İyilik ve Kötülük Üzerine Düşünme: Bizler ve Onlar

"Bizler gördük mü bir kez daha kötülüğü, “Dur!” deriz ya da başımızı bir daha onu görmeyecekmiş gibi karanlığa gömeriz. Onlardan değilsek, bilmenin ardında saklanılan düşüncelerin; kötülükleri bilmesine rağmen, kılını kıpırdatmadığında “Beni ben yapan...” diye başlarız sözümüze."

(Bu yazının okunma süresi yaklaşık iki dakikadır.)

“Düşüncesini yitiren bir şey gölgesini yitirmiş bir adama benzer; bu şey, kendini kaybettiği bir çığlığın içine düşer.”

Biz insanoğlu, düşünmenin sorumluluğundan asırlar boyu kaçamamışızdır. Odur ki attığımız, yalpaladığımız her adım bir diğer düşüncenin getirileri arasında olmuştur.  “Düşünmüyorum.” derken bile düşünen bu güç, gölgesini yitirmişse çılgınlıktan, kendini alıkoyamamaktan payını almıştır. Kendini özgürlüğün tutsaklığından yaka paça sıyırmış, belki de bizatihi hapsetmiştir. İyiliği ve kötülüğü ayırt edebilmemize dayanak olan şey -yani düşünme- diğer mahlûkatlar arasından da bize kıymetini tekrar tekrar hatırlatmıştır.

  Kötülüğü bilebiliriz, bilmeyedebiliriz. Ancak nihayetinde kötülüğün dünyada var olduğunu, yakınımızda bir yerlerde onunla karşılaşacağımızı hissederiz. İşte, bazen hissetmek bilmenin eş değeridir. Zaten hissedilmezse kötülüğe yakalanması da an meselesi olacaktır. Aslında bilmenin de bir yerde hissetmekten daha aşağıda olduğunu, hissetmenin kaybedildiğinde bilmeyi de yutacağını, bilmenin de yutulduğunda iyiliği yok edeceğini ve böylece zincirleme yok oluşlardan tamamlanacağını düşünebiliriz.

 Sadece gözümüzü açtığımızda gördüklerimizle de onlardan ayrılmayız. Bizler gördük mü bir kez daha kötülüğü, “Dur!” deriz ya da başımızı bir daha onu görmeyecekmiş gibi karanlığa gömeriz. Onlardan değilsek, bilmenin ardında saklanılan düşüncelerin kötülükleri bilmesine rağmen, kılını kıpırdatmadığında “Beni ben yapan…” diye başlarız sözümüze. Apansız sonsuza kadar da yaşayamayacağımız bu dünyada bilmenin ve istemenin bambaşka bir yerde ayrıldığını da kesin çizgilerle fark ederiz. Çünkü “Kötülüğü istememek başka, bilmemek başkadır.”

  Kötülüğün bizi değiştirmediğini ve esir tutmamasını temenni ettiğim bu dünyada; sizler ve bizler daima kötülüğün çevresinde dolaşırken amansız bir şekilde onu bildiğimizi ancak ona hiç yaklaşmadığımızı tek bir ağızdan diyelim. Ona yaklaşmadığımızı onu yapmayacağımızı bilelim. Onlarda gördük mü bize sığınalım. İyi insanlar, iyi düşünceler ve biz bize olalım. Bizler onlardan farklı olalım. Kötülükle savaşarak onları savaş meydanında alt edelim.

Yazar: Hayrunnisa Turan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.