Oku-İzle-Dinle #Kasım

TPÖÇG Blog; Kasım ayı kitap, film ve müzik önerilerini iftiharla sunar 🙂
Ayın kitap önerisi: Sekizinci Günah – Tomris Uyar

0000000189642-1-1Tomris Uyar, öyküyü “dünyayı anlatma, görme biçimine en uygun dal” olarak tanımlar. Kendisi Türk edebiyatında sadece öykü yazarak seçkin bir yer edinmiştir. Öykülerini yazmaktan çok silerek, eksilterek oluşturur. Çok sevdiği Çehov’un deyimiyle ‘az sözcükle çok şey anlatmak ustalığı’nın peşindedir. Öykülerinde her biri incelikle seçilmiş ayrıntıların, imgelerin peşindedir. İstanbul, bütün öykülerin merkezindedir. Taşrada, deniz kıyısında veya kasabalarda dolaşsalar bile öykü kişileri, içlerinde veya karşılarında bu şehirde yaşamış olma deneyimini bulur, onunla yüzleşir, onunla hesaplaşır. Öykülerinde İkinci Yeni şiirinin ‘imgesel vurucu gücü’nü peşinden koşar ama günümüzde öykücülüğünden çok İkinci Yeni şairleriyle yaşadığı ilişkiler konuşulmaktadır.

Benim için çok değerli bir kitap olan “Sekizinci Günah” ta 7 büyük günahtan yola çıkarak sekizinci günahın peşine düşer. İç içe geçmiş yaşamlardan oluşan 8 farklı öykü.. Ve Uyar, bu sekiz öyküyü yazarken kutsal bir kitap yazar gibi hem okuyucularına ulaşmayı hem de tam anlaşılmamayı istiyor. Öykünün içinde hep bir hayret içinde. Aşağıda olduğu gibi…

Biraz sonra, gün bütün fazlalıklarından arınıp çağdaş tirşe rengini bulduğunda sen girdin içeri. Geniş zamanda. Bir gün boyunca usulca hazırlanan, anı kollanan, gelip çatması beklenen, yine de beklenen anda geldiği için şaşırtıcılığı büsbütün artan bir doğaçlama gibi.

Sırtım kapıya dönüktü. Seni karşımdaki kadınların yüzlerindeki şaşkınlıktan okudum. Yıllar öncenin bir siyah-beyaz filminin bize damgasını vurmuş baş oyuncusuydun. Ama onun kırk yaşlarında kalmıştın. Şaşkınlık ondandı. Gerçekte, altmış yaşında olman gerekiyordu şimdi.

Hazırlayan: Büşra Duman


Ayın film önerisi: Being There (1979) (IMDb 8)

1111

Doğduğundan beri yaşadığı evden hiç ayrılmamış olan bahçıvan Şans, himayesinde yaşadığı yaşlı adamın ölmesi sonucu evden ayrılır. Hayata dair bildiği her şeyi televizyonlardan öğrenen ve dünyayı küçük bir bahçeden ibaret sanan Şans, birdenbire tüm dünyanın ilgi odağı haline gelecektir. Peki ama nasıl?

1979 ABD yapımı, politik komedi türündeki bu film; bizlere unuttuğumuz bazı değerleri hatırlatır nitelikte. Hayatı yakalamak amacıyla sabırsızlık ve ısrarcılığa kapılıp gittiğimiz bu günlerde, yönetmenliğini Hal Ashby’ nin yaptığı Being There hayatın rastlantılardan ibaret olduğunu konu ediniyor. Siz de Peter Sellers’in hayat verdiği Şans ile iki saatliğine de olsa “akışına bırak”manın sihrine kapılacak ve bazı sularda batmamanın yöntemini öğreneceksiniz.

Hazırlayan: Sena Ezgi Bezci


Ayın Müzik Listesi – Tema: Sonbahar
Bol bol okuyun, izleyin, dinleyin diye! 🙂
TPÖÇG Blog Ekibi

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.