Çocuk ve Hayvan Sevgisi

    Çocuklarda hayvan sevgisi, günümüzde üzerine düşülmesi gereken önemli bir konudur. Ebeveynler bu konuda duyarlı davranarak, giderek artan hayvana şiddet ve istismarın önüne geçilmesinde hem sağlam bir zemin hazırlayıp hem de çocuklarının saf sevgiyi hissetmesi ve gelişimlerinde pek çok olumlu özelliğin kazanılmasını sağlayabilirler. Çünkü çocuk büyürken çevresindeki hareketli ya da hareketsiz birçok şeye ilgi duyma eğilimindedir ve bu eğilimlerin nasıl şekillendirileceği bu yaşlarda model alınan, daha sonrasında da çocukta kalıcı davranışlara dönüşmekte olan ebeveynin elindedir. Çocuk için, çevreye duyarlı olunan bir dönemde elbette hayvanlara ilgi duyulmaması çok düşük bir ihtimaldir. Uzaktan gördüğü bu hareketli canlıyı merak edecek, ona dokunmak ya da uzaktan incelemek isteyecektir. Bu konuda ebeveynlere düşen ise çocuğu gözetim altında tutarak onun bu isteğine engel olmadan hayvanlarla bağ kurmasını sağlayarak ilerde oluşabilecek fobi ya da şiddet eğilimlerine ortam hazırlamamaktır.

    Aynı zamanda çocuğun önünde hayvana edilen hakaretler, şiddet, çocukta hayvanın zararlı ve uzak durulması gereken kötü bir şey olarak yer edinmesine sebep olabilir. Bu ise yetişkinlik dönemine geldiği zaman hayvanları tehdit olarak görüp şiddet uygulaması ya da hakaret etmesi için ona kötü bir örnek teşkil etmiş olacaktır. Bugün televizyonda gördüğümüz, internette okuduğumuz pek çok hayvana şiddet ve istismar davranışının temelleri çocukluk dönemlerinde işte böyle atılmaktadır. Bu yüzden gelişim döneminde bu ihtimalin önüne geçilmesinde ebeveynler üzerine düşeni yapmalı ve bu tarz olayların yaşanmasının kökten çözülmesinde en büyük adımı atmaları gerekir.

    Bilinmelidir ki hayvanların kendilerini güvende ve huzurlu hissettikleri bir ortamda çocuklarla kurdukları iletişimde, çocuğa bir zarar gelmesinin aksine gelişimi için birçok olumlu faktör sağlanmış olacaktır. Hayvanlarla oynayan, onlara sevgisini gösteren çocuklar ilerde daha uzlaşmacı, duygularını ifade etmede daha başarılı, daha aktif ve pozitif insanlar olmaktadır. Onları beslemeyi ve su vermeyi kendine görev edinmiş bir çocuk ileride daha rahat sorumluluk alıp bu sorumlulukların üstesinden gelebilmektedir. Bu yüzden onları uzak tutmak yerine hayvanlarla iç içe yetiştirmek şüphesiz çocuk için çok daha sağlıklı olacaktır.

    Bir başka üzerinde durulması gereken konu ise başta çocuğunuzun bir hayvana dokunma konusunda çekingen olabilmesi ihtimalidir. Böyle bir durumda ise yapmanız gereken, onu teşvik etmek ve gerekirse kendiniz severek ona her şeyin yolunda olduğunu göstermek, eğer siz de çekiniyorsanız hayvana direk temasla sevgi gösterilmese dah ,tehdit unsuru oluşturmadığı konusunda telkinlerde bulunmaktadır. Aynı zamanda unutulmamalıdır ki hayvan sevgisi demek sadece kedi ve köpekleri sevmek, onları beslemek demek değildir. Bir kuş beslemek ve ona sevgi göstermek de çocuğunuzu çok mutlu edebilir, bir balığın yüzüşünü izlemek de. Önemli olan, gücümüzü ve öfkemizi hayvanların üstünde göstermemek, onlara zarar vermemektir. Konuşamıyor, dertlerini cümlelerle anlatamıyor olmaları onlara kötü davranıldığında, vurulduğunda acı çekmedikleri anlamına gelmediği gibi bize de olumlu yönde hiçbir geri dönüşü yoktur.

    Fark edilmesi gereken şudur, çocuklarımız geleceğimizin yetişkinleridir ve büyüdüklerinde yönelecekleri hayvana şiddet, istismar ve hakaret gibi yanlış eğilimleri düzeltmek, çocukken onları doğru yönlendirmekten çok daha zordur. Yaptığımız her olumlu ya da olumsuz davranış, onların gelişiminde bir şekilde yer edinmekte ve birer yetişkin olduklarında ortaya çıkmaktadır. Bugün gördüğümüzde üzüldüğümüz, dayanamadığımız bu acı haberlerin kalıcı çözümü ancak sağlıklı bir temelle son bulacaktır.

YAZAR: Nisan KAYSERİLİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir