Duyguların Buğusunda

Bedende bazı değişiklikler oluyor bazen eller terliyor, nabız yükseliyor, bazen mideye ağrılar giriyor ama bunun sebebi kestirilemiyor. Heyecandan mı oldu bu şimdi yoksa öfkeden mi? Ya da heyecan ve öfke nedir? Bu içeride olup biten durum nasıl anlatılır? Yaşanılan duygular tanımlanamadıkça, duygu ve düşünce arası bağ kurulup ifade edilemedikçe bedensel tepkilerin şiddeti artıyor. Fiziksel ve ruhsal sağlığı olumsuz yönde etkileyerek çekilmez bir hal alıyor. Tuğçe Ünalmış’ın kaleminden “Duyguların Buğusunda”

Devam

Günün Akışında

Öyle bir çalkantı ki bu, ismimin yanına her an farklı bir rolü ekliyor; bazen hepsi oluyorum, bazen hiç kimse. Tezatlıklarla işte. Bu tezatlıkların bana getirdiği beklentilerin akışına kapılıp gidiyorum. Beklentilerin bana direttiği zorunda ve olmalı terazisinden asıyorum hep kendimi, ölüme çeyrek kalıyor ama ölmüyorum. Tuğçe Ünalmış’ın kaleminden “Günün Akışında”

Devam

Bir Garip İnsanlık

Güzelsin, farklısın, tatlısın, korkulansın; gidilememiş, görülememiş uzak diyarlardansın. Türlü türlü insanmışsın diye alıp bir fanusa kapatmışlar seni. Almışlar kafese koymuşlar ve ayaklarını yakan kumlar, yaralar bırakan taşlar sermişler altına. Tuğçe Ünalmış’ın kaleminden “Bir Garip İnsanlık”

Devam

Alice’in Ardından

Alice’in tavşan deliğine girmesi onun bilinçaltını temsil eder. Alice içine girdiği bu farklı dünyada çeşitli sorunlar ve sınavlarla karşılaşır. Bu diyardaki kişilerle sürekli bir çatışma halindedir. Harikalar diyarındaki kişiler Alice’in kendi kişiliğinde var olduğunu kabul etmediği ve eleştirilmeye yönelik huy, davranış ve sıfatların temsilleridir.

Devam