Merhaba Sevgili Okur!
Kasım yağmurları, pencereden süzülen ışıklar ve sıcak bir fincan çay veya kahve… Bu ay; içimize çekildiğimiz, çocukluğumuzun anılarını hatırladığımız bir zaman. Doğanın uykuya hazırlandığı, bizimse içimize dönüp kendimizle baş başa kaldığımız bir an. Yazının çocukluk teması üzerinden gitmesini istememin en büyük nedenlerinden biri de bu ay yirmi yaşına girecek olmamdır diye düşünüyorum. Zaman gelip geçerken büyüdüğümüzün farkında bile olmadan akıp gidiyor seneler. Artık çocuk olmasak bile geçmişimizde ve hala içimizde olan bir çocuk var. Siz de hazırsanız o çocuğa, çocukluğumuza bir ziyarette bulunalım. Keyifli okumalar!
Oku: Mahalleden Arkadaşlar / Selçuk Aydemir
Filmlerinden tanıdığımız bir yönetmen olan Aydemir, bu sefer karşımıza yazarlığı ile çıkıyor. Mahalleden Arkadaşlar; 90’ların Türkiye’sinde, Küçükçekmece’nin sıradan bir
mahallesinde yaşayan 9 yaşındaki Selçuk’un yaşadığı komik maceraları anlatıyor. Selçuk ve arkadaşlarının kurduğu çetenin mahallede yarattığı kargaşa, sizi de kendi çocukluk anılarınıza götürecek. Samimi anlatımı ve mizah dolu üslubu ile oldukça gülmeli bir okuma serüveni gerçekleştireceğinize ve kendi çocukluğunuzdan bir yer bulacağınıza eminim. Kahkaha dolu okumalar!
Dinle: Kirli Beyaz Kedi / Hümeyra
Benim için yeri oldukça ayrı ve çok sevdiğim bir şarkı önerisi sizlerle bu ay. Hümeyra’nın eşsiz sesi ve yorumuyla hayat bulan parçamız, 2014 yılında çıkmış olan “Unutursam Fısılda” filminin müziklerinin bulunduğu albümde yer alır. Şarkıdaki “kirli beyaz kedi” imgesi masumiyet ile karmaşanın bir arada olduğu bir durumu simgeliyor. Geçmiş zamanlarda, çocukluğumuzda ya da şu anki zaman diliminde kalbimizi kıracak olaylar yaşamış olabiliriz ama yarınlar her zaman vardır ve onlara sımsıkı sarılmamız gerekir.
“Hüzün zamanı geçti, onlar eskidendi, bitti, hepsi geçti
Kirli beyaz kedi yıkan gözyaşımla
Kurtul anılardan sarıl yarınlara.”
İzle: Susam Sokağı / Uğur Erkır
Amerika’da “Sesame Street” olarak bilinen yapım, Türkiye’de, Susam Sokağı olarak
hayat buldu. 1989’da TRT’nin Ankara Kavaklıdere’de çekimleri başlayan dizi 1990’a kadar
iki sezon, 250 bölüm sürdü. İzleyen her çocuk kendinden bir şeyler buldu ve o sokakta hayal
etti kendini. Sevgi, paylaşım, hoşgörü, dostluk gibi kavramları bu diziyle pekiştirdi kendinde.
Gerçek insan karakterlerinin yanında kuklalarla canlandırılan hayali karakterler de yer aldı.
Edi ile Büdü, Tahsin Usta, Kırpık gibi bir sürü eğlenceli karakteriyle tekrar çocukluğunuzda
hissedip gülümsemek isterseniz hemen şimdi bu diziyi açın. Keyifli izlemeler!
Düşün: Little Girl in a Blue Armchair / Mary Cassatt
Mary Stevenson Cassatt; 19 ve 20. yüzyıllar arasında yaşamış, Fransız izlenimciler arasındaki dört kadından biridir. Eserlerinde genellikle kadın, gündelik yaşam, anne ve çocuk gibi konuları ele alır. Tablomuzda hakim renk olan mavi huzuru ve güveni sembolize eder. Mavi koltukta rahat bir şekilde oturan küçük kız, döneme uygun kıyafetler giymiş ve yüzündeki ifadeyle masumiyetini ayrıca iç dünyasında güvenli hissettiğini gösterir. Çocuğun yanındaki koltukta yatarken resmedilen köpeğin cinsi Brüksel griffondur. Tablodaki yumuşak ve doğal atmosfer sayesinde çocuğun yüzündeki ifadeler daha belirgin hale gelir. Hem de bize o sıcak ve samimi his daha güzel bir şekilde geçmiş olur ve kendi çocukluk anılarımızdaymışız gibi hissederiz.
Hisset: Atatürk’ü Düşünürken / Cahit Sıtkı Tarancı
Her kasım ayında içimizin buruk olduğu ve oldukça özlem duyduğumuz bir gün oluyor. 10 Kasım, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikal ettiği gündür. Tarancı’nın şiiri hüzünlü olsa da, aynı zamanda bir umut ışığı da taşır. Çünkü şair, Atatürk’ün mirasını yaşatmaya ve ülkesini daha ileriye taşımaya kararlıdır. Unutmayalım ki, Atatürk’ün gösterdiği yolda ilerlemek, gelecek nesillere daha aydınlık bir Türkiye bırakmak hepimizin görevidir. Bir gün değil, her gün hatırlamak dileğiyle…
“Gel gör ki Atatürk’ün ölümünden bu yana
Sonbahar dahi bir tuhaf bir başka geliyor
Vatan gerçeklerini hatırlatıp insana
Türk yüreklerimizi burka burka geliyor”
Sudenaz Yıldırım