PsiNossa 53: Saplantı

“Kusursuz olmak arzusunun sonunun gelmesinin mümkün olamayacağı kadar; kendine ve kusurlarına odaklanan özne, meşguliyetini kusurlarını gidermek üzerine öyle bir odaklar ki artık kusurları tüm gününü alan ve kusursuzluktan her bir dakika daha da uzaklaşan bir nesneye dönüşür.” (Yüzer, 2019)

“Zihni başkasının kontrolünde gibi, acısı direndikçe büyüyecek, huzuru durdukça yok olacak gibi…” (Akın, 2019)

“Hayranlık seviyemizin tehlikeli boyutlara ulaşma ihtimali nedir ve sebepleri ne olabilir?” (Gürses, 2019)

“Israrcı aşıkların romantik filmlerde gösterilmeyen başka bir yönü daha var ki, daha çok korku filmlerinde ya da gerilim/suç filmlerinde konu ediliyor.” (Karabulut, 2019)

“Saplantılı kıskançlık oldukça rahatsız edici ve toplumsal düzeni tehdit eden bir bozukluk olmasına rağmen, ülkemizde normalleştirilerek kültürün bir parçası olarak kabul edildiğinden dolayı genelde bir bozukluk olarak görülmemektedir.” (Çakır, 2019)

“Baksana ne çok şey vermişsin “sen”den! Sana ait ne çok çaba….” (Soylu, 2019)

“Saplantılı kalınan zor geçmişlerin tek seçeneği vardır ve tutuklu bıraktıkları kişiye bunu öğretirler. Bu yüzden tutuklu insan, yarın daha az nefretle yüzleşmeyi ummaz; nefretle yüzleşmeyi reddeder ya da alternatif geleceğini görmeye çalışmaz, olabilecek tüm ihtimallerden vazgeçer.” (Akiş, 2019)

“Hayatı zaten zora sokan bir ruhsal bozukluğun, hayatın ta kendisi olan bir düşünceyle birleşmesi… İnsana daha fazla ne acı verebilir?” (Akıncı, 2019)

“Küçük bir obsesyon gibi görünen bir şey, aslında insan ömrünü tüketmek için sağlam bir zehir olabilir.” (Arslan, 2019)

“Ceza suça denk olmalı.” (Çetli, 2019)

“İnsanız en nihayetinde.” (Kocabaş, 2019)

Kapak görseli Neslinur Girişgin’e aittir.

Konuk çizim Ceren Atmaca’ya aittir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir