Harabat Değil İzlerimdeki

“Mazinin elemi bile tatlıdır.” der Nazım Hikmet. Ne kadar da doğru. Biz köklerimizle karışıyoruz hayat döngüsüne. O kökler ayakta tutuyor çoğu vakit. Düşmek de var bu döngüde, tekrar bi’ nefes verip doğrulmakta. Elinden tutan nedir, ona bak sen!

Yakın zamanda, paylaşımlarını takip ettiğim ve yerinde bulduğum bir arkadaşım sosyal medya üzerinden bir paylaşımda bulundu. Unuttuklarımız üzerine bir paylaşım olarak yorumladım ben. Aslında siyasi de bir içeriğe sahipti bu yazı. Malum ülke gündemi karmaşık, çalkantılı ve bir hayli yorucu. Bunlardan bahsetmeyi belki ileri bir tarihe erteliyorum ama sadece sizi sıkmamak için değil aynı zamanda benim de hoşuma gitmeyen konular olduğu için. Son dönemde yaşadıklarımız, olayları yorumlama kısmına gelince ne kadar çok seçeneğe sahip olduğumuzu gösterdi bana. Tek yönlü değil sokaklarımız. Çıkmaza düşüyoruz çoğu zaman ama herkesin çıkmaza varan yolu öylesine farklı.

ne harâbî ne harâbâtîyim,
kökü mâzîde olan âtîyim.”

Bu sözler Yahya Kemal Beyatlı’dan.

Kime, ne zaman, ne için söylemiş araştırmanızı isterim çünkü karşınıza güzel bir “atışma” çıkacak. Fakat ben bu sözlerde odak noktamı çoktan belirledim.

Ati ne demek bilir misiniz? Ati; daha yaşanmamış, yaşanacak olan zaman olarak geçer sözlüklerde. Yahya Kemal köklerini maziden alarak gitmiş olsa gerek yaşanmamış günlere. Herkes gibi…

Bizler çoğu vakit bu hayat meydanında mücadelemizi verirken tuttuğumuz iplerin geride kalan parçalarına kıymet vermiyoruz. Mazi, geçmiş demek, eski zaman ya da unutulan… Köklerinizin derinliklerine iyice bir bakın, ne göreceksiniz? Sizden bir şeyler vardır muhakkak. Neden unutmak isteriz o halde bize ait olanı? Bilemiyorum…

Elimizden kayıp gidenlere çoğu zaman elimizde olduklarında verdiğimizden daha çok değer vermeyi uygun görürüz. Aslında bu hiç de küçümsenecek bir yaklaşım değil. Zira elimizden kayıp gitmesine rağmen değerinin farkına varamadıklarımız kapımıza yığın olmuşsa bu pekala bir meziyet dahi sayılabilir.

Atatürk’ün sevdiği bir eseri paylaşmak istedim sizlerle…

YAZAR: Seda CAN

 

Seda Can

TPÖÇG Blog Yazarı | Bilkent Üniversitesi Psikoloji Öğrencisi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.