EFPSA Araştırma Yaz Okulu Röportajı

EFPSA etkinliklerini katılımcıların gözünden sizlere aktarmayı amaçladığımız EFPSA Etkinlikleri Röportaj Serimiz’in ikincisi ile karşınızdayız. Bu röportajda birbirinden farklı yıllarda EFPSA Araştırma Yaz Okulu katılmış olan Burak Şahin ve Julia Trendak bizimle kendi araştırma programı deneyimlerini paylaştılar. Keyifli okumalar dileriz. 

Merhabalar, kendinizden kısaca bahsedebilir misiniz?

Burak Şahin: Selamlar, ben Burak Şahin. Işık Üniversitesi Psikoloji bölümünden 2019 yılında mezun oldum. Şu an İstanbul Üniversitesi Havacılık Psikolojisi bölümünde yüksek lisans yapıyorum. 

Julia Trendak: Merhabalar, benim adım Julia, 23 yaşındayım. Aslen Polonyalıyım fakat uzun bir süre İrlanda’da yaşadım. Yakın zamanda tezimi tamamlayarak National College of Ireland’dan onur derecesi ile mezun oldum. Şu anda Dublin City University’de “Psikoloji ve İyi Oluş Hali” üzerine yüksek lisans yapıyorum. Akademik ilgi alanlarımdan bir tanesi travma deneyimleri yaşayan bireylere erken müdahalelerdir. 2014’ten beri dezavantajlı geçmişlere sahip çocuklarla çalışıyorum ve bunu yapmaya devam etmeyi umuyorum.

Bu EFPSA etkinliğinden nasıl haberdar oldunuz, kısaca bahsedebilir misiniz?

Burak Şahin: EFPSA etkinliklerinden haberdar olmak için Facebook hesabımdan sayfanın bildirimlerini açmıştım, oradan bildirim gelmesiyle haberdar oldum. Eğer sizin de EFPSA’nın etkinliklerine ilginiz varsa EFPSA sosyal medya hesaplarının bildirimlerini açmanızı öneririm.

Julia Trendak:  EFPSA’nın pek çok etkinliğinden EFPSA’nın sosyal medya hesapları aracılığıyla haberdar olabiliyorsunuz. Araştırma Yaz Okulu’ndan da EFPSA’nın sosyal medya hesapları aracılığıyla haberdar oldum.

Araştırma Yaz Okuluna başvurmak için motivasyonunuz neydi?

Burak Şahin:  Lisans birinci sınıfın yazında ilk kez Araştırma Yaz Okulu’nu duymuştum ama kendimi hazır hissetmediğim için başvurmamıştım. O günden sonra aslında bu programın varlığını unutmuştum. EFPSA’dan gelen bildirimle tekrar hatırladım ve çok heyecanlandım. İleride akademik olarak ilerlemeyi istediğim için böyle bir fırsatı kaçırmamam gerektiğini düşündüm. Özellikle lisansta parçası olduğum araştırmalar, araştırma yapma konusundaki merakımı kamçıladı ve uluslararası bir çalışmanın parçası olma ihtimalim beni çok heyecanlandırdı. O ilhamla başvurdum. En büyük motivasyonum olarak araştırma yapmak konusunda kendimi geliştirme isteğim diyebilirim.

Julia Trendak: Bir psikoloji öğrencisi olarak araştırma becerilerimi geliştirmeyi oldukça istiyordum. Çok fazla psikoloji adayının olduğu alanımızı düşündüğümüzde, özellikle kültürlerarası bağlamda araştırma becerilerini  geliştirebileceğim bir deneyim elde edebilmenin oldukça kıymetli olduğunu düşünüyorum. Araştırma programını, bu beceri setini edinebileceğim bir fırsat olarak gördüğüm için bu etkinliğe başvurmaya karar vermiştim.

Araştırma Yaz Okulu aracılığıyla gerçekleştirdiğiniz projenizden ve projenizin sürecinden bahsedebilir misiniz? (konu başlığınız, içeriği, veri toplama vb. gibi bu zaman kadar yaptıklarınız.)

