Oku-İzle-Dinle: Kasım Ayı

TPÖÇG Blog; Kasım ayı film, kitap ve müzik önerilerini iftiharla sunar 🙂

 

Kasım Ayı Film Önerisi – The Physician

11. yüzyılda, Batı’da seyyar berberlerin cerrahlık yaptığı; Doğu’daysa tıp biliminin inanılmaz hızlı şekilde ilerleme kaydettiği zamanları anlatan bir film, The Physician.  Filmin hikayesi, Robert J. Cole (Tom Payne) adında Londra’da seyyar berberlik yapan genç bir çocuğun; Doğu’ya gidip ‘’gerçek’’ bir hekim olmak istemesi şeklinde özetlenebilir. Özellikle İbn-i Sina’nın o dönemde tıp alanındaki başarılarını duyup hayran kalan Cole, onun öğrencisi olabilmek için Isfahan’a doğru yola çıkar. Nitekim, İslam Dünyası’nın başladığı yerden öteye geçmek Hristiyan biri için hiç de kolay değildir. Cole, sadece Müslümanlara ve Yahudilere izin verilen topraklara girebilmek için kendini sünnet eder ve filmin asıl can alıcı bölümleri burada başlar…
Kısaca söylemek gerekirse; 11.yüzyıl yaşayışını betimleyen, cehaleti ve aşkı tanımlayan nitelikte öğelere sahip bir film The Physician. 2013 yılı yapımlı bu film; akıcı konusu, tarihi dokusu ve görselleri bakımından oldukça etkileyici. Şimdiden İyi Seyirler!

Film, Noah Gordon’un ‘’İbni Sina’nın Talebesi: Hekim (The Physician)’’ adlı romanından filme uyarlanmıştır.

Hazırlayan: Yasemin Toraman


 

Kasım Ayı Kitap Önerisi – Beyoğlu Rapsodisi

 

Ölümsüz olmak? Sahiden ölümsüz olabilirler miydi, sonsuza kadar bu dünyadaki varlıklarını idame ettirebilirler miydi? Gerçekten ölümsüz olamazlardı fakat eğer adlarını tüm dünyaya duyurabilecek eserler bırakabilirlerse onlardan yüzlerce yıl sonra yaşayacak insanların bile onları tanıması, onları ölümsüz yapmaya yetecekti. Evet, Kenan tam olarak böyle düşünüyordu; ölümsüzlüğü simyacılar gibi kimyasal karışımlarda aramadı, o “Beyoğlu Cinayetleri” ismiyle açacağı fotoğraf sergisiyle adını tüm dünyaya duyuracak ve yüzyıllar boyu konuşulacaktı. Elbette ki bu işe tek başına girişmedi ve çok yakın arkadaşları Nihat ve Selim’i de bulaştırdı. Ahmet Ümit, üç arkadaşın ölümsüzlük merakıyla çıktıları yolda karşılaştıkları ölümleri ve kesişen hayatların hikayesini ayrıntılı Beyoğlu tasvirleriyle anlatıyor. Her sayfası heyecan, merak ve adrenalin dolu kitap çarpıcı sonuyla dikkat çekiyor.

 

“Hayat kudurmuşçasına akan bir ırmağa benzer, insanoğlu ise bu ırmağın azgın sularında yolculuk yapan bir dal parçasına. Bu yolculukta değişmeyen iki olgu vardır;ilki yalnız olduğun, ikincisi ise ne kadar uzun süre de yolculuğunun ölümle sınırlı olması…”

 

Hazırlayan: Burcu Kaplan


Bol bol okuyup,izleyip, dinleyin  diye 🙂

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir