{"id":6208,"date":"2026-01-29T02:40:35","date_gmt":"2026-01-28T23:40:35","guid":{"rendered":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/?p=6208"},"modified":"2026-01-29T02:40:36","modified_gmt":"2026-01-28T23:40:36","slug":"yurumek-var-ya","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/yurumek-var-ya","title":{"rendered":"Y\u00fcr\u00fcmek Var Ya"},"content":{"rendered":"\n<p class=\"has-text-align-center\">  (Bu yaz\u0131n\u0131n okunma s\u00fcresi yakla\u015f\u0131k olarak 8 dakika s\u00fcrmektedir.)<\/p>\n\n\n\n<p> San\u0131yorlar ki insan yaln\u0131zca biri gidince y\u0131k\u0131l\u0131r\u2026 Oysa baz\u0131 yorgunluklar\u0131n bir ad\u0131 olmaz. Ne bir eldir giden ne de bir ses\u2026 Bazen bir hayat a\u011f\u0131r gelir insana. Sadece bir hayat. Ve onu da b\u0131rak\u0131p gidemezsin, al\u0131p atamazs\u0131n k\u00f6\u015feye. Omzuna koyars\u0131n, ses etmeden ta\u015f\u0131rs\u0131n. Kimse \u201cNas\u0131l bu kadar a\u011f\u0131r oldu?\u201d diye sormaz. Sen, kendi omuzlar\u0131nda ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131n o g\u00f6r\u00fcnmez a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n alt\u0131nda sessizce ezilirken, d\u00fcnya hi\u00e7 utanmadan d\u00f6nmeye devam eder. Kimse bilmez, geceleri nefesinin neden bu kadar titredi\u011fini; kimse duymak istemez, i\u00e7inde k\u0131r\u0131lan o ince cam\u0131n sesini\u2026   O a\u011f\u0131rl\u0131k sessizce b\u00fcy\u00fcr; g\u00fcnd\u00fczleri sana yeti\u015fip soluk solu\u011fa kal\u0131r, geceleri yata\u011f\u0131n\u0131n ucuna oturup karanl\u0131\u011f\u0131n i\u00e7ine \u00e7\u00f6ker. Hen\u00fcz bir \u015fey kaybetmemi\u015fsindir asl\u0131nda, ama yine de bir eksiklik dola\u015f\u0131r odan\u0131n i\u00e7inde. Sanki g\u00f6r\u00fcnmez bir el, i\u00e7indeki raflardan bir \u015feyleri tek tek \u00e7ekip alm\u0131\u015f da sen fark etmemi\u015fsin gibi\u2026 Yine de yere d\u00fc\u015fen, k\u0131r\u0131lan bir \u015feylerin sesini duyars\u0131n. Ad\u0131n\u0131 koyamazs\u0131n \u00e7\u00fcnk\u00fc baz\u0131 k\u0131r\u0131klar ses etmeden da\u011f\u0131l\u0131r insan\u0131n i\u00e7inde.  Bir sabah uyan\u0131rs\u0131n; ayn\u0131 y\u00fcz, ayn\u0131 ev, ayn\u0131 g\u00f6ky\u00fcz\u00fc\u2026 Ama hi\u00e7bir \u015fey ayn\u0131 de\u011fildir art\u0131k. \u00c7\u00fcnk\u00fc en b\u00fcy\u00fck y\u0131k\u0131mlar, kap\u0131lar \u00e7arp\u0131lmadan olur. Ne bir veda ne de bir kay\u0131p\u2026 Hayat, kendi a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131yla \u00e7\u00f6ker i\u00e7indeki raflara ve sen, hangi kitab\u0131n ne zaman devrilece\u011fini bile bilmezsin. Yorulursun\u2026 \u00d6yle bir yorulursun ki, dinlenebilmek bile yorar seni. \u0130yi oldu\u011fun g\u00fcnlerde bile omzundaki y\u00fck g\u00f6lgesini salmaya devam eder. Bir yere b\u0131rakamazs\u0131n, birine anlatamazs\u0131n, kendine bile itiraf edemezsin. Yine de y\u00fcr\u00fcrs\u00fcn. Hi\u00e7 durmadan, hi\u00e7 ba\u011f\u0131rmadan, hi\u00e7 kimseyi rahats\u0131z etmeden&#8230; Sanki b\u00fct\u00fcn d\u00fcnya, senin sessizli\u011fine yaslanarak ayakta duruyormu\u015f gibi. Ve kimse sormaz: \u201cSen ne zaman bu kadar a\u011f\u0131rla\u015ft\u0131n?\u201d diye.  Hayat\u0131n kendi a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 vard\u0131r; ne bir insan\u0131n gidi\u015fine benzer ne de bir kap\u0131n\u0131n kapan\u0131\u015f\u0131na. Sessiz, kokusuz, iz b\u0131rakmayan bir \u00e7\u00f6kelti gibidir. G\u00f6z\u00fcn\u00fcn ucuyla bile g\u00f6remezsin. Ama nefesinin aras\u0131nda bir yerde durur, akl\u0131n\u0131n k\u00f6\u015fesine ili\u015fir, y\u00fcre\u011fini hafiften ezer. G\u00fcl\u00fcmsemek istersin; duda\u011f\u0131n\u0131n kenar\u0131nda beliren o hafif k\u0131p\u0131rdan\u0131\u015f, sanki y\u00fcz\u00fcnde yer bulamayan bir misafir gibi yar\u0131m kal\u0131r. Kaslar\u0131n, uzun zamand\u0131r kullan\u0131lmam\u0131\u015f bir hat\u0131ray\u0131 yoklar gibi teredd\u00fctle gerilir; g\u00fcl\u00fc\u015f\u00fcn, i\u00e7indeki a\u011f\u0131rl\u0131\u011fa \u00e7arp\u0131p k\u0131r\u0131larak geri d\u00f6ner. Derin bir nefes almak istersin; ama i\u00e7ini dolduraca\u011f\u0131n\u0131 sand\u0131\u011f\u0131n hava, g\u00f6\u011fs\u00fcnde bir anl\u0131\u011f\u0131na geni\u015fleyip sonra karanl\u0131k bir bo\u015flu\u011fa \u00e7arpar. O bo\u015fluk, nefesle dolaca\u011f\u0131na daha da b\u00fcy\u00fcr; sanki i\u00e7ine \u00e7ekti\u011fin her nefes, seni hayata yakla\u015ft\u0131rmak yerine biraz daha uzakla\u015ft\u0131r\u0131r. G\u00fcl\u00fc\u015f\u00fcn y\u00fcz\u00fcne as\u0131lmak yerine teninde \u00e7atlar; nefesin ruhuna can vermek yerine i\u00e7indeki sessizli\u011fin duvarlar\u0131n\u0131 geni\u015fletir. Ve sen, en basit iki hareketin bile ne kadar a\u011f\u0131rla\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 o an fark edersin.  Bir insan\u0131n kendi hayat\u0131n\u0131n ona a\u011f\u0131r geldi\u011fini anlatmas\u0131, karanl\u0131k bir oday\u0131 tek bir mumla ayd\u0131nlatmaya benzer. Bazen sana \u201ciyi misin?\u201d diye sorarlar; o iki kelime dudaklar\u0131na \u00e7arpar ama i\u00e7eri s\u0131zamaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc nas\u0131l anlat\u0131l\u0131r ki insan\u0131n kendi hayat\u0131n\u0131n ona a\u011f\u0131r geldi\u011fi? Neresinden ba\u015flan\u0131r, nereye var\u0131l\u0131r? Nerenin ac\u0131s\u0131 daha eskidir, nerenin y\u00fck\u00fc daha derin? Hayat\u0131n\u0131n hangi k\u0131r\u0131k noktas\u0131n\u0131 g\u00f6sterirsen g\u00f6ster, eline cam kesi\u011fi gibi yap\u0131\u015faca\u011f\u0131n\u0131 bilirsin. \u201cYoruldum\u201d demek, koca bir da\u011f\u0131n a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131 tek bir kelimeye s\u0131k\u0131\u015ft\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015fmak gibidir; c\u0131l\u0131z, yetersiz, eksik kal\u0131r. \u201cK\u0131r\u0131ld\u0131m\u201d dersen, seni anlamaya \u00e7al\u0131\u015fan kulaklar bile yanl\u0131\u015f yerinden duyar, sanki anlatmak istedi\u011finle konu\u015ftu\u011fun dil aras\u0131nda g\u00f6r\u00fcnmez bir perde vard\u0131r. Zaten \u00e7o\u011fu insan duymay\u0131 istemez; duymak, y\u00fck ta\u015f\u0131may\u0131 gerektirir \u00e7\u00fcnk\u00fc. Herkes kendi y\u00fck\u00fcn\u00fc dengede tutmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken, seninkinin ne kadar a\u011f\u0131r oldu\u011funu nereden bilebilir? Bu y\u00fczden susars\u0131n, kimsenin eline cam kesi\u011fi b\u0131rakmamak i\u00e7in.  Y\u00fcr\u00fcmeyi tekrardan \u00f6\u011fretir sana hayat, sanki hi\u00e7 \u00f6\u011frenmemi\u015f, hi\u00e7 bebek olmam\u0131\u015fs\u0131n gibi\u2026 Aya\u011f\u0131n\u0131n alt\u0131ndaki zemin tan\u0131d\u0131k de\u011fildir art\u0131k; bildi\u011fin yollar bile yabanc\u0131 bir \u00fclke gibi gelir. Ad\u0131mlar\u0131n, sana ait olduklar\u0131n\u0131 hat\u0131rlamakta zorlan\u0131r. Bir ayak \u00f6tekisinin \u00f6n\u00fcne ge\u00e7sin diye de\u011fil; d\u00fc\u015fmemek i\u00e7in, ayakta kalabildi\u011fini kendine kan\u0131tlamak i\u00e7in y\u00fcr\u00fcrs\u00fcn. Hayat bazen \u00f6yle bir yerden sarsar ki insan\u0131, y\u00fcr\u00fcmeyi yeniden \u00f6\u011frenmek zorunda kal\u0131rs\u0131n. Dizlerinin titremesi b\u00fcy\u00fcmekten de\u011fil, ya\u015fad\u0131klar\u0131n\u0131n a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131ndand\u0131r. B\u00fcy\u00fcmek i\u00e7in parmak u\u00e7lar\u0131nda y\u00fckselen \u00e7ocuktan eser kalmam\u0131\u015ft\u0131r art\u0131k.  Yeniden ba\u015flars\u0131n. \u00d6nce yerden kalkmay\u0131 \u00f6\u011frenirsin, tedirgin bir ku\u015f gibi kanat \u00e7\u0131rparcas\u0131na. Sonra sendeleyerek y\u00fcr\u00fcmeyi \u00f6\u011frenirsin; uykudan yeni uyanm\u0131\u015f bir \u00e7ocuk gibi de\u011fil, \u00f6mr\u00fcnden kesilmi\u015f sayfalara basa basa ilerleyen biri gibi. Tutunacak bir \u015fey arars\u0131n ama \u00e7o\u011fu zaman bulamazs\u0131n. Bir duvar, bir insan, bir s\u00f6z&#8230; Buldu\u011fun dayanaklar\u0131n da \u00f6mr\u00fc kelebekler kadard\u0131r; iki g\u00fcnl\u00fck kanat \u00e7\u0131rp\u0131\u015f\u0131nda seni anlamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r ama y\u00fck\u00fcne dokunmaya bile k\u0131yamadan b\u0131rak\u0131r gider. Ve sen, d\u0131\u015far\u0131da tutunacak dal bulamad\u0131k\u00e7a, i\u00e7inin karanl\u0131k k\u0131vr\u0131mlar\u0131na tutunursun. Bazen k\u0131r\u0131k yerlerine, bazen eksik yanlar\u0131na, bazen de yorgun d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f nefeslerine\u2026 \u0130nsan, en \u00e7ok kendi i\u00e7ine yaslanmay\u0131 b\u00f6yle zamanlarda \u00f6\u011frenir zaten. Hayat, y\u00fcr\u00fcmeyi bir ad\u0131m atmak sananlara inat, bunun asl\u0131nda bir cesaret i\u015fi oldu\u011funu f\u0131s\u0131ldar kulaklar\u0131na: \u201cD\u00fc\u015fmekten korksan da y\u00fcr\u00fc!\u201d Ve bir g\u00fcn, hi\u00e7 beklemedi\u011fin bir anda fark edersin. Y\u00fcr\u00fcmeyi yeniden \u00f6\u011frendi\u011fin her ad\u0131mda, kendini de yeniden b\u00fcy\u00fctm\u00fc\u015fs\u00fcn.  K\u0131r\u0131klar\u0131n\u0131 avu\u00e7layarak, susarak, i\u00e7inden ta\u015fan a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 kimseye g\u00f6stermeden\u2026 Kendini, kendi karanl\u0131\u011f\u0131ndan \u00e7ekip alarak b\u00fcy\u00fctm\u00fc\u015fs\u00fcn. Kimsenin bilmedi\u011fi bir yerde, sessizce&#8230; Kendini yeniden var etmi\u015fsin.  Y\u00fcr\u00fcmek gerekti\u011fini fark edersin. Sendelesen, dizlerin titrese, ayaklar\u0131n seni ta\u015f\u0131maktan vazge\u00e7ecek olsa bile&#8230; \u00c7\u00fcnk\u00fc y\u00fcr\u00fcmek, bazen ilerlemenin de\u011fil; oldu\u011fun yerde kanaya kanaya dimdik durman\u0131n ad\u0131d\u0131r. Ayakta durmak demiyorum \u00e7\u00fcnk\u00fc bazen insan, ayakta de\u011filken de ayaktad\u0131r. Yere \u00e7\u00f6kt\u00fc\u011f\u00fcnde, duvara yasland\u0131\u011f\u0131nda, karanl\u0131\u011f\u0131n i\u00e7inde dizlerini karn\u0131na \u00e7ekti\u011finde\u2026 Hatta o zamanlar ad\u0131mlar\u0131 daha sa\u011flam basar. \u0130nsan, y\u00fcr\u00fcmeyi ayaklar\u0131yla de\u011fil: yaralar\u0131yla \u00f6\u011frenir en nihayetinde. Her ad\u0131m, ge\u00e7mi\u015fin kabuk ba\u011flamam\u0131\u015f yerlerine dokunur; her bas\u0131\u015f, unuttu\u011funu sand\u0131\u011f\u0131n bir s\u0131z\u0131y\u0131 yeniden uyand\u0131r\u0131r. Ayaklar\u0131n ac\u0131n\u0131n haritas\u0131n\u0131 \u00e7\u0131kar\u0131r zamanla; nerende ne s\u0131zlar, hangi yorgunluk hangi hat\u0131radan kalmad\u0131r, ezbere bilir. Bu y\u00fczden ad\u0131mlar susarak at\u0131l\u0131r; i\u00e7indeki f\u0131rt\u0131na konu\u015fur, d\u0131\u015f\u0131n f\u0131rt\u0131na \u00f6ncesi sessizli\u011fe g\u00f6m\u00fcl\u00fcr.   Y\u00fcr\u00fcrken s\u0131rt\u0131nda ge\u00e7mi\u015fi, ba\u015f\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcnde yar\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131rs\u0131n. Sendelerken her y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015f asl\u0131nda hafiflemeye de\u011fil, a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131nla bar\u0131\u015fmaya \u00e7\u0131kar. Y\u00fcr\u00fcd\u00fck\u00e7e y\u00fck\u00fcn\u00fc de\u011fil, y\u00fck\u00fcnle birlikte kendini ta\u015f\u0131may\u0131 \u00f6\u011frenirsin. Acele etmezsin; edemezsin. \u00c7\u00fcnk\u00fc hayat, h\u0131zl\u0131 ko\u015ftu\u011fun i\u00e7in de\u011fil, defalarca d\u00fc\u015f\u00fcp yeniden aya\u011fa kalkt\u0131\u011f\u0131n i\u00e7in \u00f6\u011fretir y\u00fcr\u00fcmeyi. Ya\u011fmur alt\u0131nda \u0131sland\u0131\u011f\u0131n gecelerde, sokak lambalar\u0131n\u0131n alt\u0131nda titreyen g\u00f6lgende, karanl\u0131kta dizlerini karn\u0131na \u00e7ekip nefesini sayd\u0131\u011f\u0131n o uzun, sessiz saatlerde\u2026 En \u00f6nemlisi kendinden ba\u015fka kimsenin bilmedi\u011fi k\u00fc\u00e7\u00fck, g\u00f6r\u00fcnmez sava\u015flar\u0131nda \u00f6\u011fretir hayat y\u00fcr\u00fcmeyi.   Zaman ge\u00e7er, ac\u0131 ge\u00e7mez belki, ama ad\u0131mlar\u0131n\u0131n anlam\u0131 de\u011fi\u015fir. Art\u0131k y\u00fcr\u00fcmek, bir yerlere varmak de\u011fildir; da\u011f\u0131lmadan kalabilmenin ad\u0131 olur. Derin bir nefes ald\u0131\u011f\u0131nda geni\u015fleyen o bo\u015flu\u011fa, g\u00fcl\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn y\u00fcz\u00fcnde yar\u0131m kalmas\u0131na, i\u00e7indeki a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n ad\u0131n\u0131 h\u00e2l\u00e2 koyamamana ra\u011fmen, bir ad\u0131m daha atars\u0131n. \u00c7\u00fcnk\u00fc bilirsin\u2026 Durursan d\u00fc\u015feceksin, ko\u015farsan k\u0131r\u0131lacaks\u0131n. Ama y\u00fcr\u00fcrsen her ne kadar sendeleyerek de olsa hayatta kalacaks\u0131n.  G\u00fcn gelir hi\u00e7 fark etmeden anlad\u0131\u011f\u0131n\u0131 fark edersin. Yeniden y\u00fcr\u00fcmeyi \u00f6\u011frenirken sadece ayaklar\u0131na de\u011fil kalbine \u00f6\u011fretirsin yolu. Kendi k\u0131r\u0131klar\u0131na tutunur, karanl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ad\u0131mlara \u00e7evirir, kimsenin bilmedi\u011fi bir yerlerde sessizce yeniden b\u00fcy\u00fcrs\u00fcn. Hayat seni yaralar\u0131nla b\u00fcy\u00fct\u00fcr. Ve sen, hi\u00e7bir yere varmayan o uzun yolda, belki de kendine var\u0131rs\u0131n.   Baz\u0131 sabahlar uyanmak, geceyi bitirmek de\u011fil; bir devri daha s\u0131rtlanmak gibi olur. Kap\u0131lar a\u011f\u0131r, sandalyeler yorgun, saatin sesi y\u00fcksek. \u0130\u00e7inde bir tela\u015f olur ama ad\u0131 konamaz. Do\u011frusunu s\u00f6ylemek gerekirse hayat, insan\u0131n i\u00e7ini tela\u015f\u0131n\u0131 bile saklayacak kadar b\u00fcy\u00fct\u00fcr bazen. Evin i\u00e7i uzun zamand\u0131r dar olur, duvarlar yakla\u015f\u0131r, tavan al\u00e7al\u0131r. G\u00f6m\u00fclm\u00fc\u015f korkular olur odan\u0131n her k\u00f6\u015fesinde; kimseye belli etmezsin ama hepsi seni izler. Nefesin, odan\u0131n i\u00e7inde dola\u015f\u0131p durur ama d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131kacak bir pencere bile bulamaz. G\u00fcn \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 bile temkinli girer i\u00e7eri, art\u0131k. Eskisi gibi cesur olamaz. E\u015fyalar\u0131n \u00fczerinde biriken tozlarda zaman\u0131n rengi olur sanki her bir tanecik konu\u015fulamayan bir c\u00fcmleymi\u015f\u00e7esine.   Bir zamanlar evin i\u00e7inde yank\u0131lanan sesler art\u0131k daha ba\u015fka olur. De\u011fi\u015fir, ya\u015flan\u0131r. Mobilyalar olmaz sadece eskiyen, seslerin de beli b\u00fck\u00fcl\u00fcr. Eskiden \u015fark\u0131 gibi akan suyun bile t\u0131n\u0131s\u0131 de\u011fi\u015fir; musluktan de\u011fil, sanki senin i\u00e7inden ge\u00e7er her bir damla. Her ak\u0131\u015f bir yerini yoklar, her d\u00fc\u015f\u00fc\u015f bir \u00e7izik b\u0131rak\u0131r senden i\u00e7eri. Duvarlar so\u011fu\u011fu i\u00e7ine \u00e7ekip \u00e7ekip geri sana \u00fcfler. Baz\u0131 e\u015fyalar yer de\u011fi\u015ftirir sanki g\u00f6z\u00fcne batmamak i\u00e7in. Sanki ac\u0131n\u0131 g\u00f6rmemek i\u00e7in ka\u00e7\u0131\u015f\u0131r gibi. Koltu\u011fun biri daha a\u015fa\u011f\u0131 \u00e7\u00f6ker, masan\u0131n bir aya\u011f\u0131 daha yorgun durur, perdeler eskisi gibi r\u00fczg\u00e2rlar\u0131n\u0131 a\u011f\u0131rlamaz. Gecelerse uzar, karanl\u0131k erken gelir ama gitmez. Kap\u0131n\u0131n e\u015fi\u011fine \u00e7\u00f6ker. En b\u00fcy\u00fck ihanetiyse saatler yapar. Sesi de\u011fi\u015fir saatin. Her bir saniyede par\u00e7alar\u0131 kalbine \u00e7arpar sanki. Yelkovan en derin ac\u0131nda, akrep en dik duru\u015funda tak\u0131l\u0131 kal\u0131r. Ac\u0131n\u0131 ok\u015far gibi kanat\u0131rlar. Akrep, a\u011f\u0131r a\u011f\u0131r ilerlemez art\u0131k; oldu\u011fu yere \u00e7ivilenmi\u015f gibi ne ileri gider ne de geri d\u00f6ner.  Bir zamanlar kalabal\u0131k olan evde herkes kendi hayat\u0131n\u0131n k\u0131y\u0131s\u0131na ta\u015f\u0131n\u0131r. Geriye sen kal\u0131rs\u0131n, geni\u015f bir sessizli\u011fin ortas\u0131nda. Odalar b\u00fcy\u00fcd\u00fc zannedersin ba\u015fta, oysa yaln\u0131zl\u0131k geni\u015fler. Kendi ayak seslerinle ba\u015f ba\u015fa kal\u0131rs\u0131n, veciz bir suskunluk de\u011fil koca bir bo\u015fluk i\u00e7erisinde. Suskunluk i\u00e7inden ge\u00e7erken yaln\u0131z b\u0131rakmaz, seni bir h\u0131rka gibi sarmaz; tam tersine, iliklerine kadar \u00fc\u015f\u00fct\u00fcr. Bu kez so\u011fuk, duvarlardan de\u011fil; senden geri sana d\u00f6nen o b\u00fcy\u00fck sessizlikten gelir.  Baz\u0131 sabahlar uyanmak, hayata g\u00f6z\u00fcn\u00fc a\u00e7mak de\u011fil; kendinle tekrar tekrar y\u00fczle\u015fmek olur. Yorgan a\u011f\u0131r, oda dar gelir. Aynalarsa fazla ger\u00e7ek&#8230; \u0130\u00e7indeki suskunluktan bir yudum al\u0131r ama bir t\u00fcrl\u00fc kanamazs\u0131n. \u00c7\u00fcnk\u00fc anla\u015f\u0131lmak olur susad\u0131\u011f\u0131n. Bo\u011faz\u0131n kurur ama kalbin ac\u0131r. Kelimeler i\u00e7inde k\u0131r\u0131l\u0131p k\u0131r\u0131l\u0131p keskinle\u015fir. Konu\u015fsan da\u011f\u0131l\u0131rs\u0131n, sustuk\u00e7a i\u00e7inde y\u0131\u011f\u0131l\u0131r.   Kalbinin i\u00e7inde k\u0131r\u0131k bir e\u015fya d\u00fckk\u00e2n\u0131 kurulur; her raf\u0131nda d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f c\u00fcmleler, her k\u00f6\u015fesinde y\u0131pranm\u0131\u015f hayaller&#8230; Ve sen, o d\u00fckk\u00e2n\u0131n kap\u0131s\u0131n\u0131 her sabah yeniden a\u00e7ars\u0131n. Tozuna kar\u0131\u015fm\u0131\u015f hat\u0131ralar\u0131n aras\u0131nda gezinir, hangi par\u00e7an\u0131n neresinden koptu\u011funu anlamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131rs\u0131n. Dokunmaya kalksan keser, b\u0131rakmaya kalksan pe\u015finden gelir. \u00c7\u00fcnk\u00fc baz\u0131 ac\u0131lar at\u0131lamaz; sadece sessizce yer de\u011fi\u015ftirir onlar. Bir raftan \u00f6tekine\u2026 Yine de hep oradad\u0131r. Raflar\u0131n aras\u0131nda dola\u015f\u0131rken fark edersin: K\u0131r\u0131lm\u0131\u015f her c\u00fcmlenin alt\u0131nda susmak zorunda kald\u0131\u011f\u0131n bir an\u0131, par\u00e7alanm\u0131\u015f her hayalin ard\u0131nda \u201cbelki\u201d diye saklad\u0131\u011f\u0131n bir umut vard\u0131r. Ve t\u00fcm o k\u0131r\u0131k d\u00f6k\u00fck \u015feylerin tam ortas\u0131nda, k\u00fc\u00e7\u00fcc\u00fck bir sand\u0131k durur kimseye g\u00f6stermedi\u011fin. \u0130\u00e7inde saklad\u0131\u011f\u0131n en b\u00fcy\u00fck s\u0131z\u0131, en a\u011f\u0131r y\u00fck, en derin sessizlik\u2026 A\u00e7maya korktu\u011fun, kapatmaya k\u0131yamad\u0131\u011f\u0131n bir ger\u00e7ek.  Baz\u0131 sabahlar i\u015fte b\u00f6yle ba\u015flar; g\u00fcn\u00fcn de\u011fil, kendinin a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131makla. Ad\u0131mlar\u0131n odan\u0131n i\u00e7inde yank\u0131lan\u0131r ama y\u00fcr\u00fcyemezsin, sanki ayaklar\u0131n\u0131n alt\u0131na g\u00f6r\u00fcnmez bir \u00e7imento d\u00f6k\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Ve sonra bir an gelir, kimsenin duymad\u0131\u011f\u0131 o i\u00e7 ses f\u0131s\u0131ldar: \u201cDevam et. K\u0131r\u0131klarla da ya\u015fan\u0131r.\u201d Sen de elin titreyerek bir raf\u0131 d\u00fczeltir gibi g\u00f6\u011fs\u00fcn\u00fcn i\u00e7ini toparlamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131rs\u0131n. Yeniden kapat\u0131rs\u0131n o d\u00fckk\u00e2n\u0131n kap\u0131s\u0131n\u0131 ama kilitlemezsin, \u00e7\u00fcnk\u00fc bilirsin, yar\u0131n yine a\u00e7\u0131lacak. K\u0131r\u0131klar\u0131nla birlikte y\u00fcr\u00fcmeye mecbur oldu\u011funu, ac\u0131n\u0131n da t\u0131pk\u0131 nefes gibi senden oldu\u011funu anlars\u0131n. Ve t\u00fcm bu sessiz da\u011f\u0131lmalar\u0131n aras\u0131nda, fark etmeden b\u00fcy\u00fcrs\u00fcn. K\u0131r\u0131klar\u0131nla, eksiklerinle, sustuklar\u0131nla\u2026 Yine de hayata tutunursun.  En yak\u0131n\u0131na bile anlatamad\u0131\u011f\u0131 \u015feyler olur insan\u0131n. Halbuki en yak\u0131n\u0131na bir anahtar gibi uzanmas\u0131 gerekir kalbinin; \u201cBuyur, gir, her \u015feyimi g\u00f6r!\u201d Yine de b\u00f6yle yapamazs\u0131n bazen. Kap\u0131lar\u0131n\u0131 hep i\u00e7eriden kilitlersin. \u00c7\u00fcnk\u00fc baz\u0131 odalar vard\u0131r kalpte; a\u00e7\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda yaln\u0131zca sen de\u011fil, a\u00e7\u0131ld\u0131\u011f\u0131n da y\u0131k\u0131l\u0131r. Y\u0131k\u0131lmaktan hi\u00e7 korkmazs\u0131n belki ama sevdiklerinin enkaz\u0131n\u0131n alt\u0131nda nefessiz kalmas\u0131ndan \u00fc\u015f\u00fcrcesine \u00fcrkersin. \u0130nsan bazen kendini saklamaz; ba\u015fkas\u0131n\u0131 korumak i\u00e7in g\u00f6r\u00fcnmez olur. Ona ra\u011fmen enkaz\u0131n alt\u0131nda b\u0131rakmakla su\u00e7lan\u0131r g\u00fcn\u00fcn sonunda. Kurtarmak i\u00e7in susars\u0131n, su\u00e7lanmak i\u00e7in duyulursun.    Bazen en \u00e7ok yaralayan ba\u015f\u0131na gelenler de\u011fil; kimseye anlatamad\u0131klar\u0131n olur. Payla\u015f\u0131lmayan ac\u0131ysa paslan\u0131r; zamanla kapkara izler b\u0131rak\u0131r i\u00e7imize. D\u0131\u015far\u0131dan bak\u0131nca her \u015fey normal g\u00f6r\u00fcn\u00fcr, insan y\u00fcz\u00fcn\u00fc ustaca dikmeyi \u00f6\u011frenir \u00e7\u00fcnk\u00fc. G\u00fcl\u00fcmsemenin, g\u00f6zlerini k\u0131sman\u0131n, \u201c\u0130yiyim.\u201d demenin tonunu ezberler. Y\u00fcz\u00fcndeki g\u00fcl\u00fcmseme her zamankinden ve haddinden fazlad\u0131r. Ama i\u00e7inde bamba\u015fka bir iklim vard\u0131r. S\u00fcrekli ya\u011fmur ya\u011fan, g\u00fcne\u015fi k\u00fcsk\u00fcn, topra\u011f\u0131 \u00e7amur. Ve o iklimde yaln\u0131z sen ya\u015fars\u0131n. Bihaberdir b\u00fct\u00fcn bir evren. Kalabal\u0131kken yaln\u0131z olan yaln\u0131zken iki ki\u015filik susmay\u0131 \u00f6\u011frenir. Kendi sesini dinlemektir a\u011f\u0131r gelen. \u00c7\u00fcnk\u00fc insand\u0131r en \u00e7ok kendi sesine kanayan. Bir bor\u00e7 gibi al\u0131rs\u0131n nefesini, geri veremeyece\u011fini bile bile. \u00c7aresizli\u011fi s\u0131rtlaman\u0131n i\u00e7inde b\u00fcy\u00fcyendir insan.   Belki de g\u00fczelli\u011fi yanl\u0131\u015f \u00f6\u011fretirler bize. Hafif oldu\u011funu san\u0131r\u0131z hi\u00e7 ac\u0131mayacakm\u0131\u015f gibi. Oysa g\u00fczellik de ac\u0131r, yorulur. Ve bazen en g\u00fczel g\u00f6r\u00fcnen \u015fey, en a\u011f\u0131r y\u00fck\u00fc ta\u015f\u0131r. \u0130nsan kendine s\u00fcslenirken i\u00e7ini soyunur gibi a\u00e7t\u0131\u011f\u0131n\u0131 fark edemez. \u00c7\u00fcnk\u00fc belki de en \u00e7ok ac\u0131 makyaj yapar kendine.   A\u011flad\u0131\u011f\u0131n geceler olur; o karanl\u0131kta tek ba\u015f\u0131na kald\u0131\u011f\u0131n, nefesinin sesinden \u00fcrkt\u00fc\u011f\u00fcn&#8230; G\u00f6\u011fs\u00fcne bir \u015fey oturur, kalkmaz. Kalbin, kendi sesiyle uyan\u0131r. G\u00f6zya\u015f\u0131n yere d\u00fc\u015fer de i\u00e7ine d\u00fc\u015fmez. Ama yine de i\u00e7inde b\u00fcy\u00fcyen bir g\u00f6l olur zamanla, ne kadar bakarsan bak dibini g\u00f6remedi\u011fin bir su birikintisi. Eski sen y\u00fczer orada, batmaz ama asla \u00e7\u0131kamaz. Y\u00fczme bilmezsin \u00fcstelik, sadece batmamay\u0131 \u00f6\u011frenirsin.   Korumaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131rs\u0131n bir \u015feyleri; k\u0131r\u0131lgan \u015feyleri. Bir vazoyu de\u011fil\u2026 daha hassas, daha g\u00f6r\u00fcnmez bir \u015feyi. \u0130nsan\u0131n i\u00e7inden kopup giden bir par\u00e7ay\u0131. O par\u00e7a d\u00fc\u015ft\u00fck\u00e7e b\u00fcy\u00fcmezsin, \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fcrs\u00fcn. D\u0131\u015far\u0131dan bak\u0131nca hayat s\u00fcrer. Market \u0131\u015f\u0131klar\u0131 yanar, insanlar g\u00fcler, arabalar ge\u00e7er. Ama d\u00fcnyan, pencereden s\u0131zan bir ak\u015fam kadar soluktur. G\u00fcn batarken i\u00e7indeki g\u00fcn\u00fc toplars\u0131n, her g\u00fcn biraz daha ak\u015fam olur i\u00e7inde.  Ve garip bir su\u00e7luluk olur yakanda\u2026 \u0130stemedi\u011fin halde i\u00e7inde yank\u0131lanan bir ses \u201cYetemedin.\u201d der. Oysa unuturuz, insan her \u015feye yetemez. Baz\u0131 ak\u015famlar i\u00e7ine bir ta\u015f oturur; kalkmaz. Konu\u015fmak istersin, anlatmak, ba\u011f\u0131rmak\u2026 Ama evin i\u00e7i zaten dolu. Dolup ta\u015fm\u0131\u015f. S\u00f6z koyacak yer yok. Sende susars\u0131n. Susars\u0131n ki daha fazla y\u0131k\u0131lmas\u0131n hi\u00e7bir \u015fey.  Sorars\u0131n kendine: \u201cNe zaman bu kadar sessizle\u015ftin? Ne zaman i\u00e7indeki g\u00fcr\u00fclt\u00fcy\u00fc b\u00f6yle ustaca saklamay\u0131 \u00f6\u011frendin?\u201d Cevap yok. G\u00fc\u00e7l\u00fc olmay\u0131 istemedin, g\u00fc\u00e7l\u00fc olmak ba\u015f\u0131na geldi. Bir mecburiyet gibi \u00e7\u00f6kt\u00fc omuzlar\u0131na. Zay\u0131f kalmaya zaman\u0131n olmad\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc insan bazen d\u00fc\u015femez, d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcnde onu kald\u0131racak kimse yoksa. Dahas\u0131 onun etraf\u0131ndakileri kald\u0131rmas\u0131 laz\u0131md\u0131r \u00e7o\u011fu zaman&#8230; \u0130\u015fte o zaman ayakta kalmay\u0131 se\u00e7er, dizleri kanasa bile.   Y\u00fcr\u00fcrs\u00fcn. Yorula yorula, kendini inand\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015farak&#8230; Epey de zaman olur ama h\u00e2l\u00e2 buradas\u0131nd\u0131r. Belki biraz eksik, biraz \u00e7atlak ama burada. <strong>Ve i\u00e7inden bir ses der ki: \u201cBitmedi.\u201d Belki en \u00e7ok da bu korkutur seni. \u00c7\u00fcnk\u00fc baz\u0131 yaralar kabuk tutmaz. Baz\u0131 hayatlar yar\u0131m kalmaz; sonsuz yara h\u00e2line gelir<\/strong>.  Ama yine de\u2026 Y\u00fcr\u00fcmek var ya! \u0130\u015fte o\u2026 \u0130nad\u0131n, hayatta kal\u0131\u015f\u0131n, sessiz \u00e7\u0131\u011fl\u0131\u011f\u0131n&#8230; D\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn yerden kalk\u0131\u015f\u0131n, kimse g\u00f6rmese de kendini yeniden toplaman. Ayaklar\u0131n\u0131n alt\u0131ndaki zemin k\u0131r\u0131l\u0131rken bile bir ad\u0131m daha atmana sebep olan o tuhaf direncin&#8230;  Herkes bir \u015feyler anlat\u0131r: planlar, hayaller, yollar\u2026 Sen sadece ayakta durmay\u0131 anlatabilirsin kendine. Bir g\u00fcn daha devrilmeden durmay\u0131. \u0130\u00e7inde hi\u00e7 kapanmayan bir lamba vard\u0131r; gereksiz yere yan\u0131yormu\u015f gibi ama kapat\u0131rsan karanl\u0131k \u00e7ok b\u00fcy\u00fck olacakt\u0131r. O y\u00fczden uykun eksik kal\u0131r, kalbin fazladan atar. O y\u00fczden sen, oldu\u011fun ya\u015ftan daha yorgun olursun.   Baz\u0131 y\u00fckler vard\u0131r; anlat\u0131nca hafiflemez. Anlat\u0131nca daha \u00e7ok ac\u0131t\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc kelime de\u011fdi mi, yaran\u0131n ger\u00e7ek oldu\u011funu anlars\u0131n. Baz\u0131 \u015feyleri anlatmazs\u0131n, \u00e7\u00fcnk\u00fc ya\u015famaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131rs\u0131n. Ve yine d\u00f6n\u00fcp ba\u015fa gelirsin: \u201cY\u00fcr\u00fcmek var ya!\u201d Bir evin i\u00e7inde d\u00f6n\u00fcp dururken, yine de y\u00fcr\u00fcr insan. Bir duvar\u0131n \u00f6n\u00fcnde dururken bile yolu devam ediyormu\u015f gibidir. \u0130\u00e7i kanar ama g\u00f6r\u00fcnmez. Yorgunluktan can\u0131 \u00e7\u0131kar ama belli etmez. \u00c7\u00fcnk\u00fc evinin i\u00e7inde h\u00e2l\u00e2 ayakta durmas\u0131n\u0131 gerektiren \u015feyler olur. Onlar\u0131n g\u00f6lgesi d\u00fc\u015fmesin diye, kendini g\u00f6lge yapar.  Sendelesen bile y\u00fcr\u00fcmek vard\u0131r ya\u2026 \u0130nsan bazen \u201cOh ne rahat!\u201d deyip b\u0131rakabilir her \u015feyi.  Ama senin pay\u0131na d\u00fc\u015fmez genelde bu. Hayat\u0131n k\u00f6\u015fe ba\u015flar\u0131nda kurulmu\u015f ucuz tezg\u00e2hlarda sat\u0131lan o sahte tesellilere kanmazs\u0131n art\u0131k. Sevda bile, insan\u0131n i\u00e7ine d\u00fc\u015fen o en derin duygu bile, g\u00fcn gelir bir i\u015fportan\u0131n karanl\u0131\u011f\u0131nda solgun g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. \u00c7\u00fcnk\u00fc do\u011fu\u015ftan ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131m\u0131z o muhte\u015fem g\u00fczellik ne kadar temiz yerden bakarsak bakal\u0131m, hep g\u00f6zya\u015f\u0131yla, kanla, terle parlat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r asl\u0131nda. \u00d6m\u00fcr dedi\u011fimiz \u015fey de tam b\u00f6yle bir a\u011f\u0131rl\u0131kt\u0131r i\u015fte; d\u0131\u015far\u0131dan \u201cNeden bu kadar yoruldun?\u201d diye soranlar\u0131n g\u00f6remedi\u011fi, i\u00e7eriden kanayan bir hakikat. \u0130nsanlar konu\u015fur, hayatsa yarana tuz basar ge\u00e7er sen bir anl\u0131\u011f\u0131na durup nefes almaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken. Hasret ba\u015fka bir yerinden s\u0131zar i\u00e7ine; sevda, \u00f6zlem\u2026Ve yine d\u00f6nersin o ger\u00e7e\u011fe: Do\u011fu\u015ftaki g\u00fczellik bile ac\u0131yla \u015fekillenmi\u015ftir. Ne kadar \u0131\u015f\u0131\u011fa tutsan da, alt\u0131nda hep g\u00f6zya\u015f\u0131 vard\u0131r, emek vard\u0131r, kan ve ter vard\u0131r. \u00d6mr\u00fcm dedi\u011fin \u015fey, i\u015fte b\u00fct\u00fcn bu y\u00fcklerin toplam\u0131. \u00d6mr\u00fcm dedi\u011fin, sendeleyerek de olsa y\u00fcr\u00fcd\u00fc\u011f\u00fcn yolun ta kendisi. Sonunda anlars\u0131n: Hayat seni g\u00fc\u00e7l\u00fc oldu\u011fun i\u00e7in de\u011fil g\u00fc\u00e7s\u00fcz kalamad\u0131\u011f\u0131n i\u00e7in bug\u00fcne ta\u015f\u0131m\u0131\u015f. Baz\u0131 insanlar ka\u00e7t\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in y\u00fcr\u00fcr, baz\u0131lar\u0131 ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in. Sen, h\u00e2l\u00e2 y\u0131k\u0131lmad\u0131\u011f\u0131n i\u00e7in y\u00fcr\u00fcrs\u00fcn, sendeledi\u011fin i\u00e7in. Ve i\u015fte b\u00f6yle&#8230; Y\u00fcr\u00fcmek var ya!  (M\u00fczik \u00d6nerisi: Cem Karaca- \u00d6mr\u00fcm) <\/p>\n\n\n\n<p class=\"has-text-align-right\"> Genel Sekreter\u2019in Kalemi\u2019nden: S\u0131la \u0130rem \u00c7olak<\/p>\n\n\n\n<p class=\"has-text-align-right\"> G\u00f6rsel, yapay zek\u00e2 taraf\u0131ndan olu\u015fturulmu\u015ftur.       <\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>&#8220;Ve i\u00e7inden bir ses der ki: \u201cBitmedi.\u201d Belki en \u00e7ok da bu korkutur seni. \u00c7\u00fcnk\u00fc baz\u0131 yaralar kabuk tutmaz. Baz\u0131 hayatlar yar\u0131m kalmaz; sonsuz yara h\u00e2line gelir.&#8221;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":6209,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[2,4,1],"tags":[],"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO plugin v21.0 - https:\/\/yoast.com\/wordpress\/plugins\/seo\/ -->\n<title>Y\u00fcr\u00fcmek Var Ya | Ak\u0131l Defterim<\/title>\n<meta name=\"description\" content=\"Psikoloji \u00f6\u011frencilerinin kaleminden yaz\u0131lar.\" \/>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/yurumek-var-ya\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Y\u00fcr\u00fcmek Var Ya | Ak\u0131l Defterim\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"Psikoloji \u00f6\u011frencilerinin kaleminden yaz\u0131lar.\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/yurumek-var-ya\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"Ak\u0131l Defterim\" \/>\n<meta property=\"article:publisher\" content=\"https:\/\/www.facebook.com\/tpocg\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2026-01-28T23:40:35+00:00\" \/>\n<meta property=\"article:modified_time\" content=\"2026-01-28T23:40:36+00:00\" \/>\n<meta property=\"og:image\" content=\"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/wp-content\/uploads\/2026\/01\/Yurumek-Var-Ya-Sila-Irem-Colak-1-1024x559.png\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:width\" content=\"1024\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:height\" content=\"559\" \/>\n\t<meta property=\"og:image:type\" content=\"image\/png\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Blog Admin\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@tpocg\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@tpocg\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"Blog Admin\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"15 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/yurumek-var-ya#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/yurumek-var-ya\"},\"author\":{\"name\":\"Blog Admin\",\"@id\":\"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/#\/schema\/person\/b6b992d3f2452cbd7690555a22e946a7\"},\"headline\":\"Y\u00fcr\u00fcmek Var Ya\",\"datePublished\":\"2026-01-28T23:40:35+00:00\",\"dateModified\":\"2026-01-28T23:40:36+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/yurumek-var-ya\"},\"wordCount\":3741,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/#organization\"},\"articleSection\":[\"Blog\",\"Denemeler\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/yurumek-var-ya#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/yurumek-var-ya\",\"url\":\"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/yurumek-var-ya\",\"name\":\"Y\u00fcr\u00fcmek Var Ya | Ak\u0131l Defterim\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/#website\"},\"datePublished\":\"2026-01-28T23:40:35+00:00\",\"dateModified\":\"2026-01-28T23:40:36+00:00\",\"description\":\"Psikoloji \u00f6\u011frencilerinin kaleminden yaz\u0131lar.\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/yurumek-var-ya#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/yurumek-var-ya\"]}]},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/yurumek-var-ya#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Ana sayfa\",\"item\":\"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Y\u00fcr\u00fcmek Var Ya\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/#website\",\"url\":\"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/\",\"name\":\"Ak\u0131l Defterim\",\"description\":\"Psikoloji \u00d6\u011frencilerinden Yaz\u0131lar\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/#organization\"},\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":\"required name=search_term_string\"}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/#organization\",\"name\":\"TP\u00d6\u00c7G\",\"url\":\"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"http:\/\/www.tpocg.org\/blog\/wp-content\/uploads\/2016\/03\/fav.jpg\",\"contentUrl\":\"http:\/\/www.tpocg.org\/blog\/wp-content\/uploads\/2016\/03\/fav.jpg\",\"width\":72,\"height\":72,\"caption\":\"TP\u00d6\u00c7G\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/www.facebook.com\/tpocg\",\"https:\/\/twitter.com\/tpocg\",\"https:\/\/www.instagram.com\/tpocg\",\"https:\/\/www.youtube.com\/user\/TPOCG\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/#\/schema\/person\/b6b992d3f2452cbd7690555a22e946a7\",\"name\":\"Blog Admin\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/#\/schema\/person\/image\/\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/1b70e439e4144c025102aa6c5b0f996b?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/1b70e439e4144c025102aa6c5b0f996b?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"Blog Admin\"},\"url\":\"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/author\/blog-admin\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Y\u00fcr\u00fcmek Var Ya | Ak\u0131l Defterim","description":"Psikoloji \u00f6\u011frencilerinin kaleminden yaz\u0131lar.","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/yurumek-var-ya","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Y\u00fcr\u00fcmek Var Ya | Ak\u0131l Defterim","og_description":"Psikoloji \u00f6\u011frencilerinin kaleminden yaz\u0131lar.","og_url":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/yurumek-var-ya","og_site_name":"Ak\u0131l Defterim","article_publisher":"https:\/\/www.facebook.com\/tpocg","article_published_time":"2026-01-28T23:40:35+00:00","article_modified_time":"2026-01-28T23:40:36+00:00","og_image":[{"width":1024,"height":559,"url":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/wp-content\/uploads\/2026\/01\/Yurumek-Var-Ya-Sila-Irem-Colak-1-1024x559.png","type":"image\/png"}],"author":"Blog Admin","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@tpocg","twitter_site":"@tpocg","twitter_misc":{"Yazan:":"Blog Admin","Tahmini okuma s\u00fcresi":"15 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/yurumek-var-ya#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/yurumek-var-ya"},"author":{"name":"Blog Admin","@id":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/#\/schema\/person\/b6b992d3f2452cbd7690555a22e946a7"},"headline":"Y\u00fcr\u00fcmek Var Ya","datePublished":"2026-01-28T23:40:35+00:00","dateModified":"2026-01-28T23:40:36+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/yurumek-var-ya"},"wordCount":3741,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/#organization"},"articleSection":["Blog","Denemeler"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/yurumek-var-ya#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/yurumek-var-ya","url":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/yurumek-var-ya","name":"Y\u00fcr\u00fcmek Var Ya | Ak\u0131l Defterim","isPartOf":{"@id":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/#website"},"datePublished":"2026-01-28T23:40:35+00:00","dateModified":"2026-01-28T23:40:36+00:00","description":"Psikoloji \u00f6\u011frencilerinin kaleminden yaz\u0131lar.","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/yurumek-var-ya#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/yurumek-var-ya"]}]},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/yurumek-var-ya#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Ana sayfa","item":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Y\u00fcr\u00fcmek Var Ya"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/#website","url":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/","name":"Ak\u0131l Defterim","description":"Psikoloji \u00d6\u011frencilerinden Yaz\u0131lar","publisher":{"@id":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/#organization"},"potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/?s={search_term_string}"},"query-input":"required name=search_term_string"}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/#organization","name":"TP\u00d6\u00c7G","url":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"http:\/\/www.tpocg.org\/blog\/wp-content\/uploads\/2016\/03\/fav.jpg","contentUrl":"http:\/\/www.tpocg.org\/blog\/wp-content\/uploads\/2016\/03\/fav.jpg","width":72,"height":72,"caption":"TP\u00d6\u00c7G"},"image":{"@id":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/www.facebook.com\/tpocg","https:\/\/twitter.com\/tpocg","https:\/\/www.instagram.com\/tpocg","https:\/\/www.youtube.com\/user\/TPOCG"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/#\/schema\/person\/b6b992d3f2452cbd7690555a22e946a7","name":"Blog Admin","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/#\/schema\/person\/image\/","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/1b70e439e4144c025102aa6c5b0f996b?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/1b70e439e4144c025102aa6c5b0f996b?s=96&d=mm&r=g","caption":"Blog Admin"},"url":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/author\/blog-admin"}]}},"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/6208"}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=6208"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/6208\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":6210,"href":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/6208\/revisions\/6210"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/media\/6209"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=6208"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=6208"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.tpocg.org\/blog\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=6208"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}