Burak Şahin: Araştırmamızın tam adı “Compare and Despair or Compare and Explore? The Relationship between Social Comparisons on Instagram and Identity Development during Adolescence and Emerging Adulthood”. Araştırmamızda ergenlerin ve genç yetişkinlerin Instagram üzerinden yaptıkları sosyal karşılaştırmaların kimlik gelişimleri üzerindeki etkiye bakıyoruz. Ekibimiz; Birleşik Krallık, Romanya, Sırbistan, Avusturya ve Türkiye’de yaşayan araştırmacılardan oluşuyor. Her araştırmacı kendi ülkesinden veri topladı ve sonunda topladığımız verileri birleştirmeye çalıştık. Pandemi dönemi, araştırmamızı biraz olumsuz etkiledi. Özellikle, liselerden toplamamız gereken veriler vardı ve okulların tatil olmasından dolayı bazı arkadaşlarımız bu verileri toplayamadı fakat bu sorunun üstesinden gelmek için araştırmamıza tam toplanan verilere odaklanarak devam ettik. Şu ana kadar Annual European Association for Research on Adolescence Conference ve EFPSA Research Programme Online Etkinliği’nde araştırmamızı sunduk. Şu anki hedefimiz, araştırmamızı son haline getirip yayınlamak için dergilerle iletişime geçmek.

Julia Trendak: Araştırma Programı kapsamında ekip arkadaşlarımla üzerinde çalıştığımız projemizin adı “Is this really the end? Doctors’ and patients’ loved ones’ experience in delivering bad news”. Projemiz temel olarak sağlık çalışanları ile kötü haber alan hasta yakınları arasındaki iletişim sürecini keşfetmeye ve bunu psikolojik olarak en hassas ve özenli şekilde yapmak için çözümler bulmaya odaklanıyor. Ekip olarak her iki taraf için de böylesine zorlu ve titizlik isteyen bir durumda ihtiyaç duyulan psikolojik destek için en iyi uygulamaları bulmaya odaklandık. Bu proje için kullandığımız araştırma metodolojisi, tasarım odaklı düşünme (design thinking), derinlemesine yarı yapılandırılmış görüşmeler, yorumlayıcı fenomenolojik analiz (interpretative phenomenological analysis – IPA) ve vaka analizlerini içeren anlatı tıbbı (narrative medicine) gibi nitel araştırma yöntemlerini içeriyor.

Bildiğimiz üzere Araştırma Yaz Okulu’nda her yıl 6 farklı araştırma başlığı oluyor. Parçası olmak istediğiniz araştırma grubuna nasıl karar verdiniz?

Burak Şahin: Aslında ben, konumu seçmedim desem yeridir. Programın başında farklı bir ekipteydim ama yaz okulundan 2 ay sonra benim bulunduğum ekibin süpervizörü araştırmaya devam edemeyeceğini bildirdi ve programdan ayrıldı. Bir süre bize yeni bir süpervizör atanmasını bekledik, bu süreçte ekip olarak kendimiz ilerlemeye çalıştık ama haliyle çok ilerleyemedik. Yeni bir süpervizör bulunamayınca ekip üyeleri farklı ekiplere dağıldı. Ben program yetkililerine ulaştım ve bir şekilde programda kalmak istediğimi eğer uygun ekip varsa onlarla çalışmak istediğimi bildirdim. Onlar da diğer ekiplerle konuşup beni kabul eden ekibe eklediler. Kısacası ben değil ekip beni seçmiş gibi oldu. Bunun dışında ilk başta seçim yaparken ilgi alanlarıma en çok uyan, gelecekte çalışmak isteyeceğim alanlarla en ilgili araştırmayı seçmiştim. Bunun dışında, süpervizörlerin özgeçmişleri de benim için önemli bir etmendi.

Julia Trendak: Tamamen sezgilerime göre seçim yaptım diyebilirim. Proje tanımlarını okuduğumda bir yıl boyunca motivasyonumu yüksek tutacağına, ilgi çekici olduğu kadar proje süresince beni biraz da zorlayarak yeni beceriler geliştirip ufkumu açacağına inandığım projeyi seçtim.

Ekibinizle hem akademik hem sosyal açıdan nasıl bir yıl geçirdiniz?

