Yaşayan Blog: Kanser Hastası Birey

Herkese merhaba. 1972 doğumlu, lise mezunuyum.19 yaşında evlendim 3 kız çocuğum oldu. Zaman zaman çalışma hayatının içinde bulundum. 2012 yılında elime gelen bir kitle ile meme kanseri 2. Evre olduğunu öğrenmemle birlikte mücadelem başladı. Başka organlarıma sıçramamıştı. 4 Kemoterapi ve hormonterapi ile kanseri yendim. Eski sağlığıma kavuşmuştum. Çocuklarımın  ve ailemin desteğiyle atlattım.

 6 yıl sonra metastazla 4.evre ile geri geldi lenflerim ve kemiklerime metastaz yapmıştı. Önce yıkıldım inanamadım. Ama tekrar küllerinden doğan bir Anka Kuşu gibi yine mücadeleme başladım. Umudunu kaybetmeyen tüm insanlar yeniden doğar bence. Böyle düşünerek tekrar tedavime başladım. Tabi bu seferki çok zordu kendi işlerimi kişisel ihtiyaçlarımı bile karşılayamıyordum. Bu üzdü beni ama hiç yılmadım 9 aydan beri kemoterapi alıyorum. Bu çok zor bir süreç. Yaşayan bilir hala tedavim devam ediyor haftada 1 kemoterapi alıyorum. Psikolog ve psikiyatrist  tedavilerim devam ediyor. Her duygunun en derinini yaşarken hayatının rutini haline gelen işleri yapmanın bile ne kadar değerli olduğunu anlıyorum.

 Hayat bir ödül veya ceza bunu biz belirliyoruz. Ben hep şöyle düşündüm hayat bir bahçeden ibaret. Bunu pozitif düşünerek doktorların biçtiği ömrü umursamayarak o bahçede yetiştirdiğimiz çiçekleri sulayarak geçireceğimiz güzel günleri düşünerek bu hastalığı son evrede olsa atlatacağım inşallah. Sadece bir tutam hayat istiyorum.

SORULAR

  • İlk kez kanser olduğunuzu öğrendiğinizde ne hissetmiştiniz? ‘Neden ben?’ duygusu geldi mi hiç?

İlk duyduğum zaman inanamadım. Hemen çocuklarım aklıma geldi. “Neden ben?” diye düşündüm. Bir  süre kendime gelemedim.

  • Bu süreçte çocuklarınızın hastalığa karşı tutumu nasıl oldu?

Çocuklarım çok etkilendi. Ama her zaman güçlü durduk hep birlikte.

  • Kanser hastası yakınları bu süreçte neleri yapmamalı sizce?

Bence hastalığı çok basite almamalı, “grip oldun geçecek” dememeliler. Çünkü, çok zor bir süreç. Tabii ki her gün oturup da ağlamak olmaz, moral çok önemli. Yanında olduğunu hissettirmesi lazım, sevdiklerinin duyguları çok önemli, sevgi sözleri çok önemli. Sevildiğini bilmek kendini değerli hissetmek mücadeleyi güçlendiriyor çünkü.

  • Umudunuzu perçinleyen bir kaynağınız var mıdır? Varsa, nedir/nelerdir? 

Umudumu perçinleyen çok kaynağım var; başta eşim ve çocuklarım. Onların büyümesine, başarılarına ortak olmak. Onlarla gurur duymak. Sevip sevildiğini görmek…

  • Gerçekleştirmek istediğiniz hayalleriniz var mı?

Gerçekleştirmek istediğim hayallerim; sadece manevi şeyler, maddiyatla ilgili şeyler değil. Tedavi olup sağlığım kavuşmak tek hayalim. Sağlıklı olduktan sonra kitap yazmak ve iyileşme sürecinde yaşadığım beslenme şeklini benim gibi hastalara anlatmak ve onlara yardımcı olmak. Kitaptan aldığım gelirleri hasta olan insanlara vererek maddi manevi yardımcı olmak. 

  • Hayata pozitif bakmanın gücünden ve size/sürecinize katkılarından bahsedebilir misiniz?

Pozitif bakmak bana güç verdi. Hastalığımı hep atlatacağımı düşündüm ve böyle de olacak inşallah.

  •  Tedavi öncesi kaygınızı nasıl yeniyorsunuz?

Kaygılarım hep oluyor ama manevi olarak “bu da geçecek” diyorum, kadere de inanıyorum bir taraftan.

  • Hayatınızda kanser  sonrası neler değişti?

 Sağlığıma dikkat etmezdim, hep önceliğim başkalarıydı. Biraz geç oldu ama bunu anladım ki; ben iyiysem ailem de iyi. Hayatın ne kadar değerli olduğunu anladım, kimse için zaman harcamaya değmeyeceğini de. Acı da olsa; ölüm korkusu var her zaman, o da insanı yıpratıyor biraz.

  • 6 yıllık zaman diliminde hayatınız nasıldı, kanserin psikolojik etkileriyle nasıl başa çıktınız? Psikologunuz ile bu süreçte neler yaptınız, size bir farkındalık kazandırdı mı? 

Çok zor şeyler yaşadım bu süreçte. Hayatımı düzene sokmaya çalıştım, çocuklarımın bundan etkilenmemesi için elimden geleni yaptım ve pozitif düşüncelerle hayata tutundum. Psikoloğum devlette çalıştığı için bana pek zaman ayıramadı, çok yararlanamadım.

  • Sizin gibi kanser hastası olan birine ne söylemek istersiniz? Tedaviyi reddeden birine ne söylerdiniz?

Tedaviyi reddetmek çok kötü. Çok zor bir süreç ama artık bu hastalığı kronik bir hastalık olarak görüp tedavi sürecini takip etmek gerekiyor.

  • Tedavi sürecinde moralin önemli olduğunu biliyordunuz, siz bu morali sağlamak için ne yapıyorsunuz?

Kendimle barışık olup sevdiğim şeyleri yapıyorum. Kitap okuyorum, günde bir film izliyorum. Müzik dinliyorum, çiçek yetiştiriyorum. Kedilerim var, onları çok seviyorum, bakımlarıyla ilgileniyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir