Oku-İzle-Dinle: Ekim Ayı

TPÖÇG Blog; Ekim ayı film, kitap ve müzik önerilerini iftiharla sunar 🙂

 

 

Truman Show

Ne dersiniz biz de yaratılan ütopik bir evrenin başrol oyuncuları mıyız?

Başrolü Jim Carrey’nin (Truman) oynadığı Bilim kurgu – dram filmi. Baş karakterimiz Truman herkesin hayal ettiği cenneti aratmayan bir adada yaşamaktadır. Bu adadaki herkes çok mutlu, sorunsuz bir şekilde yaşantılarına devam etmektedirler. Truman her sabah olduğu gibi o sabah da mutlu uyanır ve günün koşturmacası içerisinde oyalanırken öldüğünü zannettiği babasını görür. Gördüğü kişinin babası olduğundan emindir ancak adam bir anda ortalıktan kaybolmuştur. Truman’ın aklını karıştıran bu olayın üzerine başka gizemli olaylar yaşaması bir şeyleri sorgulamasına sebep olur. Truman her şeyin o kadar da yolunda gitmediğini fark edecek ve bu gizemlerin peşinden gidecektir.

Film, Truman’ın cennetten kaçışını konu ediyor. Son derece orijinal bir hikayeye sahip olan senaryo Jim Carrey’in muhteşem oyunculuğuyla buluşunca ortaya muhteşem bir film çıkmış. Böylesi muhteşem filmi seyretmekte bizlere düşmüş. İyi seyirler dilerim.

Hazırlayan: Gizem Erdoğan

 


 

Ekim Ayı Kitap Önerisi: Erlend Loe – Doppler

 Ekim ayı kitap önerisi, yaşadığı monoton hayattan sıkılanlara geliyor. Erlend Loe’nin kaleminden okuduğumuz Doppler isimli kitap, tam da sonbahara ve sonbaharın bizlerde yarattığı ruhani durgunluğa hitap ediyor! Kitabın baş karakteri olan Andreas Doppler, Norveç’te iki çocuklu bir aile babası. Gayet iyi sayılabilecek bir hayatı, yeni tadilat yaptırdığı bir evi, gayet başarılı olduğu bir işi ve sevgi dolu bir ailesi var. Nitekim bu kurulu düzen, bir gün Andreas Doppler’in ormanda bisikletten düşüp yaşadığı hayatın aslında hayalindeki hayat olmadığını fark etmesiyle birden alabora oluyor. Kahramanımız bahsedilen kurulu düzenini terk ederek birkaç gün içerisinde ormana taşınıp yabani hayatla iç içe yaşamaya başlıyor. Karnını doyurmak için öldürdüğü geyiğin ‘’Bongo’’ adını verdiği yavrusu ise kahramanın bu yeni yaşantısına ortak oluyor. Asıl hikayenin de burada başladığı söylenebilir. Okuyucu, Doppler ve Bongo’nun ormanda geçirdikleri süre boyunca başlarından geçen maceralara şahit oluyor. Lakin kitabın öğretileri böylesine basit bir hikayeden çok daha fazlası… Yazar bu kitabında, modern dünyanın insanlığa dayattıkları konusunda oldukça eleştirel tespitlerde bulunmuş. Kitap, okuyucuyu güldürürken düşündürebilen unsurlarla donatılmış adeta. Sade ve açık anlatımıyla her cümlesini okuyucunun aklına kazıyabilen Doppler, bizleri yormadan düşündürmenin formülü gibi. İşte tam da bu yüzden, kendi içinize dönmeye ihtiyacınız olduğu noktada, Doppler ve Bongo size yardımcı olabilir. Keyifli okumalar!

‘’İnsanların sorunu şu: Bir alanı doldurduktan sonra, artık insan diğerlerini görüyor, alanı değil. Büyük ve ıssız araziler, içlerinde bir ya da birkaç insan barındırıyorsa, büyük ve ıssız olmaktan çıkıyor. Bakışların neye dokunacağını insanlar tanımlıyor. İnsanların bakışları neredeyse her zaman diğerlerinin üzerinde. Böylelikle bu dünyada insanların, insan olmayanlardan daha önemli olduğu yanılsaması yaratılıyor. Irzına geçilmiş bir yanılsama.’’

Hazırlayan: Yasemin Toraman


Bol bol okuyup,izleyip, dinleyin  diye 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir