Oku-İzle-Dinle #Nisan

TPÖÇG Blog; Nisan ayı kitap, film ve müzik önerilerini iftiharla sunar 🙂
Ayın Kitap Önerisi: Dönüşüm – Franz Kafka

Hepiniz en az bir kere Franz Kafka, çoğunuz mutlaka defalarca Dönüşüm okumuşsunuzdur fakat film önerim ile ilişkilendirdiğim bu eşsiz öyküyü bir de benden dinleyin istedim.

Gregor, tıpkı Kabuktaki Hayalet’in başkarakteri Binbaşı gibi bir sabah ona ait olmayan bir bedende dünyaya gözlerini açar. Filmden farklı olarak, Gregor toplumsal bir sürüklenişten kurtulup bütün kendine haslığıyla yepyeni bir canlı olmuştur. Peki bunca toplumsal dayatmalardan sıyrılabilmenin huzuru ve herkesten farklı olabilmenin güzelliği içinde kahramanımızı rahatsız eden şey nedir? Onu, böcek olarak uyanışının ikinci sabahında tellerini yağlamaya itecek toplumsal sürüklenişi kaç kişi salt kendi fikriyle tarif edebilir?

Bir insan, bireysel kararlarını kendisi alabilecek güce ulaştığında bile kabuğunun kim olduğu neden bu kadar önemli? Faydalı olabilmek için ille de onlar gibi mi görünmelisin, aksi seni dört duvar arası bir yalnızlığa terk edecekse niçin kendin olmaya çalışıyorsun?

Kafka; yalnızca soyadının bile üstümüzde yarattığı esrarengiz etkiyi, basit bir böcek metaforunu içimizden biri yaparken de yaratıyor.

Şu kısacık yazının çoğunluğunu oluşturan soru cümleleri, kitabı okurken toplam sayfa sayısını aşıp en içinizdeki size kadar uzanacak. En içinizde, size en yakın toplumsal birim olan ailenizden bile uzakta, derininizdeki kabuğa uzanarak yatağında sırtüstü yatan böceği ayakları üzerine kaldırabilmeyi amaçlıyor.

Keyifli okumalar.

Hazırlayan: Sena Ezgi Bezci


Ayın Film Önerisi: Kabuktaki Hayalet – Rupert Sanders (2017)

Bir ilke imza atarak halihazırda vizyonda olan bir filmin önerisini yazmaya karar verdim.

Siz de sık sık sineması gelenlerden misiniz? Ben öyleyim. Sinema benim kendimden çıkış, insanlardan kaçış yolumdur. Ne zaman benliğimdeki akışı kaçırmakta olduğumu fark etsem kendimi en yakın sinema salonunda canımın istediği miktarda seansı satın alırken buluyorum. Geçtiğimiz vize haftasında bunun son örneğini arkadaşlarımla birlikte yaşadık ve Kabuktaki Hayalet’i izlemek üzere kırmızı koltuklara oturduk.

1995 yapımı Ghost In The Shell isimli animasyonun uyarlaması olan bu film, animasyon ya da bilim kurgu seven sevmeyen herkesi beyaz perdeye kilitleyebilecek kaliteli bir kurguya sahip.

Düşünsene, bir gün bir ameliyat masasında sana ait olmayan bir bedenin içinde uyanıyorsun. “İnsanlıktan çıkmak” üzeresin ama henüz sana ait olan beynin ve defalarca sildirmene rağmen bir türlü kurtulamadığın anıların hızla değişen karmaşık düzende seni insan tutmaya devam ediyor. Kusursuz bir yapay zeka örneği olarak tasarlandığın için onlara teşekkür mü edeceksin yoksa iznin olmadan elinden almaya çalıştıkları geçmişinin peşine mi düşeceksin?

“Hatıralara tutunabiliriz bizi tanımlayacaklarını sanarak ama bizi biz yapan, yaptıklarımızdır.” diyor Binbaşı ve ona hayat veren Scarlett Johansson’ın insani gerçekliğiyle bütünleşerek bize kendimiz olabilmeyi hatırlatıyor.

Yönetmenliğini Rupert Sanders’ın yaptığı 31 Mart 2017 vizyon girişli bu filmi, henüz sinemalardayken kaçırmamanızı öneriyor ve izlemek isteyen herkese iyi seyirler diliyorum.

Hazırlayan: Sena Ezgi Bezci


Ayın Müzik Listesi – Tema: Bahar
Bol bol okuyun, izleyin, dinleyin diye 🙂

Oku-İzle-Dinle #Nisan” için bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.