İnsan İlişkilerine Bir Bakış: Iza’nın Şarkısı

"Artık sesimizi duyan bize cevap verecek birileri yoktur. Çünkü ölüler konuşmaz."

(Bu yazının okunması yaklaşık 3 dakika sürmektedir.)
“Magda Szabo’yu keşfettiyseniz altın bir balık yakaladınız demektir. Yazmakta olduğu bütün kitapları alın, ileride yazacaklarını da.” Hermann Hesse
Magda Szabo’yu İza’nın Şarkısı ile keşfetmiş biri olarak kitapla ile ilgili bir yazı kaleme almak istedim. İza’nın Şarkısı karakterlerin iç dünyasından oluşan bir kitap diyebilirim. Okurken sadece baş karakterlerin hislerini şahit olmuyor yan karakterlerin de iç dünyasına bir şekilde misafir oluyorsunuz. Kitap İza, Etelka (İza’nın annesi) ve çevrelerindeki az sayıda insan arasında geçiyor. İza babasının ölümü üzerine yalnız kalan annesini yanına almak ister. Bu karar üzerine Etalka anılarını, yaşanmışlıklarını, alışkanlıklarını ve taşra hayatını bırakarak başkent olan Budapeşte’ye taşınır.
İza idealist kişiliği ile birlikte aldığı kararların doğruluğunu başkalarına sorgulatmayan ve insanlarla gerçek anlamda yakın ilişkiler kuramayan bir karakterdir. Etelka ise eşine ailesine ve geleneklerine bağlı kızına yük olmak istemeyen bir kadındır. Uzun yıllar boyunca bir arada yaşamayan bu iki karakter için aynı evde yaşamaya başlamak doğru bir karar mıdır? Yıllar içinde değişen kişiler, eski ilişkilerine kaldığı yerden devam edebilir mi? İza ve annesinin ilişkisi birbirini tanıyan ve son derece idealist kişilerin bile birbirini anlamakta ne derece yetersiz kalabildiğini gözler önüne seriyor.
Yaşlanınca nasıl birine dönüşeceğinizi, sizi nelerin beklediğini, sevdiklerinizi kaybetmenin sizi nasıl etkileyeceğini hiç düşündünüz mü? Eğer düşündüyseniz bu kitap ilginizi çekecektir. Düşünmediyseniz size düşündürecek yaşlılığa ve insan olmaya dair yeni bakış açıları kazandıracaktır. Her insanın başına gelebilecek olayları hayatın bir gerçeği olarak kabul ederiz ve üzerine fazla düşünmeyiz. Aslında bizi en çok etkileyen de hayatın gerçekleridir. Mesela ölüm, yaş aldıkça sevdiğimiz insanları kaybedeceğimizi bilir ve kabulleniriz ama onlarsız nasıl bir kimliğe bürüneceğimizi bilemeyiz. Anılar, anıların ne kadar değerli ve eşsiz oluğunu bilir ama anılarla yaşamanın nasıl bir his olduğuna dair çok sık düşünmeyiz. Ya da ebeveyn çocuk ilişkisi pek çok insan böyle bir ilişkinin içinde, peki ilişki hakkında ne kadar düşünüyoruz? Tercihlerimiz dışında kurulan belirli sorumluluklarla çevrelenen bir ilişkiden mi ibaret, bu ilişki nasıl evrilebilir? İşte çoğumuz başımıza gelen ya da gelmesi muhtemel durumlar ve sık maruz kaldığımız ilişkiler hakkında pek düşünmeyiz. Fakat bu kitap hayatın gerçeklerine, insan ilişkilerine ve insan olmaya dair detaylarla birlikte incelikle işlenmiş karakterler barındırıyor.
Kitabın sayfalarında gezinirken fedakârlık altında gizlenen bencilliği, taşra ve şehir hayatını, kuşak çatışmasını, ebeveyn çocuk arasındaki ilişkinin karmaşıklığını, yaşlılık ve yalnızlığı, ölüme karşı anıların gücünü ve en önemlisi kaybetmeyi göreceksiniz.
İza kaybettiği şeylerin değerini çok geç anladı belki de kayıplarını kaybettikten sonra fark etti. Çoğumuzun yaptığı gibi, o da hep bir şeylerin peşinden koştu. Hep yapacak çok işi vardı. Her zaman ulaşacağı daha iyi bir konum vardı. Ama zaman durmaz, biz daha iyisi için koşarken yanımızda her saniye kaybettiğimiz birileri vardır. Ve bunu fark ettiğimizde çok geç olabilir. Artık sesimizi duyan bize cevap verecek birileri yoktur. Çünkü ölüler konuşmaz. Bu ölü, bir gün biz de olabiliriz. Evet, bir gün kendimize geç kalabiliriz. İşte kendinize ve sevdiklerinize geç kalmadan önce hayat kadar gerçek ölüm kadar içimizden bu kitabı okumalısınız.
Eğer bu yazıyı buraya kadar gelip okuduysanız lütfen bir saniye durun ve düşünün. İhmal ettiğiniz, koşarken geride bıraktığınız sevdikleriniz var mı? Ve eğer hala hayatta olan yaşlı tanıdıklarınız varsa onları mutlu edin. Yaşlı bir kalp için hayat sandığımızdan daha zor olabilir. Ama o yaşlı kalbi mutlu etmek hiç zor değil. Onlara, iyi ki sizinle birlikte olduklarını ve onları sevdiğinizi söyleyin, bu onlara umut olacaktır.
Yazar: Dilara Şahinoğlu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.