Keşkelerle Yaşamak

Keşke. 

Bu sihirli bir kelime.

Sihrin yönünü kim belirliyor?

Keşkelerle yaşamak ve onları yaşatmak, hayatımıza faydalı mı yoksa zararlı mı?

Belki farkında değiliz ya da farkında olmak istemiyoruz ancak çevremizde o kadar çok kullanılıyor ki bu kelime, geçmişle ilgili olumsuz her anda “yanlış bir biçimde” sıkıştırılıyor araya. 

“ ‘Keşke’ deme, o sadece zarar verir!”

Bu gerçekten samimi bir cümle mi? Sanmıyorum. Bunu hepimiz bir başkasına tıpkı birer anneanne öğüdü gibi sorarız, fakat bu dediğimizi kendimiz bile atlatamıyoruz ve keşkeleri oluşturmaktan vazgeçmiyoruz.

Niye atlatamıyoruz? Olumsuzluklar sayesinde hayatımızın sonu mu geldi?

Muhtemelen, hayır; belki de insanlığın fıtratında abartmak var, bilemiyorum.

Kabullenmek istemiyoruz, belki  zihnimiz sürekli bulanıyor  ama maalesef gerçek şu ki; keşkelerle yaşıyoruz.

Maziye dair o kadar çok olumsuz anlarımızı yüklüyor ve düşünüyoruz ki; bırakın geleceğimizi görmeyi, yaşadığımız ana bile odaklanamaz hale geliyoruz. 

Bu kızgınlık, bu öfke, bu gam…

Hepsi birer “keşke”ye dönüşüyor.

Sihirli kelime olduğunu düşündüğümü söylemiştim.

Sebebi çok basit. 

Ya geçmişten ders alıp kendine uzun ve engelsiz bir yol oluşturursun ya da bu kelimeyi kendine birer parmaklık haline getirip arasında kendini de bir çırpıda harcayıp bu hayattan yok olur gidersin.

Bunu yapmak tamamen kendi elimizde. 

Diğer bir kelime ise: “Suistimal”.

Bu kelime de keşke ile hayat buluyor. İkisinin birleşimi  “ruh emici” diye tabir ettiğimiz bireyleri oluşturuyor. Pek çoğumuz fark etmesek de bunu hepimiz yapıyoruz. Ya kendimizin ya da bir başkasının motivasyonunu emiyoruz. Sahip olduklarımızın farkına varmadan bir ömrü böyle sürdürüp gidiyoruz. Kısacası yazık ediyoruz. 

Keşkeler genellikle bize nelere sahip olduğumuzu ve şükretmeyi unutturuyor. Çünkü, ona o kadar olumsuz anlamda bakıyoruz ki; sahip olduklarımıza artı katabileceğini, yaptığımız hataları bir daha bu sayede yapmayacağımızı düşünmüyoruz. Bize düşündürttüğü tek şey sadece geçmişte yaptığımız hatalarımız ve sahip olduğumuz korkular.

Korkmayalım hata yapmaktan, korkmayalım korkularımızdan ve en önemlisi de korkmayalım keşkelerden. Onları sevelim, sevelim ki zayıf yönlerimizin farkında olalım ve krizi fırsata çevirebilelim.

Onlar bilene bir zırh, bilmeyene ise hapis hayatıdır. 

Tercih tamamen sizin.

“ Uçmayı seviyorsan düşmeyi de bileceksin

Korkarak yaşıyorsan yalnızca hayatı seyredersin. “

Yazar: Muhammed Pabuççu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.