Aralık Ayı Önerileri: “Yılbaşı”

Merhaba Sevgili Okur!

Bir yılın daha sonuna gelirken heyecanla ve umutla yeni bir yılın gelişini merak dolu bir şekilde bekliyoruz. Günleri geri saymaya başlamışken tüm bir sene boyunca yaşadığımız acı, tatlı her anıyı da yüreğimizde taşıyoruz. Dilerim ki, bu sene sizin için kendinizi geliştirdiğiniz, yeni bir şeyler öğrenmeye adım attığınız, hayallerinize birer birer ulaştığınız, en önemlisi de ne olursa olsun her zaman şükretmeyi ve mutlu olmayı unutmadığınız bir sene olsun. Tam da yılbaşı ruhunu hissetmeye başlamışken bu önerileri çok severek okuyacağınıza inanıyorum. Şimdiden keyifli okumalar!  

Oku: Noel’de Cinayet / Agatha Christie

 Kitabımız klasik bir polisiye romanı olup oldukça da sürükleyici bir anlatıma sahiptir. Agatha Christie’nin usta olduğu bu türdeki en iyi sayılabilecek kitaplarından biridir de aynı zamanda. Başkahramanımız bir dedektif olan Hercule Poirot’tur. Dedektif, zengin bir adam olan Simeon Lee’nin Noel arifesinde, karla kaplı bir malikanede öldürülmesiyle ilgili bir cinayet davasına bakmaya başlar. Malikanede bulunan aile üyeleri, hizmetliler ve misafirler arasındaki gerici atmosfer; okuyucuyu da meraklandırıp daha da istekli okumasını sağlar. Herkesin birbiriyle bir ilişkisi ve aynı zamanda da birbirlerine söylediği yalanlar vardır. Poirot, bu karmaşık ilişki ağında ipuçları birleştirerek cinayet failini bulmaya çalışır. Peki sizce bulabilecek mi ya da siz önceden tahmin edebilecek misiniz? Şimdiden bol şans!

Dinle: Famous Blue Raincoat / Leonard Cohen

Cohen’in 1971 yılında çıkan “Songs of Love and Hate” albümünde yer alan şarkı; bir aşk üçgeninden bahseden, ucu çok açık olan ve herkesçe farklı yorumlanan mektup tarzında yazılmış bir şarkıdır. L. Cohen, Jane ve meşhur mavi yağmurluğunu her sene aynı mevsimde giyen bilinmez adam arasında olan ilişkiden bahseder şarkı. Aşk, özlem, ihanet ve en sonunda affetmek gibi temaları oldukça net görürüz sözlerde. Hem melodisinden hem sözlerinden kışın başında ama yılın sonunda olduğumuzu hissettirir bize. Dinledikçe ve sözlerini anladıkça kesinlikle bayılacağınıza eminim. İyi dinlemeler!

           “Sabahın dördü, aralık sonu

           Sırf daha iyi olup olmadığını bilmek için yazıyorum.

                               

           Başka ne diyebilirim?

          Sanırım seni özledim, sanırım affettim seni.

İzle: Love Actually / Richard Curtis

2003 yapımlı bir romantik komedi olan ve tam da yılbaşı ruhunu yansıtan bir film. Noel’e birkaç hafta kala birbirinden bağımsız çiftlerin yolu Londra’ya düşer. 10 tane karakterimizin bambaşka olan aşk hayatları işlenir. Curtis, bu filmde tek bir aşk hikayesine odaklanmaktansa farklı karakterlerin gözünden aşkı deneyimleme fırsatı sunar. Bu da izleyici için aşkın hangi koşulda nasıl yaşanacağını görmek için bir fırsattır. Kiminin kalbi kırılacak kimiyse gerçek aşkı bulacak ama her zamanki gibi sonunda aşk kazanacak. Kaliteli oyuncu kadrosuyla mükemmel oyunculuklar sergilenmiş bu tatlı ve sıcak filmi izlerken çokça gülümseyeceğinize eminim. Keyifli seyirler!

Düşün: “The Day after Christmas / Mark Lancelot Symons

İngiliz Sembolist akımının önemli temsilcilerinden biri olarak karşımıza çıkan Symons’ın en bilinen tablolarından biri önerilerimizde bu ay. Dini imgelerle dolu, düşündürücü ve etkileyici olan bu tabloya gelin beraber yakından bakalım. Tablodaki figürlerin yüz ifadeleri, iç dünyalarındaki çelişkili duyguları yansıtır. Bir sürü duygunun aynı anda verildiğini görebiliyoruz. İlk bakışta sıcak ve samimi bir aile ortamı havası verse de detaya indiğimizde karmaşık duygular barındırdığını anlayabiliriz. İki kız çocuğu masada oturmuş yeni hediyeleriyle oynuyorlar ama kutlamaların bitmiş olmasını getirdiği melankoli de yüzlerinden okunuyor. Noel ağacı; yeniden doğuşu simgeler lakin buradaki ağaç, yapraklarını dökmüş bir vaziyette geçici olan her şeyin biteceğini vurgular. Ressamımız, coşkulu bir kutlamanın ardından gelen melankolik buhranı ve kaçınılmaz boşluğu en iyi şekilde tablosunda göstermiştir.

Hisset: Bir Yılın Son Günleri / Murathan Mungan

Yılın son günlerine yaklaşıldığında içsel yolculuk, hesaplaşma duygusu ve değişimler derinlemesine yaşanılır. Hayat döngüsü, başlangıçlar, bitişler iç içe geçer ve karmaşık bir hal alır. Postmodern bir yaklaşım sergileyen Murathan Mungan’ın bu şiiri de tüm bunların özeti niteliğindedir. Şair, karmaşık duyguları sade bir şekilde anlatır. Şiirde geçen “Gençlik ikindileri” ifadesi, zamanın kaçınılmaz akışını ve gençliğin giderek kaybolmasını sembolize eder. Herkesin tecrübe ettiği deneyimlerden oluşan bu şiiri siz de okuduğunuzda kendinizden bir yer bulacağınıza eminim. Yılın son günlerinden merhaba, şimdiden mutlu bir yeni yıl diliyorum sizlere.

“Biterken yılın son günleri
  Biliyoruz takvimler belirlemez değişimin mevsimlerini
  Gençlik ikindilerini
  Kargınmış bir çocuktuk büyüdüğümüzden beri.”

  Sudenaz Yıldırım

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.