Yaşayan Blog: Cinsel İstismara Uğramış Birey Röportajı

ÖN SÖZ

22 yaşındayım, psikoloji bölümü öğrencisiyim. 10 yaşındayken biri tarafından kaçırılıp cinsel istismara uğradım. Küçükken başıma gelen olay sebebiyle bir süre kendimi suçlu hissettiğimi hatırlıyorum. Bu suçluluk duygusunun yerini büyüdükçe mücadele etme isteği ve nefret aldı.  Artık kendim ve benim durumumda olan başkaları için bir şeyler yapabiliyorum. Bu röportajı yapmak için de bu nedenle gönüllü oldum.

  • İstismarcını tanıyor muydun?

Hayır, tanımıyordum ama istirmarcısını tanıyıp yıllarca cinsel ve fiziksel şiddete uğramış insanlarla tanıştım. İnsanın bir daha hiç görmeyeceği birinin istismarına uğramasıyla çok yakınında belki de ailesinden biri tarafından düzenli olarak istismara uğramasının hissettirdikleri arasında uçurum gibi bir fark olduğunu düşünmüyorum. İkisinin travmatik boyutu ve sürekliliği elbette ki farklı ama özellikle yasa boyutunda ülkede eksiklerimiz var ve aileler kendi içlerindeki istismarı ve şiddeti örtbas etmeye eğilimliler.

  • Neden suçlu hissettiğini hatırlıyor musun?

Yaşım çok küçüktü, kaçırılmanın şokuyla bağırıp yardım isteyememiştim. Belki yardım isteyebilseydim istismarın önüne geçebilirdim diye düşünüyordum. Bu durumdan dolayı kendime çok kızdım ama büyüdükçe kendime haksızlık ettiğimi anladım. Bir de ebeveynlerim beni başıma gelen bu talihsiz olayı kimseyle konuşmamam konusunda uyarmıştı. Bunun suçlu hissettirdiğini hatırlıyorum, çünkü ayıp şeyler söylenmezdi ve ben ayıp bir şeyin içindeydim. Büyüdükçe tabi ki bunun da sebebini anlamıştım. Diğer insanların sorularından ve beni incitmelerinden korkuyorlardı. Bütün bunları anlamlandırdığımda bu duygudan da kurtuldum.

  • Psikolojik yardım aldın mı? Aldıysan sana faydası oldu mu?

Bu konuda şanslı olduğumu düşünüyorum. Ebeveynlerim olay sonrasında psikolog yardım almamı sağladı. Kimseye anlat(a)madığım  detayları ve duygularımı psikoloğumla paylaştım ve o beni yargılamadığı için görüşmeler sonrasında çok daha iyiydim.

  • Yaşadığın bu durumu çevrenden birisiyle paylaştın mı? Paylaştıysan tepkisi ne oldu?

Bu durumu belli bir yaşa gelip farkındalığım tam anlamıyla oluşmadan  ailem ve psikoloğum dışında kimseyle paylaşmadım. Onlar da her zaman benim kendimi iyi hissetmem için ellerinden geleni yaptılar. Bana değerli olduğumu  hissettirip, başıma gelen şeyin bana hissettirdiklerini önemseyip, yanımda oldular. Son zamanlarda ise beni anlayabileceğini düşünüp paylaştığım yakın arkadaşlarım ve benim gibi istismara uğramış bireyler oldu. Bu paylaşımlar genelde bir katarsisle son buldu. Açıkçası bunu da garipsemiyorum, çünkü yara geçse de onu hatırlatan izler geçmiyor.

  • Senin durumunda olan insanlar için artık bir şeyler yaptığını söylemişsin. Neler yapıyorsun?

Aktivistim, bu konuda çeşitli çalışmalar yapıyorum. Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği’nin çalışmalarında yer alıyorum. Özellikle çocuklara cinsel şiddetten korunabilmeleri ve en azından başlarına bir şey geldiğinde paylaşabilmeleri adına gönüllü eğitim çalışmaları yürütüyorum.

  • Cinsel istismara uğramış bir bireye nasıl yaklaşmak gerekiyor? Hangi yaklaşım türleri seni incitirdi?

Oldukça hassas bir durum. Küçük bir çocuğa yaklaşımla yetişkin birine yaklaşımda farklılık olabilir elbette. Ben bir çocuk olarak o zamanlar zaten suçlu hissettiğim için suçlayıcı şekilde konuşulmasını istemezdim mesela. “Neden o ıssız yoldan gittin? Neden ses çıkarmadın?” Tarzındaki sorular çok incitici, yargılayıcı ve sanki suçlu senmişsin gibi hissettiriyor.

  • İleriki kariyerinde cinsel istismara uğramış bireylerle çalışmak ister misin? Bu seni etkiler mi?

Sanırım istemem, bunu bir psikolog ya da terapist olarak yapmaktan bahsediyorsanız eğer. Çünkü, bu durum bana geçmiş deneyimlerimden dolayı fazla karşı aktarım yaşatabilir. Bu da psikolog-danışan ilişkisine zarar vermekle beraber benim travmamın da yenilenmesine neden olabilir. Bunun dışında zaten çeşitli gönüllü çalışmalar yaptığımdan bahsetmiştim.

  • Şu anda istismara uğramış birine bir şey söylemen gerekseydi bu ne olurdu?

Yalnız değilsin, biliyorum ruhun incindi ama seni sevenlerle birlikte üstesinden gelebilirsin.

  • İstismarcını ihbar ettin mi? İhbar ettiysen herhangi bir ceza aldı mı? İhbar etmediysen seni engelleyen şey neydi?

Evet, ihbar ettim. Şahsı, olay sonrasında babamla birlikte hemen karakola gidip benzer şuçlardan aranan suçlu dosyalarından fotoğrafla tespit ettim. Yaklaşık 3 ay sonra babam karakoldan haber geldiğini, onun yakalandığını, gidip tekrar ifade verip vermek istemediğimi sordu. O zaman sanırım onunla yeniden karşılaşma korkusuyla gitmek istememiştim. Keşke gitseydim, diyorum şimdi; ama belki de gitsem tam tersini diyecektim. Bunu bilmek o kadar zor ki…

  • Ülkemizde yaşanan istismarlar sonucu medyanın kullandığı dil hakkında ne düşünüyorsun?

Korkunç buluyorum. Bazı istisnai yayın kuruluşları var tabi ki, onları dahil etmiyorum kesinlikle ama ülkemizde gerçekten bu kadar ayrımcı, aşağılayıcı ve neredeyse suçluyu haklı çıkaracak söylemlerin olması bende o haber metinlerini yazan kişilerin ve o metinlerin yayınına onay veren kuruluşların suç ortağı olduğu düşüncesini uyandırıyor. Ve içlerindeki sapık potansiyelini görüyorum. Daha önceki bir soruda belirttiğim gibi yargılayıcı ifadeler de zaten travma yaşayan istismara uğramış kişiyi (eğer hala hayattaysa, burada bir “ah” dedim) ve yakınlarını oldukça üzen ve yıpratan durumlar.  Bence medyadaki ve toplumdaki dil değişmedikçe bu konuda yol alınması çok güç. Değişimin dilde başladığına inananlardanım.

Bana bu röportajı okuyan cinsel istismar mağduru bireylere  “yalnız değilsin” deme şansı verdiğiniz için teşekkür ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir