Oku-Dinle-İzle: Nisan Ayı

 Tpöçg Blog  nisan ayı önerilerini iftiharla sunar ☺

Merhabalar, bu nisan karantinadayız. Sıkıldık. “Yok mu şöyle neşemizi bulacağımız bir şeyler?” dediğinizi duyar gibiyim. Neşe dolu filmler için kült komediler ve bağımsız komediler, sevenlerine de kara mizah içerikli listeleri iletebilirim. Açıkçası neşelenmeye ve biraz dinamizme ihtiyacımız var, şartlar gereği sınırlı bir alanın içindeyiz. Bu sınırlar potansiyel enerjinin birikmesine ve kinetiğe dönüşememesine sebep oluyor. “Enerjimizi atamamak” da huzursuzluğun ve kaygı oluşumunun sebeplerinden. Bu döngü böyle ilerlerken, günlük egzersizlerle biriken enerjimizi atarak onu kırmaya çalışırız. Peki beynimizde dönüp duran gelecek tasvirleri, yani potansiyeller? Bu ay ki önerilerimizin içeriği durup düşünmeye ve kendini bulma sürecine odaklanıyor. Kendini bulma süreci, harekete geçmeden önceki potansiyelleri değerlendirme ve durum tespiti yapma evresi yani şu an evlerimizde yapabileceğimiz ve hatta yapmamız gereken küçük beyin jimnastikleri…

Film: My Blueberry Nights

Wong Kar Wai’yi bilenler bilir, filmlerindeki roman size alır götürür uzak diyarlara. Bu film bir senelik bir sürece odaklanan, hem karakterin kendi içinde hem fiziksel anlamda bir yol filmi. Evlerimizde kaldığımızda yolculuk yapamayız diye kim demiş? Yolculuk yapan ve kendini arayan birinin arayışına şahit olmak bizi de uzaklara götürebilir. Mental anlamda uzaklaşmaya ihtiyacımız var. Bu filmden heraketle “Her şeyin bir zamanı vardır.” cümlesinin nereden geldiğini de anlar gibi olur ve sabırla bu günlerin geçmesini bekleyebiliriz. Dinlendirici ve düşündürücü… Yol manzaralı şarkı klibi havası veren bölümler de bonus olsun.

Kitap: Semaver

Sait Faik Öykü Ödülleri’ni duymuşsunuzdur.  Ödüle adı verilen bu yüz akı öykücümüzün en tanınmış öykülerinden biridir Semaver. Sait Faik’e özgü o sade ve dinlendirici dil sizi hırçınlıktan uzak bir ırmağın sularında ileri taşır. Yüzme çabasına girmeden suyun akışına kapılır ve sırt üstü  gökyüzünü izlersiniz. Sıradan bir hadisenin, herhangi bir olayın nasıl şiir gibi dize dize işlendiğini ve fakat bunun ne kadar da çabasızca, doğal gerçekleştiğini görürsünüz Semaver’de. İçiniz burkulabilir biraz, fakat hüznün tebessümü ile hayatın akışının ne kadar örtüştüğünü görmek sizde farklı yansımalara yol açacak ve farklı anılar çağrıştıracaktır. Kendi iç serüvenimizde tüm bunların farklı anlamlar doğurması çok olası, yeter ki görmeyi bilelim. “Odanın içini kızarmış bir ekmek kokusu doldurmuştu. Semaver ne güzel kaynardı.”

Şarkı: Sertap Erener- Lal

Şu huzurun sesine kulak verin. Arzuların yerini temenniye bıraktığı bir mazi şarkısı bu, fakat gelecek ile ilgili umudunu yitirmemiş. Kendinizi o huzurlu, mehtaplı yaz akşamında hayal edin. Bu hayalin gerçekleşeceğine tüm gücünüzle inanın ve bu hayal ile devam edin. 

Yazar: Berru Doğan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.