Oku-İzle-Dinle: Ocak Ayı

TPÖÇG Blog; film, kitap ve müzik önerilerini iftiharla sunar 

Merhaba sevgili Akıl Defterim okurları, 

Bu ayki temamız aile. Ailemizle olan ilişkimizin izlerini, onların genetik yapısını, kalıtsal hastalıklarını,  yerleşik davranışlarını, ailemizin bizden önceki ailesiyle olan ilişkilerinin izlerini bile bir şekilde taşıyoruz. Varoluş sebebimizin yer yer eleştirdiğimiz, büyük bir bağ ile bağlı olduğumuz fakat seçimini bizim yapmadığımız insanların olması hayatın ikileminin en büyük örneği. Kimilerine göre büyük bir şans, kimilerine göre bir zorunluluk ancak ne kadar uzaklaşman istesen de bilinçaltında ve ilişki dinamiklerinde, davranış dürtülerinde ailen yatıyor. Bazen içimizdeki aile tarafından kukla gibi oynatılıyor ve onları taklit ediyoruz, garip değil mi? 

Kitap Önerisi 

 “Düzeltmeler” adlı çevirisini bulabileceğiniz The Corrections, aile içindeki öznel bakış açılarını karakterleri farklı bölümlerde konuşturarak empati kurabilmemizi sağlıyor. İyi ve kötünün ayrımı kesin olarak yapılabilir mi, bir insanı iyi yapan nedir, aile kavramı neleri kapsar gibi soruları sorduruyor ve şaşırtmacalı bir kara mizah üslubuyla ilerliyor. Hem şok edici hem de ufku açan niteliklerle dolu bu hacimli roman hafızalarda yer edici cinsten. Time’a kapak olan Franzen dünya çapında bir ilgi toplamış ve bu romanın Netflix’te bir diziye dönüşme projesi düşünülmüş. Şu an bu proje yürürlükte olmasa da romanın etkileyiciliğinin ve aile kavramını ele alışının orijinalliğinin göstergesi diye düşünüyorum. 

Film Önerisi 

Sieranevada, ölen babalarının cenazesi üzerine bir Rumen adetini yerine getirmek üzere küçük bir dairede toplaşmış aile bireylerini üç saatlik bir yakın izlemeye aldığımız Puiu filmi. Aile bireylerinin birbirinden her ne kadar farklı dünya görüşleri geliştirmiş olsa da ne derece bağımsız kalabildiklerini sorguluyor. Siyasetin, dinin, yaşamın her alanının ailemizle olan ilişkimize etkisi idrak ettiriliyor. Aile her ne kadar kendi içinde bir dünya olsa da dış dünyadan bağımsız değil. Aile bireyleri her ne kadar kocaman, bağımsız görüşte ve yaşantıda olsa da bağımsız değil. Bir araya geldiklerinde ne kadar alakasız eylem ve söylemlerde bulunsalar da görünmez bir bağ ile bağlılar sanki. 89. Oscar ödüllerine aday olmuş bu film, sosyolojik ayrımlara, psikolojik analizlere, sinemasal tekniklere dair üç saatlik bir beyin jimnastiği. 

Sonuçta; büyürüz, izlerini taşırız, hayatın akışında onları ihmal ederiz, bazen anlaşılmazlık hisleriyle bazen onlara olan sevgimizle dolup taşarız, fakat hayatımızın büyük bir kısmını etkiledikleri gerçeğini ne değiştirebilir ki?  Esen kalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir