“İnsanların övgüsü zamanla başka hikâyelere yönelir. Ama emek, insanın içine yerleşir. Kimse onu elinden alamaz. O, karakterine işlenmiş en kıymetli mirastır.“
Görünmeyen İmza
Ben Lal
“ Lal’in zihni benzer hislerin bambaşka seslere karıştığı bir meydanı andırıyordu. Bir tarafı “Yetersizsin” diyordu, başka bir ses “Neden yapamıyorsun?” diye haykırıyordu. Tüm bu saçmalığa katlanmaktan yorulan bedenini sakinleştirmek ister gibi omuzlarını gevşetti. Lal de biliyordu; zihnindeki kalabalık ona ait değildi. O, yıllar boyunca içine bırakılan yargıların yankısından ibaretti.”
Akışta Süzülmek: Albatros
“Çok sevdiğim bir arkadaşım bana “ Hayat, bize seçme hakkı bırakmadığı şeylerin pişmanlığında ya da üzüntüsünde kaybolduğumuzda değil;
kabullendiğimiz anda, çabaladığımızda ve akışa güvendiğimizde parlıyor.” demişti. Benim yolculuğum da tam olarak bu cümleyi içselleştirdiğimde, bitti sandığım yerde başladı.”
Kendine Dönemeyen Yol
“Yalnızca çiçekler, sarmaşıklar, ağaçlar ve taş yığınları bırakmaz insan bu yolda. Her
bir adım, geçmişinden kopup yolun üzerine asılmış yeni bir tablodur. Kimi renklerini
çocukluğundan alır, kimi gölgesini en sessiz vedalarından, kimi ise henüz adını koyamadığı yaralarından. Yol, yürüdükçe uzayan bir çizgi değil; insanın kendinden eksilte eksilte çizdiği bir portredir aslında.”