuş gibi gözükse de farklı bir pencereden bakıldığında bir nebze de olsa pozitifliğe şahit olabilirsiniz, olabiliriz. Bu kayıplar sonucu hayatımızda oluşan boşluklar, çevremize farklı bir gözle bakabilme ihtimalini kazandıracak bizlere. Belki de yeni insanlarla birlikte dolacak olan o boşluğu bir daha asla fark edemeyeceğiz. Ya da büyüdüğümüz esnada misafir olduğumuz farklı dünyaların pencerelerinin benimseyicileri olacağız veyahut kendi dünyamıza uyarlayacağız pencereleri. Maviyken pembeye boyayacağız ya da siyahları aydınlığa kavuşturacağız. Kim bilir?

2019 yılında karşılık beklemeden sevmenin, sevdiğim bir işi yapmanın beni ne kadar çok mutlu ettiğine ve heyecanlandırdığına tanıklık ettim aynı zamanda. En ufak şeylerden mutlu olmayı, güneşin doğuş anının o eşsiz güzelliği karşısında büyülenmeyi, yolculuklar yapmayı, ayak basılmamış yerleri keşfetmeyi, hayranlıkla okuduğum kitapların baş rolünde kendimi hayal etmeyi, sevdiğim yemekleri sevdiklerimle yemeyi, çocuklar gibi eğlenmeyi ve sokakta gördüğüm her çocuğa gülümsemeyi, bağıra bağıra şarkı söylemeyi ve şu an aklıma gelmeyen fakat ömrümde yer eden birçok anı var 2019 yılına dair; beni mutluluğun doruklarına çıkartan anılar.

Hüzünlerimde sessiz kalmayı tercih edişim ama içten içe haykırışlarım oldu hiç kimsenin işitmediği. Her haykırışta biraz daha içime sindiğim ama en sonunda bir öncekinden daha dik kalktığım anlarım da oldu. Güçsüzlüklerimden güçlü olmayı, yaşamış olduğum kötü durumlardan ve hissettiğim olumsuzluklardan iyi şeyler çıkartabilmeyi ve her günün taze bir başlangıç olduğunu aklımdan hiç çıkartmadan yoluma kaldığım yerden devam etmeyi öğrendim ve bu öğrendiklerim biraz daha büyüdüğümün kanıtı oldu benim için. 

Bir yılı geride bırakmak bir yaşı da geride bırakmanın habercisi zannımca. Bir yaş daha büyüyecek olmanın getirdiği sorumlulukla birlikte hayat yolculuğuma devam ediyorum. Sevdiklerim, kayıplarım, hüzünlerim ve mutluluklarımla barışmış ve bütünleşmiş bir halde. 

Peki sizin hayat yolculuğunuzdan ne haber?

Yazar: Elif Ayça Ölmez

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.