Burak Şahin: Bence gayet verimli bir yıldı. İki farklı etkinlikte araştırmamızı sunma şansımız oldu. Bunun dışında araştırmamızı son haline de getirdik sayılır. Aslında yazım kısmını da büyük oranda bitirdik diyebilirim. Elimizdeki bu büyük veriyi kullanıp farklı araştırmalar da çıkarabilir miyiz diye de konuşuyoruz. Sosyal olarak da gayet güzel geçtiğini söyleyebilirim. Sık sık iletişimde kaldık ve bu takım dinamiklerine olumlu yansıdı. Sadece araştırma odaklı değil de arkadaş olarak da iletişim kurmaya gayret ettik. Süpervizörümüz bu konuda bize çok yardımcı oldu. Bunun dışında ben ekibe neredeyse 5 ay sonra katıldım. Haliyle benim için ekip ile kaynaşmak biraz daha farklıydı. Başta çekincelerim vardı ama arkadaşlarım çok sıcakkanlıydılar. Kaynaşma sürecim de çok hızlı ve olumlu geçti.

Julia Trendak: Tek kelimeyle inanılmaz! Avrupa’nın dört bir yanındaki psikoloji öğrencileriyle çalışma imkanı buluyorsunuz. Bir noktada hepimiz kendimize özgüyüz, herkesin kendine has düşünme şekli, çalışma stilleri var. Öte yandan, hepimiz psikoloji bilimine aşığız desek sanırım abartmış olmam. Hayat boyu süreceğine inandığım arkadaşlıklar ve bende iz bırakan anılar biriktirdiğime inanıyorum.

Sizce Araştırma Yaz Okulu katılımcısında bulunması gereken özellikler nelerdir?

Burak Şahin: Araştırmayı sevmek, okumaktan sıkılmamak, ingilizce seviyesinin çok iyi olması (özellikle akademik düzeyde), uzun süre hedeflere konsantre olabilmek, sabırlı ve takım çalışmasına yatkın olabilmek bence olması gereken temel özellikler. Çalışma süresi 1 yıl hatta 1 yıldan fazla bile sürebiliyor, haliyle uzun süre motivasyonu yüksek tutabilmek önemli. Türkçe kaynak sayısı oldukça yetersiz, okumaların neredeyse hepsi ingilizce oluyor, haliyle akademik İngilizce olmazsa olmaz.  

Julia Trendak: En önemli özelliğin organize ve düzenli bir çalışma yürütebilme becerisi olduğunu düşünüyorum. Projeler çok ilginç ve iddialı. Bu da işinize yetkince öncelik vermenizi gerektiriyor. Özellikle de yoğun bir takviminiz varsa programınızı planladığınızdan ve buna bağlı kaldığınızdan emin olursanız projenin hakkını verebiliyorsunuz.

Program boyunca hangi yönlerinizi geliştirdiniz?

Burak Şahin: Bir araştırma nasıl yapılır, araştırmada neler önemli, nelere dikkat etmem lazım gibi aslında okulda öğrendiğimiz fakat somut olarak tecrübe edemediğimiz şeylerin hepsini ben bu araştırmada uygulama fırsatı buldum, diyebilirim. Bunun dışında uluslararası bir ekiple çalışma fırsatı bulmanın da oldukça kıymetli olduğunu eklemek isterim.

Julia Trendak: Ah, kesinlikle çok fazla şey… En başta, özellikle çevrimiçi bir ortamda etkili iletişim oluşturma becerisi kazandım. Ayrıca, projenin yazım süresince hem psikoloji bilgimin genişlediğini hem de yayın çıkarma süreci hakkındaki bilgimin arttığını söyleyebilirim.

Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Burak Şahin: Öncelikle EFPSA’ya bu güzel program için teşekkür ederim. Bunun yanında, programa katılmak isteyen ama çekinen arkadaşların kendilerine bu şansı vermelerini tavsiye ederim. Benim için muazzam bir deneyimdi. Eminim, gelecek katılımcılar için de çok güzel geçecektir.

Julia Trendak: Bilimsel araştırma yapmaya merakı ve hevesi olan herkese bu eşsiz fırsatı değerlendirmelerini öneriyorum. Bu programın yalnızca ilerideki kariyerinize veya CV’nize katkı sağlamakla kalmayıp aynı zamanda EFPSA ruhunu deneyimlemenize de bir vasıta olacağına inanıyorum.

Bu bilgilendirici ve keyifli röportaj için teşekkür ederiz.

Hazırlayanlar: EFPSA Türkiye Ekibi – Ceren Bayram, Aydın Kaan Şenel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.