TPÖÇG Blog 3. Dönem Yazarlarından Veda

✏️ Didem Katırcılar

Gidişler, ayrılıklar, vedalar hep hüzünlüdür. “Son”lar her zaman duygusaldır, söylenecek şeyler sanki o kadar çoktur ki sonsuza kadar sürüp gidecekmiş gibi gelir. Ne söyleseniz yetmeyecekmiş, sizi tam anlatamayacakmış gibi gelir. Ama burası için öyle değil. Hayatımda her veda edişimden sonra hep eksik bir şeylerin kaldığını düşündüm, “Keşke şunu da söyleseydim.” diye hayıflandım ama belki de ilk kez tam olarak aklımdakileri söyleyebileceğimi hissediyorum.

Çünkü burası kelimelerinizin bambaşka insanlara dokunduğu; kısacık yazılara aslında günlerdir yaptığınız araştırmalarınızın, emeklerinizin sığdığı; aklınızdakilerin parmak uçlarınıza hiç zorlanmadan döküldüğü çok kıymetli bir yer. Kendi araştırmalarınızın, onlardan öğrendiklerinizin yanı sıra çok güzel arkadaşlıklar edindiğiniz, bazen bir yazının hiç fark etmediğiniz yanlarına birlikte değindiğiniz, hiç bilmediğiniz şeyler öğrendiğiniz bir yer. Ve burada olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum.

Hüzünlü olduğu kadar heyecanlıyım da. Burada öğrendiklerime yeni şeyler ekleyeceğim, bambaşka insanların yazılarına ulaşacağım, buradan hala bir şeyler öğrenmeye devam edeceğim için sabırsızlanıyorum. Yazmayacak olmak, okumaya asla engel değil. Şimdiden yeni yazılar okuyup yepyeni insanlar tanıyacağım için heyecanlanıyorum. Eminim ki, ilk yazının heyecanı daha sonraları kendini rahatlığa ve daha çok şey öğrenme merakına bırakacaktır.

Bir yerden ayrılırken ve veda ederken hep “iyi ki”lerim “keşke”lerimden fazla mı diye düşünürüm. Buradaki tek keşkem, “keşke daha uzun yazabilseydim” olurdu. Onun dışında iyi ki başvurmuş, iyi ki seçilmiş, iyi ki harika insanlar tanımış, iyiki bir sürü yeni şey öğrenmiş, iyi ki yazmışım. İyi ki TPÖÇG ailesinin bir parçası olmuşum.

Umarım herkesin yolu bu güzel yoldan geçer,

Hoşça kalın!

 

✏️ Kürşat Keşan

Her başlangıç bir yolculuktur. Yolculuklar ise kendi içinde dallanır budaklanır. Örneğin, bir homosapiens için nefes almak bir yolculuktur bir gün son soluğunu vereceğini bilerek yaşar; bitkiler bir gün solmak için filizlenir.  Bugün ise bir yıllık TPÖÇG Blog yolculuğumun veda yazısını yaz tatilimin son yolculuğuna çıkmadan hemen önce Adana Havalimanı’ndan yazıyorum. Her yolculuk bir şey öğretir insana; başlamadan, başladığında, bittiğinde. Bu yolculuk bana ne öğretti diye soracak olursanız ekip olmayı, dayanışmayı, gelişmeyi, geliştirmeye katkı sağlamayı , iz bırakmayı öğretti. Ve bu bir yıllık serüvenimde yan yana yürüdüğüm yeni izler bırakmak için çalıştığım blog ekibine ve yazılarımızı takip eden bütün TPÖÇG Blog okuyucularına teşekkür ederim. Sevgiyle kalalım…

 

✏️ Burcu Kaplan

Bütün bir yıl boyunca çok güzel yazılar okudum, çok güzel yazılar yazdım ama şu anda cümle kurmakta bile fazlasıyla zorlanıyorum. Burası “bütün olmadı”larımın ardından tek olan yerdi ve çokça değerliydi. Bazen koştum, bazen usulca ilerledim, bazense durup etrafıma baktım ama durduğumda bile çok şey öğrendim.

Yaşayan Blog fikriyle yaşarken yaşatan Ezgi’ye, fanzin ile izlerimizi ölümsüzleştiren Arzu’ya, emekleriyle yolumuza ışık olan Semih’e, bütün yoğunluğuna rağmen bizlere zaman ayıran Büşra’ya, gerildirimleriyle motivasyonumuza motivasyon katan Kürşat’a, sürekleyici hikayeleriyle bizleri heyecanlandıran Miray’a, bilimselliğimize bilimsellik katan Bahar’a, sevgi dolu yazılarıyla içimizi sevgiyle dolduran Nisan’a, müzik öneriyle modumuzu yükselten Kardelen’e, psikolojiye bir de bu vakalardan bakın diyen Didem’e ve film önerileriyle ufkumuzu genişleten Ahmet’e teşekkür ederim.

Ayrıca bizleri yıl boyunca yalnız bırakmayan siz sevgili okuyucularımıza, evimize ve fanzinimize konuk olan konuk yazarlarımıza, fanzinde ve burada şu ana kadar emeği olan herkese teşekkür ederim. İyi ki vardınız, olmasaydınız olmazdık.

Sevgilerimle…

 

✏️  Bahar Kaya

Farklı duygular iç içe geçmiş bir halde bu son yazımda..

Mutluyum çünkü.. Çok şey öğrendim, çok güzel arkadaşlar tanıdım, çok güzel duygular ve anılar ekledim heybeme; ileride çıkarıp çıkarıp mutlulukla hatırlayacağım..

Şaşkınım çünkü.. Daha ilk yazımı yazdığım gün capcanlı duruyor gözümün önünde. Hangi ara bu satırlara geldik?

Gururluyum çünkü.. Bize ayrılan sürenin sonuna gelirken iyi ki diyorum içimden, iyi ki bu bir yıl boyunca TPÖÇG’de yazmışım, iyi ki TPÖÇG ailesinin bir ferdi olmuşum. Gelişip, geliştirip, iz bırakmak içindi bu yolda atılan adımlar. Şundan eminim ki en güzel izi TPÖÇG bıraktı bende.

Hüzünlüyüm çünkü.. Vedalar zor ve sevimsiz.. Ama her şeyin bir miadı vardır, dolduğunda her şey son bulmak zorundadır elbet. Önemli olan verilen zamanın kıymetini bilmek, hakkını verebilmektir. Kıymetini bildim, umarım ki hakkını da verebilmişimdir.

Ve daha yazıya dökmediğim nicesi.. Teşekkürler TPÖÇG ailesi şanslı hissettirdiğin için, yaşattığın tüm güzel deneyimler için.

Yol devam ediyor; yön değişiyor sadece. Kim bilir, bir gün yine bir yerlerde kesişir yollar ve anılara, yazılara yenileri eklenir. Biliyorum ki hem kapımız hem yolumuz açık.. Her son yeni bir başlangıçtır derler. Haydi öyleyse, daha yeni başlıyoruz!

 

✏️  Semih Özsoy

Bugün itibariyle çok sevdiğim görevimden ayrılıyorum. Bunu bir veda yazısından ziyade bir teşekkür yazısı olarak değerlendirmek istiyorum zira bu güzel aileyle bağlarım kopmayacak ve bu güzel aileden öğrendiğim şeyler benim için hep değerli kalacak. Öncelikle eski genel sekreterimiz Ezgi Aktuğ’a yaratıcılığından ve azminden, genel sekreterimiz Arzu’ya anlayışından, Büşra’ya bu kadar işinin arasında bizim yoğunluğumuza da katlandığından, Kardelen’e müzik ve psikoloji hakkında öğrettiklerinden, Ahmet’e sanat hakkında yazdıklarıyla açtığı ufkumdan, Kürşat’ın toplumsal cinsiyete dair yıktığı tabulardan, Miray’ın hikayeleştirme yeteneği ve bunları en güzel şekilde okuyucuya sunmasından; Didem’in, Nisan’ın, Bahar’ın, Burcu’nun yazılarından çıkardığım derslerden, çok yönlülüklerinden ve yazdıkları her yazıda ayrı bir serüveni yaşadığımdan ötürü teşekkür ederim. En önemlisi de herkese emekleri için teşekkür ederim. Ayrıca blogun yeni editörü Burcu’yu tebrik ediyorum ve eminim ki blog yine bizi aydınlatmaya ve keşfettirmeye devam edecek, gözüm arkada kalmayacak. Tpöçg blogla kalınız.

 

✏️  Miray Özden Kıran

Kısa bir süre önce bir kapıdan içeri girdim, bir yeni dünyanın keşfine çıktım, bir farklı mevsimi yaşadım. Bir yılın sonunda o kapıdan dışarı çıkarken, keşfettiğim yeni dünyanın ve tattığım o bahar havasının huzurlu hüznünü yaşıyorum. Ama biliyorum ki o kapı bana hiçbir zaman kapanmayacak. Eğer istersem o dünyayı her zaman tekrar tekrar ziyaret edebileceğim ve hatta aynı o serinletici baharı soluyacağım. Her zaman benim için ayrı bir yeri olacak tpöçg blog’un. Bana özgürlüğümle yazma imkânı verdikleri için… Kendimi psikoloji öğrencisi olan bir edebiyatçı olarak tanımlardım. Okuyuculara beni bu şekilde tanıtmama izin verdiği için Tpöçg blog çok değerli. Yazdığım her hikâye Tpöçg’e emanet, her karakter aslında onların izni ile çıktı kalemimden. yazar arkadaşlarımın her bir yorumu hikayelerime nefes oldu. Şu halimle bana büyük bir tecrübe yaşattı Tpöçg. Biliyorum bu son yazım, bu son tecrübem. Ama her ay yazı sıram gelmeden aynı şevkle ve aynı heyecanla acaba hikâyemin devamında ne olacak diye düşündüğüm anları unutmayacağım. Aynı zamanda İçine girdiğim bu ekipteki her bir üye çok değer yazarlar olacak bir gün buna inanıyorum. Yazdığımız sürece varız biz, yazmayı bırakmamalıyız. Kalemimize sağlık tüm bir yıl boyunca. İyi ki yazdık.  Ve son sözüm beni anlatan bir son olmalı.

yine görüşürüz

Dostlarım benim

Yine görüşürüz…

Beraber güneşe güler

Beraber dövüşürüz…”  Nazım Hikmet RAN

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir