(Bu yazının okunması yaklaşık 2 dakika sürmektedir.)
Buluşmak için seçtiğimiz bu üçüncü ülkede yaşadıklarımızı kimse bilmesin istedik. Hepsi bize kalsın diye paylaşmaktan da korktuk. Aşk yaşadık, nefessiz kaldık, bol bol güldük. Birbirimizi tanımak için oldukça plansız bir seyahatti. Ben çok güçlüyüm, hedeflerime koşarım.
İçimde sahici bir neşe var. Hatta bu sevinç öylesine aşırı ki beni yapacaklarımdan alıkoyacak gibi. Ne tuhaf, sevinç ve neşenin benzer mi aynı anlama mı sahip olduğunu düşündüm. İkimiz için kelimelerden daha önemli şeyler var doğrusu. İkimizden daha fazlası var. Üçüncü, dördüncü ve yenileri…
Zaman, nedense hızlı geçiyor burada. Uyanınca bir kahve içene kadar öğlen olmuş gibi geliyor. Açıkçası çok şaşırıyorum bu zaman algısına. Bu kadar somut bir şekilde ifade edebilirken geçen saniyelerin herkes için aynı hızda geçmemesini anlayamıyorum. Soyut düşünemiyor muyum yoksa ben? Hani bireysel farklılıkları görmezden gelen okul öğretmenleri olur ya!
Ben kış insanıyım bunu söyler dururum, bu sıcaklarda bunaldım işte. Kendimi buz gibi sulara atasım var da tek başıma yüzmek eğlenceli değil… Tüh, sen de yüzme bilmiyorsun, o zaman sen karada kal. Ben de denizde yaşamaya devam edeyim.
Konuşan karga masalını pek çok kimse bilmez. Eğer sen de bilmiyorsan araştırmanı tavsiye ederim. Bana hiç sorma, anlatamam çünkü. Bugün, teşvik etmek yerine şevk kıracak bir yapım varmış, yan komşum balkondan seslendi. Şaka yapıyorum, nerede o eski komşuluklar diye ağlamayacağım şimdi, böylesi daha rahat sayılır! Sen de nasipleneceksin bundan, üzgünüm.
Kafam karışık değil, öyle olsa parçalar olur muydu bu yazıda! Her bir parça düzen sağlıyor. Mesela X kişisi Y şehrine gitti ve Z kişisi de T ülkesine taşındı. A bireyi doktor oldu ve Ğ bireyi avukat oldu. Herkes kendi yolunda ilerledi. Birisi yürüdü, diğeri koştu, bazısı da geri döndü. Herkes hayat isimli kavramı kendi hikayeleriyle tanımladı.
Anladığım bir şey var ki yaşam eskisine oranla daha hızlı ve herkesin kendine ait bir hızı var. Canlıların birbirleriyle olan iletişimi çok enteresan. İncelenecek olmasa biyoloji, fizik veya matematik olur muydu? Bilim işte bu!
Yazar: Samet Can Avcu
Görsel Kaynağı: Sahibi Benim