Oku-İzle-Dinle #Mart

TPÖÇG Blog; Mart ayı kitap, film ve müzik önerilerini iftiharla sunar 🙂
Ayın Kitap Önerisi: Günübirlik Hayatlar – Irvin D. Yalom

Klinik psikoloji ve psikoterapiye ilgisi olanların yanı sıra aslında herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği,
okurken düşüneceği, düşündükçe sayfaları daha da hızlı çevireceği bir kitap: Günübirlik Hayatlar. İsmini
Roma İmparatoru ve Filozofu Marcus Aurelius’un “Hepimizinki günübirlik hayatlar; hatırlayanın
hatırlanandan farkı yok.” Sözlerinden esinlenilmesiyle almış, her bölümde ayrı insanlara ama aslında her
bölümde okuyan kişinin ta kendisine değinen bir kitap. Kimi zaman yeni mezun bir psikologta, kimi zaman
bir iş adamında, bazen öfke sorunlarıyla baş etmeye çalışan bir kadında ya da Yalom’un hem terapisti
hem de süpervizörü olduğu Astrid’de kendinizi buluyorsunuz. Ve en güzel tarafı Irvin Yalom, hastalarını
çok geniş bir perspektiften incelerken; aynı zamanda da kendi mücadelesiyle, kendi düşünceleriyle çok
güzel bir şekilde harmanlıyor. Kitabı okuduktan sonra birçok şeye bambaşka açılardan bakılabileceğini,
hiç aklınıza gelmeyen yolları keşfediyorsunuz aslında. Ama özellikle Yalom, “kısa ve anlamlı bir yaşam
sürmek”le, “ölümün aslında ne ifade ettiği”nin üzerine yoğunlaşıyor kitabında. Keyifli okumalar.

Hazırlayan: Didem Katırcılar


Ayın Film Önerisi: Sofra Sırları – Ümit Ünal (2018)

İlk gösterimi Uluslararası Adana Film Festivalinde yapılan film geçtiğimiz ay gösterime girdi.

Ümit Ünal yönetmenliğinde çekilen filmde çok iyi yemek yapan , az biraz utangaç olan ve hayatını eşinin yemek saatlerine adayan Neslihan’ın öyküsü anlatılıyor.Oyuncu kadrosunda ise Demet Evgar , Fatih Al , Alican Yücesoy gibi isimleri barındırıyor.Filmi izlediğimde bir çok şey düşünsem de bunların içinden sıyrılanlardan bir tanesi  ‘’ Bu ülkede aynı hikayeden milyonlarca var.’’ Demem di kuşkusuz. Neslihan’ın yemek yapma dışında kendini en çok ait hissettiği an yemeklerin ocakta piştiği an salona geçip izlediği yemek programlarıydı.

İnsan gerçeklerle yüzleşmekten  bir şekilde kaçmak ister.Bunu da en iyi yapabildiğimiz şeyi kullanarak yaparız kimi zaman. Neslihan’da tüm yüzleşmesi gereken gerçeklerle , hayatının iplerinin başkasının elinde olmasından ait hissetmediği bir yerde olmasına kadar her şeyden  yemek yaparak kaçıyor bu öyküde.

Tabi kovalandığınız sürece kaçmanın da bir anlamı kalmıyor.Filmde Neslihan’ın kaçamadığı bir noktadan itibaren neler yaptığı ve yapabileceği ilmek ilmek işlenmiş.Neslihan’ın etrafındaki insanların birer birer ölmesiyle hareketlenen hikayeye kendinizi  Kuzey Avrupa sinemasında hissetmeniz, mekanlar , duygular , karakterler eklenince ayakta alkışlanan bir eser çıkmış ortaya.

Filmden çıkarken ne düşündün diye soracak olursanız ise ‘’ Ben Kimim ? sorusuna verdiğiniz cevap uygulamaya dökmediğiniz sürece sadece bir soruya verilen cevap olarak kalacaktır.’’

Hazırlayan: Kürşat Keşan

 


Ayın Müzik Listesi:
Bol bol okuyun, izleyin, dinleyin diye 🙂

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir