Büyümek

İnsan… 5 harf, 2 hece, 1 kelime. Organizma, canlı, bebek, evlat, çocuk, ebeveyn, katil,
öğretmen, asker, doktor. Yaşadıkça, büyüdükçe benliğine yeni kimlikler kazandıran canlı.
Üşüyen, ağlayan, fark eden, acıyı yaşayan, acısından kaçan varlık. Varoluşunu
anlamlandırmaya çalışırken farkındalıklarla boğuşan, anlamlandırdıklarıyla yeni bir benliğe
kavuşan, dünya üzerindeki en değerli ve bir o kadar tehlike canlı. Çok garip. Sadece bir
kelime ama zihnimde onlarca tanımlaması mevcut. Anımsattıkları birbirinden o kadar farklı
ki, hepsi de doğru.
Büyürken, kendimizi keşfederken, aynadakiyle barışırken ne kadar farklı duygular
deneyimliyoruz. Kimi zaman aynadakine küsüyor, kimi zaman aynadakiyle barışıyoruz.
Bazen ondan kaçıyor, bazen onun ne kadar değerli olduğunu ona hatırlatmaya çalışıyoruz.
Büyümek… Boyumuzun uzaması, dünyaya farklı gözlerle bakabilmemiz, dünya üzerindeki
zaman algımıza göre bir yaşımızın olması, yaşadıklarımızdan çok öğrendiklerimize
odaklanmamız, benliğimizin daha fazla saygı görmesi, daha bilgili olmamız… Daha daha
daha… Daha kelimesi alır başını gider, neresinden tutarsanız da elinizde kalır. Büyümek var mı sahiden? İnsan ne zaman büyür? Ben aynaya baktığımda hala kendimi büyümüş hissetmiyorum. Evet, kimliğime bakarsanız reşidim. Hatta annemin benim yaşımdayken 2 çocuğu varmış. Ama bence büyümek böyle bir şey değil. Boyumun uzaması, ebeveynlerimden ayrı bir birey olarak sayılmam, hatta çocuk doğurabilecek yaşa gelmem değil. Büyümek diye bir şey yok. Evet hep anlatıldı, büyüdüğünde yaparsın, büyüdüğünde gidersin, büyüyünce ne olacaksın? Bu telkinler ve bu sorularla büyüdük. Büyüdük mü? Bence hayır. Büyümek diye bir şey yok.
İnsan, aynadakiyle barıştığında büyür. Aynadakine bakıp teşekkür ettiğinde, onu her şeyiyle kabul ettiğinde, acılarına baktığında, acılarını sardığında, çocuk yanını kabul ettiğinde, her yaşanmışlığa ve her duyguya izin verdiğinde büyür insan. Kaçımız yapıyoruz? Hangimiz, her duyguyu yaşamak için kendimize izin veriyoruz? Korktuğum zaman ne kadar yer açıyorum ona, ne kadar kabul ediyorum onu? Evet! Kimliğime bakarsanız reşidim, bulunduğum yerden farklı bir ülkeye bile yalnız başına gidebilirim. Ama büyümedim. Bence birçoğumuz büyümedik. Aynadakine anlatmamız gereken, onu kabul etmemiz gereken daha çok yolumuz
var. Kimliğimize, boyumuza, toplumdaki saygınlığımıza, mesleğimize bakarsak evet
büyüdük. Fakat büyümek bu değil.
İnsan oluşuma, benliğime, dış görünüşüme ne kazandırırsam kazandırayım büyümüş
olmayacağım. Büyümek, kabullenmektir. Kendimi bütün hatalarımla, hissettiklerimle,
yaralarımla, olmayışlarımla kabul ettiğimde aynaya dönüp: “Ben büyüdüm.” Diyeceğim.
Yazar: Azra Öner

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.